Kendi olmak

İNSANI DİĞER VARLIKLARDAN ayıran en önemli vasıflarından birisi konuşmasıdır. Düşünce tarihi içerisinde insan “hayvan-ı natık” olarak tarif edilmiştir. Ancak konuşmanın tek bir çeşidi olmadığından her mevcud kendi hâl diliyle konuşmaktadır, dinleyip anlayabilene. Hâl diliyle konuşan varlıkların fıtratlarıyla konuştuklarını ve fıtratın yalan söylemediğini düşündüğümüzde en güvenilir konuşmanın hâl ile yapılan olduğu ortaya çıkmaktadır. İnsan ise hâl dilinin yanında kâl dilini de kullanmaktadır. Tam bu noktada insanın … Okumaya devam et Kendi olmak

Değerleri “topuz”laştırmak

“Yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir” demişti Şeyh Edebali. Yüksekte olmak ve aşağıda olmak elbette mekânla ilgili bir şey değildi ancak yüksekten düşmenin yerdeyken düşmekten daha tehlikeli olduğu herkesin malumudur. Hele bir de bu yükseklik dünyevi makamlardan değil de manevi değerleri temsilden kaynaklı ise daha tehlikelidir. Hz. Peygamber (asm) bir hadis-i şerifinde “İnsanlar helak olur ancak bilenler kurtulur, bilenler de helak olur ancak yaşayanlar … Okumaya devam et Değerleri “topuz”laştırmak

İbn Haldun’a göre haberlere yalan karışma sebepleri

Yunus, aldığı vazifeye dikkat ediyor ve dergâhın kıymetini bilerek “Buraya değil eğri bir adam, eğri bir odun bile giremez” diyerek kırk yıl boyunca düz odunları taşıyor ve alınması gereken dersi aldığını göstermiş oluyordu. Bize bırakılan kültür mirası doğruluğun ne kadar önemli bir değer olduğunu hatırlatır. Odun doğru olduğu gibi insan da doğru olmalı, eğri oturulsa bile doğru konuşulmalı. Bugünün insanları olarak bize lazım olan şey … Okumaya devam et İbn Haldun’a göre haberlere yalan karışma sebepleri

Geriye insan kalır

Dünya tarihinin en önemli imparatorluklarından birisi olan Osmanlı İmparatorluğu kuruluş aşamasındayken Şeyh Edebali, hem damadı hem de devletin kurucusu olan Osman Gazi’ye nasihatinin bir bölümünde “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyordu. Bu felsefeye ne kadar riayet edildi o ayrı bir konu olmakla beraber çok temel ve değerli bir hakikate dikkat çekiyordu. Zira cemaat, devlet ve imparatorluk bir şahs-ı manevidir. Bu şahs-ı maneviyi oluşturan fertler ve … Okumaya devam et Geriye insan kalır

İnsanın olduğu yerde…

İnsan, hataları ve kusurlarıyla insandır. Hata yapar, kusur işler ve yaptıklarının farkına varır, bunları düzeltme çaba ve gayreti içine girer. Peygamber Efendimiz (ASM) bir hadis-i şerifinde, “Eğer siz günah işlemeseydiniz Allah sizi helak eder ve yerinize günah işleyip peşinden tövbe eden kullar yaratırdı” buyurarak insanın hata ve günah işleyebileceğini ancak tevbe edip hatadan dönmesinin de büyük bir erdem olduğundan bahsetmektedir. Mevlana, “Kusursuz dost arayan dostsuz … Okumaya devam et İnsanın olduğu yerde…

Hatıralar bize ne söyler?

İnsanın en değerli şeylerinden birisi hatıralarıdır. Hatıralar “geçmeyen geçmişin şimdide durması”dır. İnsanı diğer hayat sahiplerinden ayıran şey hatıralarını, hikâyelerini kendinden sonraki nesillere aktarabilmesidir. Bu aktarım süreci neticesinde medeniyet ve uygarlıklar inşa edilmiş ve edilmeye devam etmektedir. Hatıralar insanın kimliğidir. Geleceğe atılan adımlarda yol gösterici işaretlerdir. İşaretleri kaybetmek yolun karanlık içerisinde kalması ve zeminin kayganlaşması olacaktır. Mazide yaşananlar tahtadaki yazının silinip kaybolması gibi kaybedilecek şeyler değildir. … Okumaya devam et Hatıralar bize ne söyler?