Nüveler: diyanet, adalet, siyaset –3–

Nüveler: diyanet, adalet, siyaset –3–

  1. Siyasetçiliğin karıştığı tarafgirlik hissinin sebep olduğu malum hatalar karşısında Bediüzzaman’ın “bütün ruhumla ürktüm” demesi bizi yeterince ürkütemiyor ne yazık ki. Siyasetin fena neticelerini görebilen, bütün ruhuyla ürkebilen hakkıyla istiaze edip terk edebiliyor. (28.3.2025)
  2. “Bilge kral” romantizmi yapmak kolay, bilgeliğe talip olmak zor. “Onlar bizim öğretmenimiz değil” sözünü dillerine pelesenk edenlerin “öğrencilik” halleri bunun ibretlik bir örneği. (31.3.2025)
  3. “Kardeşlerinizin arasını düzeltin” emrine muhatap olduğumuzu bize en fazla unutturan aldatıcı şeylerin başında “ara bozma” üzerine bina ve icra edilen siyaset boğuşmaları geliyor. (1.4.2025)
  4. “Müslümanlar birbirleriyle uğraşmasınlar”ın kapsamına müslüman kardeşimizi zulümden uzaklaştırma ve zulmüne engel olmayı da dahil ediyorsak –ki bu söylem bu amaçla çok suistimal ediliyor– zalim kardeşe yardım etmeyle ilgili hadisi anlamamışız demektir. (1.4.2025)
  5. Ahir zamanda iletişim vasıtalarıyla kolaylaşan günahlardan biri de kişinin işlemediği ama hoş gördüğü, rıza gösterdiği ve taraftar olduğu zulümlere ortak olmasıdır. “Kalbimi dinin üzere sabit kıl” nebevî duasına her an muhtacız. (5.4.2025)
  6. Siyaset boğuşmaları, yaşanan sıkıntılarda şeytanın hissesini ayırmayı zorlaştırarak düşmanlık duygusuna kuvvet veriyor. Yusuf aleyhisselamın kıssasından bu anlamda da alacağımız kritik dersler var: “Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra…” (Yusuf, 12:100). (10.4.2025)
  7. Risale-i Nur eleştirilerinin önemli bir kısmı bu mesleğin esasından olan şefkatin yeterince anlaşılmamasından kaynaklanıyor. İman hizmeti vurgusu, herkese hitap eden dili, siyasetten istiaze vb. temel hususlar esasında şefkatle ilgili. Şefkati anlaşılmadan Bediüzzaman anlaşılamaz. (11.4.2025)
  8. “Tersine laik” vaazlarda yönetenlere hiçbir şey söylen(e)memesinin yanı sıra yönetilenlere söylenenlerde de garip bir seçicilik söz konusu. Mesela yönetilenlerin yönetenlere karşı denetleme sorumluluğu seçil(e)meyen konuların başında geliyor. (12.4.2025)
  9. “Hem de şu içtimaî sistemdeki damar-ı zulmün bir mecrası da şudur: Yüksek tabakada birinin öldürülmesiyle çok seneler matem tutulur. Halbuki onun cinayetiyle tabaka-i avamda yüzer, belki biner kişi telef olsa bir-iki günde unutulur. Şu ise adalet-i Kur’âniyeye zıddır. Bir şah, bir gedayı öldürse, Şeriat kısasa hükmeder, ikisini bir görür.”
    En önemli dinî mükellefiyetlerimizden biri, âdil bir hafızaya sahip olmaktır. Kimleri ve neleri ne kadar hatırlayıp unutacağımızı belirleyen yegane unsur ulus devletlerin mekanizma ve kurumları ise adâlet-i Kur’âniye’ye zıd bir konumda olma ihtimalimiz oldukça yüksek demektir. (19.4.2025)
  10. Hz. Peygamber’in (asm) bir meclisten kalkmadan önce sıkça yaptığı, bizim ise çokça ihmal ettiğimiz dualardan: “Bize merhamet etmeyenleri üzerimize musallat etme” (Tirmizî, Daâvat). Böylesi günlerde hikmeti daha iyi anlaşılıyor. (23.4.2025)
  11. Geçmişteki “açık medeniyet” uygulamalarıyla övünüp bugün dışlayıcı/kutuplaştırıcı siyaset yapmak/onaylamak muhafazakar camianın düştüğü en yaman çelişkilerden. (28.4.2025)
  12. Batı’da transgender ideolojisini reddedenlerin işten çıkarılma, tutuklanma gibi muamelelere maruz bırakılması Lût aleyhisselama kavminin verdiği cevabı hatırlatıyor: “Bunları ülkenizden çıkarın; bunlar temizliğe fazla düşkün insanlar!” (A’raf, 7:82). (6.5.2025)
  13. Azîz olan insanı “manevî dilencilik” zilletinden başkasına layık görmeyen kapitalist iğvâlara karşı direnmenin en selametli bir yolu, iktisadın izzetle, israfın ise zilletle olan yakın ilişkisini kavramaktan geçiyor. (12.5.2025)
  14. Zalim müslümana hakkı ve adaleti hatırlatan vicdanlı gayrimüslimler gerçeği, yanlış düşünülen “üstünlük/izzet” gibi konularda önemli bir muhasebe imkanı sunuyor. (14.6.2025)
  15. Muhtelif alanlardaki adalet arayışlarına hiç yakışmayan tavırların başında onu cerbezeli bir fanatizm şeklinde talep etmek geliyor. “Müteferrik büyük işlerde yalnız kusurları görmek cerbezeliktir; aldanır ve aldatır” cümlesi makuliyetimizi korumanın önemli bir ölçüsünü veriyor. (20.6.2025)
  16. Önemsemediğimiz anlık tepki ve temennilerimizle “Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa ateş size de dokunur” ayetine mazhar olabileceğimizi çok kolay unutuyoruz. (22.6.2025)
  17. Siyaset topuzuyla kâfirin münafıklaştırılmasına sevinen müslümanın haline şaşılır. Asıl olan kalplerin ıslahıdır, nifakın yaygınlaşması değil. (1.7.2025)
  18. Hayatın her alanında câri olan sosyal eşitsizlikleri ve determinizmleri gör(e)memek, insanlar hakkında şefkatsiz hükümler vermenin mühim bir sebebidir. (6.7.2025)
  19. Savrulmamanın bir yolu da sahih itikad ile sosyopolitik konularda istikamet arasında zorunlu bir ilişki olmadığını ve bunları cem’edenlerin ender olduğunu kavramaktan geçiyor. (9.7.2025)
  20. Ahir zamanda siyaset önemli ölçüde “tezellüle tenezzül” ederek yükselenlerin dünyasıdır. (28.7.2025)
  21. “Barış –gittikçe belirginleşen bir şekilde– tüm yeryüzünün ortak felaketlerine bağlı hale gelmekte ve bu felaketler görmezden gelinerek inşa edilemez.” (Bertrand Badie, Barış Sanatı, s. 122) (4.8.2025)
  22. “Menfaat-i umumiye” söylemleri çoğunlukla en bencil ihtirasları gizleyen kullanışlı bir perdeden ibarettir:
    “Yalnızca kendisi için çalışan, yalnızca kendisi için sömüren, yalnızca kendisi için katliam yapan burjuvazi, insanları insanlığın nihai iyiliği için çalıştığına, sömürdüğüne ve katliam yaptığına inandırmak zorundadır. İnsanları adil olduğuna inandırmalıdır. Ve kendileri de buna inanmalıdır. Bay Michelin, insanları sadece kendisi olmadan ölecek işçilere iş vermek için lastik ürettiğine inandırmalıdır.” (Paul Nizan, Les chiens de garde, 1932) (24.8.2025)
  23. Müfrit kötümserlik tanımaya değil inkâra, dayanışmaya değil husumete kuvvet veriyor. Halbuki “Kabâil ve tavâife inkısam, âyetin ilân ettiği gibi, teârüf içindir, teâvün içindir; tenâkür için değil, tehâsum için değildir”. (Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat). (28.8.2025)
  24. Bertrand Badie’nin tespiti, Bediüzzaman’ın medeniyet-i hazır­a eleştirisindeki üçüncü menfi esasın uluslararası ilişkiler bağlamında bir şerhi niteliğinde:
    “Hayattaki kanunu, teavün bedeline bir düstur-ı cidaldir. Cidalin şe’ni budur: Tenazu ve tedafü, bundan çıkar sefalet”. (Bediüzzaman)
    “Dayanışma, rekabetin yerine geçmelidir. (…) Rekabet zevki, her şeyin amacı haline geldiğinde zihnin bir hastalığına dönüşür: insanlığın durumunu iyileştirmek için ötekinden daha iyisini yapmak harikadır; parlamak için ve canlanmış bir egodan haz almak için komşusundan daha iyisini yapmak ise savaşçıdır.” (Bertrand Badie, Barış Sanatı, s. 224)
  25. Tabu olmadıkları gerekçesiyle bazı konuların daha çok izlenme uğruna “çarpıcı” başlıklarla paylaşılması sosyal medya afetlerinin başında geliyor. “Edipler edepli olmalı, hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddip olmalı” sözünden “dindar” içerik üreticilerinin alacağı çok dersler var. (2.9.2025)
  26. Emirdağ Lahikası’ndan dikkatimi yeni çeken çok net bir ifade: “Devletin siyasetinin selâmeti için cüz’î zulümler nazara alınmaz.” Bediüzzaman’ın bu fikri “vahşiyane irtica” olarak tanımlaması ne kadar manidar. (3.9.2025)
  27. “İnsanların ayn-ı zulümleri içinde kader-i ilahî adalet eder” düsturundaki ikinci kısmı birinci kısmın iptali olarak görüp zulmün meşrulaştırılması yaygın bir yanılgı. İşlenen zulümler kaderin adaleti ile sıfırlanmıyor. (8.9.2025)
  28. “Devlet aklı, hikmet-i hükûmet” gibi tabirlerin örttüğü önemli bir gerçek, siyasetin şeytanî telkinatlara çok açık yapısıdır. Bediüzzaman’ın “vesveseli hükümet” tabiri bu anlamda çok manidar ve öğretici. “Devlet vesvesesi” devlet aklına belki çoğu kez galip gelmiştir/geliyordur. (20.9.2025)
  29. Siyasetin en tiksindirici taraflarından biri hürmete yapılan hürmetsizliktir. “Tam ve hakiki dindar, müttaki olanlar siyasetçi olmazlar” meselesinin nefrete layık olanlara riyakârane hürmetkâr söz söyleme “mecburiyeti”yle bir ilgisi olmalı. (26.9.2025)
Share

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.