Orhan Pamuk’un Yeni Hayat’ı ve Nurculuk

YAZMAK KELİMESİNİN YAZGI ile aynı köklere sahip olduğu ve bir yönüyle günah, kötü iş, bed kader manalarına geldiğini okumuştum bir kitabın kapağında. Okuma ve yazmaya verilen kutsiyeti bildiğim bir dinde yazmanın kendi başına kötü bir iş olduğunu söyleyemem elbette, ancak yazan insanlara ekseriyetle hor bakıldığını pek çok kez müşahede ettim. Yine çoğu kez bu yönde tenkitlerin, yazının içeriğinden ziyade, hatta bazen ne yazdığı bile okunmadan … Okumaya devam et Orhan Pamuk’un Yeni Hayat’ı ve Nurculuk

Aynaya bakma kılavuzu

“Mirror mirror on the wall Who is the fairest one of all” 1. Bir kelime kendi başına bir şey ifade eder, ancak başka bir kelimeyle birlikte mutlaka başka bir şeyi ifade eder. Bu sıralar sürekli düşündüğüm ve söylediğim bir cümle bu. Enstitü’de dört arkadaşımla beraber bir konuyu müzakere ederken önümde açılı duran kitabın ilk kelimesine bakıp bunu yeniden hatırladığımda bu iki kelimenin birlikte yeni bir … Okumaya devam et Aynaya bakma kılavuzu

Benim sevgili günahlarım

Hareket için yola ihtiyaç vardır. Kimi zaman sınırlarının belirginliğine gerek yokken, kimi zaman sıkıca belirli olmadan hareket edilemeyecek olan yollar. Örneğin su birçok yol kullanır; bazen kendine ayrılanı tercih eder, bazen de geçtiği yerler yola dönüşür. Yeryüzünde nehirler, gökyüzünde rotalar, vücutta damarlar şeklindedir yollar. İnsan ilişkileri çoğunlukla konuşma ve sözler sayesinde sağlanır. Sözlerin ise harekette belirliliğin etkisinin değiştiği halleri vardır. İstek, ihtiyaç gibi hallerinde belirlilik … Okumaya devam et Benim sevgili günahlarım

Altın köprü

Hukuk kuralları ile ahlak arasında tam bir bağ olmasa da çok sıkı bir ilişki vardır. Toplum düzenini sağlamayı amaçlayan kuralların ahlak temelli olması ve insanların bu amaçla bazı haklarından feragat ederek kabul ettiği devlet sözleşmesi açısından bu zaten beklenilen bir durumdur. Suç kavramıyla günah arasında da buna benzer bir ilişki vardır. Fakat her suça günah diyemeyeceğimiz gibi her günah da suç değildir. Buna rağmen ne … Okumaya devam et Altın köprü

Karabatak etkisi

Bin kapılı bir şehre girmeye çalıştığımız hangi kapıdır önümüzdeki sayfalar… Etrafı mecaz surlarıyla çevrili, zor kelimeler kucağında büyüyen, uzun ama değme uzunlukların değil, susuz bir uzunluğun soluksuz okuyuşu gölgesinde bıraktığımız, bin kapılı şehir… Kapıyı ardında bırakarak değil, kapının ardından bakarak girilirse müjdele; şehir yakındır. Gözlemcinin sonuca etki ettiğine dair kanıtların arttığı (aspect deneyleri) ve determinizmin ciddi sorgulandığı kainatımızda herhangi bir koordinat sistemi içinde belirlediğimiz adresler … Okumaya devam et Karabatak etkisi

Ünsiyet halleri

Ünsiyetin ne belalı bir şey olduğunu çoğu kez fark ederiz, tevehhüm-i ebediyete dokunan kavuşmaların sonunda. Yüzü görmekle başlayan tanışma sonraları diğer uzuvlara, hallere doğru genişler. Yüzünü gördüğümüz birini daha sonra ellerinden tanıyabiliriz. Sonra bize dokunuşundan ve bir süre sonra ayak sesinden fark ederiz ki, bu kişi TANIDIK olmuştur bize. Bu sıradan hallerin, özel bir tanımaya dönüşmesi tanıdığımızın yüzüyle o hal arasında kurduğumuz ilişkiyledir. Tanıdık bir … Okumaya devam et Ünsiyet halleri