İnsan

İnsan

İnsan denen bilinmezi çözmeye çalışmak hem çok zevkli hem de çetin bir iş. “İnsanı neler oluşturur? İnsanlar arasında neler ortaktır? Neler ise ortak değildir?” gibi sorular ve bunların cevapları bir ömür, belki ömürler alacak kuvvette sorulardır.

Okuduğum bir kitapta müziğin sanat dalları içinde en güçlülerden biri olduğunu söylüyordu. Burada hemen aklıma şu sorular takıldı: “Gerçekten müzik çok mu güçlüdür? Eğer güçlüyse onu güçlü kılan şey nedir?” Müziğin güçlü olup olmadığını anlamak için diğer sanat dallarıyla karşılaştırdım. Kendi dünyamda gerçekten müzik çok güçlüydü. Çünkü müzik dinlerken yaşadığım duygu yoğunluğunu bir resme bakarkenden daha fazla olduğunu fark ettim. Resmin yanına hat, tezhip vb. diğer sanatları da ilave edebiliriz. Müzik benim dünyamda çok daha ani ve güçlü duygu reaksiyonlarına sebep oluyordu.

“Müziği daha güçlü kılan nedir?” sorusuna gelince burada aklıma şu geldi ki, insana dışarıdan uyaran olarak gelen sanatlardan hangisinin maddesi daha inceyse, o insan ruhunda daha büyük etki bırakıyor. Yani baktığımızda müzik sadece ses dalgalarından oluşuyor. Resim daha somut, ancak müziğin maddesi daha ince olduğu için belki ruhumuzda daha büyük etkilere sebep oluyor. Aynı resim gibi kokular, yani esans dediğimiz maddelerin de duygularıma bir coşkunluk verdiğini fark ettim. Ona da baktığımda maddesi sadece hava zerreleri…

Müziğin kuvvetinin bir sebebi de belki onun kuşatıcılığıdır. Bu düşüncemi açıklamak için Goethe’nin “Mimari donmuş müziktir.” sözü aklıma geliyor. Mimariye de baktığımızda bir kuşatıcılığı var. Şöyle ki, mesela tarihi bir cami vb. yerlere girdiğimde bütün çevremi saran bir duygu atmosferine maruz kalıyorum. Müzik de aynı mimari gibi, onu dinlerken birçok duyguyu saran ve harekete geçiren bir özelliği var. Yani müzik de insan motivasyonunu diğer sanatsal çalışmalara nazaran daha fazla üzerinde topluyor.

İnsanla alakalı dikkatimi çeken bir diğer konuda her bir ailenin evinin farklı kokuları olması. Bunun sebepleri evde kullanılan temizlik malzemelerinden tutun da yemeklerde neler kullanıldığı, hatta yemeklerin pişirme yöntemleri bile olabilir. Burada benim asıl kafama takılan şu oluyor: Acaba bu koku ev ahalisinin kişiliğinde bir etkisi oluyor mu? Yani bir insan kendi ailesinin dışında bir yerde kalmaya başlayınca kişilik yapısında küçük de olsa değişiklikler oluyor mu? Veya bir insana kendi ailesinin kokusu dışında uzun süreli olarak başka bir kokuya maruz bırakılsa kişiliğinde değişiklikler olur mu?

Yukarıda yazdıklarım belki çok soyut şeyler… Bununla beraber Hz. Osman’ın (RA) “Allah insana yapamayacağı şeyi hayal ettirmez.” sözü benim için esin kaynağı olduğundan, şimdilik benim hayal gücümün ürünleri olan bir kısım düşüncelerimi kağıda yazmaya cesaret veriyor.

Aziz Muhammed Akkaya
Latest posts by Aziz Muhammed Akkaya (see all)
Share

2 thoughts on “İnsan

  1. Ses, nota, şekil, renk, koku, mana hayat ve insaniyet midelerinin latif gıdaları… bir gıda letafet kazandıkça latifelere o nispette derinlemesine işliyor, onların âb-ı hayatı ve kut-u manevisi hükmüne geçiyor.
    Teşekürler kardeşim, feyiz verici çok güzel bir konuya değinmişin.

  2. Düşüncenin ‘uç’larında dolaşan yazıları hep sevmişimdir:) Eline sağlık..
    Bu arada her evin farklı kokuda olmasının esas sebebi evin badanasıdır diye düşünüyorum :/ 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: