Kâinatın kelamındaki şifa

Bediüzzaman hazretleri İşaratü’l İ’caz adlı eserinde “kainatın musikisindeki kelamların kalpleri ve ruhları şenlendiren bir işlev” gördüğüne dair tespitlerde bulunmuştur ve bu tespitini şöyle dile getirmiştir:

Hatta kulaktaki zar nur-u iman ile ışıklandığı zaman kâinattan gelen manevî nidaları işitir. Lisan-ı hal ile yapılan zikirleri, tesbihatları fehmeder. Hatta o nur-u iman sayesinde rüzgârların terennümatını, bulutların na’ralarını, denizlerin dalgalarının nağamatını ve hakeza yağmur, kuş ve saire gibi her nev’den Rabbanî kelâmları ve ulvî tesbihatı işitir. Sanki kâinat İlahî bir musikî dairesidir. Türlü türlü âvâzlarla, çeşit çeşit terennümatla kalblere hüzünleri ve Rabbanî aşkları intıba’ ettirmekle kalbleri, ruhları nuranî âlemlere götürür, pek garib misalî levhaları göstermekle, o ruhları ve kalbleri lezzetlere, zevklere garkeder. Fakat o kulak küfür ile tıkandığı zaman o leziz, manevî yüksek savtlardan mahrum kalır. Ve o lezzetleri îras eden âvâzlar matem seslerine inkılab eder.

İşaratü’l İ’caz, s. 70.

Kainattaki seslerin insanlar ve eşyalar üzerinde önemli bir tesiri vardır. Bilindiği üzere dünyamızın ve vücudumuzun 3/4’ü su ile kaplıdır. Özellikle su seslerinin etkisi ele alındığında su sesinin fizyolojik ve psikolojik olarak terapi işlevi gördüğü yapılan araştırmalarda anlaşılmıştır. Aynı zamanda suyun vücudumuzdaki ses ve titreşimler için de bir iletken vazifesi gördüğü yapılan çalışmalarda ortaya çıkarılmıştır. Örneğin su üzerinde araştırma yapan Prof. Dr. Masaru Emoto içinde 70’ten fazla su kristal resmi bulunan Su Kristalleri adlı kitabında şunları kaydetmiştir:

Su, cansız bir madde değil; canlı ve duyguları algılayan kristallerden oluşmaktadır. Su, çevresinden pozitif ve negatif bilgileri alır ve ona göre tepki verir.

Rabbimiz, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de “Her şeyi sudan yarattım” buyurmaktadır. Su sesi ise Allah’ın Şafi isminin zikrini ihtiva etmektedir. Aynı zamanda su sesinin insan psikolojisi üzerinde de büyük etkilere sahip olduğunu tarih sayfalarını karıştırdığımızda da görebiliyoruz.

Örneğin 15. yüzyıl Osmanlı dönemini incelediğimizde Edirne’de Sultan Bâyezid Dârüşşifâsı’nda akıl hastalarının müzik ve su ile tedavi edildiğine şahit olmaktayız. Çünkü su şırıltısında kişinin ruhi marazlarını çözümleyen terapotik etkiler mevcuttur. Bununla birlikte denizlerdeki dalgaların oluşturduğu hoş sedaların da bünyemize etki eden arındırıcı bir nitelik bulundurduğu saptanmıştır. Deniz sesleri kişinin geçmiş yaşantısının bıraktığı zararlı yazılımları temizleyerek manevi bir arınma ve bir travma tedavisi özelliğine de sahiptir.

Bilindiği üzere maddi ve manevi arınma önce suyla başlamaktadır. Dinimizin direği olan namaza başlamadan önce bile abdest ile arınmadan yaklaşamıyoruz. Nitekim suyun fizyolojik anlamda bir nevi detoks olmasının yanı sıra suyun kelamında da şifa saklıdır. Binaenaleyh kadim kaynaklarda  suyun ilmi ve iletişimi temsil ettiği belirtilmektedir. Ayrıca su sesindeki şifayı fark eden otantik müzik grupları kişinin iç huzurunu yakalayabilmesi, sükûneti elde edebilmesi ve değişik şuur hallerine geçiş sağlayabilmesi için seslerin dinlendirici yönünü baz alarak huzuru artıran meditatif bir ortam oluşması için musiki çalışmalarında su sesini kullanmaktadırlar.

Kuşların kelamına dikkatlerimizi celbettiğimizde, hususan seher vakitlerindeki kuş cıvıltılarının insanın ruh yapısına denge ve dönüşümü ilham ettiğini görebiliriz. Kuşlar sabahın erken saatlerinde o  ahenkli ötüşleriyle, üzerimizdeki gafleti dağıtmaya vesile olmaları sayesinde güne daha dingin bir şekilde başlamamıza sebep olmaktadırlar.

Ayrıca kuşlar bazı esmaları da temsil etmektedirler. Burada Hz. Süleyman’ın (AS) kuş dilini biliyor olmasının esmalara olan vukufiyetini göstermekte olduğunu ifade edebiliriz. Zira Mevlana’nın Divan-ı Kebir’in de “Hz. Süleyman (AS) gönül gözüyle, can gözüyle gördü de, bu yüzden bütün kuşların dillerini bildi (Divan-ı Kebir, Cilt III, 1281)” denmektedir.. Begavî (RA), Ka’bü’l-Ahbar’dan (RA) nakledildiğine göre, Hz. Süleyman’ın (AS) bazı kuşların ötüşünde duyduğu manalar şöyledir:

Kırlangıç kuşu ötmesi ile, “Hayırdan ne yaparsanız sonra onu bulursunuz.”
Güvercin ötmesi ile; “Gökleri ve yeri yaratan Rabbimi noksan sıfatlardan tenzih ederim.”
Kumrunun ötmesi ile, “Sübhane Rabbiye’l a’la” vs. kelamlarını Hz. Süleyman’ın (AS) işittiği nakledilmiştir.

