Seslerin harmonisi

Seslerin harmonisi

Aşağıdaki müziği yazıyı okurken dinleyin lütfen.

Bu dünyadaki her bir insan, ortak birçok özelliği paylaşmakla birlikte her biri farklı yeteneklere, özelliklere, tonlara, kişiliklere sahip olarak bu dünya hayatına gönderiliyorlar. Hiçbir insan diğerinin bittamam aynısı olmuyor.

Hiçbiri diğerine benzemeyen bir tür de müzik aletleridir. Bana hep öyle gelmiştir ki müzik aletleri, aynı insanlar gibi farklı kişiliklere, anılara, sevgilere sahip olarak yaşamlarını sürdürürler bu hayatta. Her bir insan, farklı müzik aletleri gibi veya aynı müzik aletinin farklı tonları gibidir. Hiçbiri tam olarak birbiriyle tam olarak aynı olamaz.

Bu yüzden de müzik aletleri bana hep konuşurmuş, bir şeyler anlatmaya çalışırmış, kendi hikayesini biz insanlara duyurmak istermiş gibi gelir. Özellikle bazı müzik parçaları -özellikle sözsüz olanlar- bana bir roman, hikaye, şiir gibi duyguları anımsatır. Bu manadaki müziklerden biri de Soheil Peyghambari isimli İranlı müzisyenin Rebuilding Memories (Anıları Yeniden İnşa Etme) adını taşıyan parçasıdır.

Ve ben şimdi sizlerle, bu müziğin bana neler anımsattığını paylaşmak istiyorum.

Şimdi müziğin bitmesini bekleyin ve keyfini çıkarın…

Bu kısımdan itibaren sizden biraz sabır rica ediyorum ama zevkli de olacağını size temin ederim.

Şimdi tekrar müziğe geri dönün ve 2:05’inci dakikaya kadar tekrar dinleyin ve anda müziği durdurun.

Bu kısımda, her bir geçişte 1-2-3 tane müzik aletinin düetinin veya tripletinin farkına varmışsınızdır. Burada sanki her bir müzik aleti kendilerini ifade ediyorlar. Her biri sanki diğeriyle sohbet ediyor ve birbirlerine kendilerini anlatıyor. Hayat hikayelerinden, kişiliklerinden, sevdikleri/sevmedikleri şeylerden bahsediyorlar birbirlerine. Ve sanki her biri diğerine alışmaya, diğerini anlamaya, ona ayak uydurmaya çalışıyor.

Şimdi tekrar müziğe geri dönün ve 2:25’inci dakikaya kadar dinlemeye devam edin.

Hepsi birbirlerini az çok tanımaya başladıktan sonra, bu müzik aletlerinin içinden en bilge ve en yaşlı olanı çıkıyor ve diyor ki:

Arkadaşlar artık birleşmemiz lazım, bakın şarkı bitmek üzere. Hepimiz az çok birbirimizi tanıdık; şimdi hep beraber, bir bütün olarak bir müzik yapmalıyız.”

Şimdi tekrar müziğe kaldığınız yerden 2:44’üncü dakikaya kadar devam edin.

Burada aralarından heyecanla birisi konuşmaya atlıyor ve heyecanlı bir şekilde diyor ki:

Peki tamam birleşelim, ama-ama biz bunu nasıl başaracağız? Peki ya birleşemezsek ve aramızda kavga çıkarsa? Peki birbirimize gerçekten uyumlu değilsek?

Ve bunun gibi daha başka zorlukları göz önüne getiriyor.

Şimdi tekrar müziğe dönelim ve 3:07’inci dakikaya kadar dinleyelim.

Heyecanlı olan konuşurken aralarından en muzip olanı araya giriyor ve:

Amaan siz de, nelerle uğraşıyorsunuz böyle, birleşin veya birleşmeyin ne önemi var. Hayatınızdan zevk almaya baksanıza, haydeeee!” diyor.

Şimdi müziğe geri dönelim ve 3:25’inci dakikaya kadar devam.

Muzibin bu sözlerinden sonra, kısa bir sessizlik oluyor ve herkes ne diyeceğini veya ne yapacağını bilemeden öylece kalıyorlar. Tam o sırada aralarındaki en naifi, yumuşak olanı ve en az konuşanı hüzün, sevgi ve yakarış dolu bir sesle:

Beraberce bir müzik yapıp, kardeşçe yaşamak varken bu şüphe de niye, hepimiz müzik aleti değil miyiz, tabi ki beraberce kendi seslerimizi birleştirmeye çalışacağız” diyor ve daha birçok duygu yüklü sözler söylüyor.

Son kez müziğe dönüp, geri kalan hepsini dinleyin.

Bu duygu dolu sözlere dayanamayan müzik aletleri, coşkuyla bir anda hep birlikte çalmaya başlıyorlar ve ortaya hep birlikte, beraberce çaldıkları çok güzel bir aheng ortaya çıkıyor.

Müzik aletlerinin söyledikleri bu kadardı. Sanırım onların söylediklerini anlamaya çalışmak da bize düşüyor.

Aziz Muhammed Akkaya
Latest posts by Aziz Muhammed Akkaya (see all)
Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.