Tefekkür-i müteferrika

Abdülhamid Karagiyim

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Tek dünyalık yaşamdaki akıl tutulması Ahiretin mevcudiyetinin ispatı meselesini şimdilik bir kenara koyarak şunu çok net bir şekilde tespit etmeliyiz ki, ölümden sonra bir hayatın varlığı hakkında emin olunamasa dahi, yüzde yüz yokmuş gibi yaşamak, ister Müslüman ister ateist, ister Türk ister İsveçli olsun tam bir aklın iptali halini (divanelik) işaretliyor. Nasıl? Süleyman Ragıp Yazıcılar’ın İnsan Mesafedir kitabında geçen güzel bir örnek vardı. Tanımadığımız bir … Okumaya devam et Tefekkür-i müteferrika

Dava büyük, müvekkille avukat tek vücut

Evet görüyoruz ki herkesin başına bir dava açılmış. Bu iman ile kabre girme davası. Suç aletinin gençlik olduğu bu davada mahkeme günü gençliğini sefahatte harcamayıp hayırda harcadığını ispatlayabilen kazanıyor. Ama bu dava öyle bir dava ki Hakîm-i Mutlak sonsuz rahmet sahibi. Eğer suçluysan bütün kainat aleyhinde ifade veriyor ve Hakîm-i Rahim yerine Kahhar ismi tecelli ediyor. Çünkü zarara kendi rızasıyla girene merhamet edilmez ve layık … Okumaya devam et Dava büyük, müvekkille avukat tek vücut

Son yolculuk var mı?

Mustafa Said İşeri

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

Bazı cümleler var ki ne öylesine söylenir ne de öylesine yazılır. Hele bu cümleler kamuoyuna hitap eden klasik ya da sosyal medyadaki haber başlıkları ise aslında belirli bir dünya görüşünün temsilleridir. Bu sebeple sıklıkla karşımıza çıkan bu haber başlıkları ve cümle kalıplarını önemsiz görmek mümkün değildir. Kaldı ki seküler yaklaşım sahipleri ile dini hassasiyetler taşıyan medya kanalları arasındaki farkın gün geçtikçe kapandığı bir zaman diliminde … Okumaya devam et Son yolculuk var mı?

Ölümü nasıl alırdınız?

Latest posts by Belgin Çakır (see all)

Soğuk bir başlık, kimse bir yemek sipariş verir ya da elbise diktirir gibi bahsetmez çünkü ölümden. Hep var ama çok uzaktır bize genelde. Kimse sorsam en az on yıl daha ömür biçer kendine oysa ölüm alamadığımız bir nefes kadar yakınımızda… Ben, hiç yakınımı kaybetmemiştim. Ta ki bu yılbaşına kadar! Yakınım derken sadece kan bağını kastetmiyorum elbet, yakın hissettiğim, değer verdiğim, özlediğim, her daim dua istediğim, … Okumaya devam et Ölümü nasıl alırdınız?

İyi ki varsın haşir!

Latest posts by Ersin Acar (see all)

Ahiret akidesinin sosyal hayatımıza bakan ve ruhi ve psikolojik çıkmazlarımıza çözüm yolları sunan sayısız faydası var. Sosyoloji, psikoloji, ahlak bilimi vs. dallarda ihtisas sahibi olan bilim insanlarının incelemeleri gereken muazzam bir hakikattir aslında ahirete inanmak meselesi… Haşrin, yani ölümden sonra tekrar yaratılmanın İslam tarihi boyunca akli izahları yapılmak istenmiş, maalesef netice alınamamıştır. İbni Sina gibi mühim bir âlim bile “akıl bu yolda gidemez” diyerek bu konudaki çaresizliğini itiraf … Okumaya devam et İyi ki varsın haşir!

Başımız sağ olsun

Latest posts by Tevfik Ertem (see all)

Mevt yani ölüm beşer için engellenmesi mümkün olmayan bir hakikattir. Her birimiz bir gün mevti tadıp tebdil-i mekanda bulunacağız. Kimimiz o günün gelmesini hiç istememekte, kimimiz ise bu hakikatten emin olmasına rağmen sanki böyle bir şey olmayacakmış gibi davranmakta. Birçoğumuz ise çevresinde şahit olduğu bu hakikat karşısında derin üzüntüler yaşayıp kendini perişan etmekte. Bir yakınımız bizi vazife-i hayatta bırakıp kendisi hayat-ı bakiyeye terhis eylediğinde elbette … Okumaya devam et Başımız sağ olsun