Rüzgârların kelamıysa bize “Hu” esmasını anımsatarak ilham kanalımızı aktive etmektedir. Yunusların kelamları da bizi dengeleyen, negatif enerjimizi atmamıza sebep olan bir diğer ses terapisidir.

Ayrıca Peygamber Efendimiz’in (ASM) hadis-i şerifinde yer alan kedilerin kelamlarında da insanın ruh dünyasına ve biyolojik sağlığına şifa boyutu olan etkiler bulunmaktadır. (Kedi aile fertlerinden bir ferttir. Hiçbir şeyi kirletmez. Hadis-i şerif)

Araştırmalar, halinden memnun, mırıldayan bir kediyle bir arada bulunmanın insan sağlığına çeşitli biçimlerde faydası olduğunu göstermiştir. Yüksek tansiyonu düşürmek, stresi azaltmak, yalnızlıkla başa çıkmaya yardım etmek, hatta özgüveni güçlendirmek gibi… Kedi mırıltısı, endorfin ve serotenin adlı hormonların salgılanmasını sağlayarak stresimizi azalmakta ve uykuya dalmamızı kolaylaştırmaktadır.

Amerika’da Köpüren adlı derginin konuyla ilgili yaptığı araştırmada şu açıklama yapılmıştır:

Kedi mırıltısı insanın karışık olan zihnini düzeltmekte, sükuneti sağlayıp, rahat ve huzurlu uykuya vesile olmaktadır.

Zafer Bilim Araştırma Dergisi, Ocak 2012, Sayı: 421.

Son asrın büyük alimi Bediüzzaman Hazretleri ise kedilerin mırıltısı ile ilgili ilginç bir tespitte bulunmuştur. Bediüzzaman Hazretleri Sözler adlı eserindeki kedilerle ile alakalı şu pasajı çok dikkat çekicidir:

Hattâ bir gün kedilere baktım. Yalnız yemeklerini yediler, oynadılar, yattılar. Hatırıma geldi: “Nasıl bu vazifesiz canavarcıklara mübarek denilir?” Sonra gece yatmak için uzandım. Baktım, o kedilerden birisi geldi, yastığıma dayandı, ağzını kulağıma getirdi. Sarih bir surette “Ya Rahîm, Ya Rahîm, Ya Rahîm, Ya Rahîm” diyerek güya hatırıma gelen itirazı ve tahkiri, taifesi namına reddedip yüzüme çarptı. Aklıma geldi: “Acaba şu zikir bu ferde mi mahsustur, yoksa taifesine mi âmmdır? Ve işitmek yalnız benim gibi haksız bir muterize mi münhasırdır, yoksa herkes dikkat etse bir derece işitebilir mi?” Sonra sabahleyin başka kedileri dinledim. Çendan onun gibi sarih değil, fakat mütefavit derecede aynı zikri tekrar ediyorlar. Bidayette hırhırları arkasında “Ya Rahîm” farkedilir. Git gide hırhırları, mırmırları, aynı “Ya Rahîm” olur. Mahreçsiz, fasih bir zikr-i hazîn olur. Ağzını kapar, güzel “Ya Rahîm” çeker. Yanıma gelen ihvanlara hikâye ettim. Onlar dahi dikkat ettiler, “Bir derece işitiyoruz” dediler. Sonra kalbime geldi: “Acaba şu ismin vech-i tahsisi nedir? Ve ne için insan şivesiyle zikrederler, hayvan lisanıyla etmiyorlar?” Kalbime geldi: Şu hayvanlar çocuk gibi çok nazdar ve nazik ve insana karışık bir arkadaş olduğundan, çok şefkat ve merhamete muhtaçtırlar. Okşandığı vakit hoşlarına giden taltifleri gördükleri zaman, o nimete bir hamd olarak, kelbin hilafına olarak esbabı bırakıp yalnız kendi Hâlık-ı Rahîm’inin rahmetini kendi âleminde ilân ile nevm-i gaflette olan insanları ikaz ve “Ya Rahîm” nidasıyla: Kimden meded gelir ve kimden rahmet beklenir, esbabperestlere ihtar ediyorlar’. Sözler, s. 334.

Bediüzzaman Hazretleri’nin tespitine göre; bizim kedi mırmırları diye telakki ettiğimiz sesleri; esasen Cenab-ı Hakkın esmasından “Ya Rahim” (merhamet eden Allah) ismini zikirleridir. Günümüzde yapılan araştırmalar da kedilerin “Ya Rahim” zikrinin, insan sağlığına olan pozitif yöndeki etkisinin nedenini apaçık ortaya koymaktadır.

Hulasa olarak kainatta cansız olarak telakki ettiğimiz varlıkların da kelamlarındaki zikirlerde insan üzerinde terapi nevinden büyük tesirler bıraktığını Üstadımızın şu ifadeleri özetlemektedir:

Camid kalbleri aşk-i şevkle ihya eden, sönmüş olan ruhları şen ve şâd eden, şâirlere sermaye olarak şâirane teşbihleri, temsilleri, üslûbları ilham eden sular ile hadravat ve nebatattır. İşaratü’l İ’caz, s. 145.

Latest posts by Şeyma Türkan (see all)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaşım