Tefekküre bir davet var!

Afaki tefekkürde tafsilata dalma, zira kesret fikrini dağıtır, evham seni havalandırır, enaniyetin kalınlaşır, hem gafletin kuvvet bulur, tabiata kalbeder. Dalalete giden kesret yolu bu olsa gerek. Nuraniyet ve letafet arttıkça sebep olmak ve tesir etme kabiliyeti artar. Kesafet arttıkça tesir altında kalma, yani müsebbep olma zamanı gelmiş ve geçiyor demektir. Koca semayı aydınlatan Nur’a bak! Nasıl da yeryüzüne tesir ediyor. Şu akan suyun kabarcıklarında tesirini gösterdiği gibi, denizin kocaman yüzünde ve çiçeğin renginde bizatihi kendisini ifade ediyor. Şu koca dağa bak hele! Kocaman olmasına rağmen nasıl da yerinde duruyor. Etrafına tesir etmekten aciz.

Tefekkür, dikkati ve teemmülü arttırır ve insanın etrafını sarmış gaflet bulutlarını dağıtır. İnsan tefekküre ihtiyacı olduğunu bilmeli ki!

Nasıl teneffüs eder ve su içer ve yemek yer ve bu faaliyetlerini ihtiyaç hissettiği için yapar. Sabıkan beyan ettiğimiz gibi tefekkürü de o nispette ihtiyaç hissettiği için yapmalıdır.

Tefekkür eden insanoğlu tefekküründe bir sistematiğe oturtmak zorundadır. Belirli bir sistemi olmadığı takdirde başta ifade ettiğimiz vahim hadiseler başına gelir ve dolayısıyla sebepler içerisinde boğulup dalalet yolunda tesir altında kalma hadisesi vuku bulabilir.

İnsan kendi sınırlarını çizdiği bir alemin içerisinde tefekkür yapmalıdır. Enfüsi tefekkür adını alan bu tefekkür tarzı ideal olan ve emaneti teslim edilen insandan istenilen yegane eylemlerden birisidir. Enfüsi tefekkür batın ile alakalı, tafsilatlı bir düşünce tarzıdır ki insanı kesret tabakatından firakının habercisi ve tevhide visalinin en selametli yoludur.

30. Söz’de adı geçen, insan kendi mahiyetini anlayabilmesi için çizmesi gerektiği mevhum rububiyet alanının, enfüsi tefekkürle bir bağlantısı olduğu anlaşılmaktadır. Zira enfüsi dairede yapılan tefekkür hududu olan bir alanda cereyan etmektedir. Binaeanaleyh tafsilatındaki derinlikle beraber her bir “tefekkür aracı”nda vahdete çıkan bir atkı ipinin olması manidar.

Tefekkür aynı zamanda letafete ve nuraniyete bir yakınlık ve kesafet ve maddeden uzaklaşma halidir. Tefekkür tesir etmenin bir adı ve tesir altına girmenin mana-i muhalifidir.

Afaki tefekkür alanın tafsilatlı yapıldığı takdirde sakıncalarından bahsetmiştik. İçtimai ve sosyal meselelerin derununa inen ve adı geçen meselelerin tafsilatına giren bir zihniyetin ne derece vahdetten uzaklaştığını bizatihi yaşayarak görmekteyiz. Afaki tefekkür tafsilatlı yapıldığı takdirde meseleler içerisinde boğulan insan, sebeplere bir rububiyet vermek gibi vahim hataların içerisine girmesi kaçınılmazdır. Hal-i alem ortada güncel mevzular ile alakalı konuşan ve yazan ve paylaşan insanların ekseriyeti kesret tabakatını misk-i amber zannedip üzerlerine sürmekteler.

Evet, hiç şüphesiz Allah var! Alemi nizam ve intizam ile idare eden elbette çeşitli tasarrufatta bulunacaktır.

Dolayısıyla kesret tabakatında kesafet ile müsebbebiyete kesp etmiş ve afaki tefekkürün tafsilatıyla meşgul olan insanlığın ekseriyetini önemli bir yere davet etmenin zamanı geldi ve geçiyor gibi! Öncelikle toplantımız afaki tefekkürün icmali ile başlayacaktır ve dolayısıyla enfüsi tefekkürün tafsilatı ile devam edecektir…

Latest posts by Ersin Acar (see all)

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Paylaşım