Meraklarımın tadili

TADİLE İHTİYACI VAR meraklarımın. İlk önce nimet olduklarının şuuruna varmalıyım. Varmalıyım ki nikmete dönüşmesinler benim hakkımda. Nice nimet, nikmet olmuştur su-i tefehhümden neşet eden suistimal ile. Aşk gibi, şefkat gibi, hırs gibi. Kullanım kılavuzuna müracaat etmeliyim. Ne yapacağım bana verilen şiddetli merakı? Tadile ihtiyacı var meraklarımın. Tasnif, tadilin bir aşamasıdır. Hafif meraklar, şiddetli meraklar. Denî şeyler hafif merakın konusudur. Ulvîleri ise şiddetli merakın. Tasnifin kaybı … Okumaya devam et Meraklarımın tadili

İhlas hakkında notlar

İHLASIN “en büyük bir kuvvet” olması, zayıflığım hakkında bana ne söyler? Kırılganlığım, alınganlığım ihlas kuvvetinin bende olmadığına veya çok az olduğuna delalet eder mi? Kimi güçlü biliyorum, gücü kimden biliyorum? Siyasetçiden mi, patrondan mı, yoksa nefsimden mi? İhlas en büyük bir kuvvettir, zayıflığım ise ortada. Amelim var mı, varsa ne için var? Amelim olmalı, bu birinci basamak. Faal olmalıyım. Atalette ihlas aranmaz. Ne gerekiyorsa yapmalıyım, … Okumaya devam et İhlas hakkında notlar

“Mübarek ihtiyarlar” üzerine

KALP KIRMANIN İYİSİ olmaz ama en kötüsünü sorarsanız, bu bana göre bir ihtiyarın kalbini kırmaktır. Dünya ile olan bağları birer birer kopmuş, emsallerinin çoğu kabrin öbür tarafına geçmiş, hayatında nice zorluklardan geçmiş, ölüme yaklaşmış bir insanın kalbini kırmak tahammülü zor bir mesele benim için. Ruhen ve bedenen zaten zayıflamış o insanları sırf nefsin hatırı için incitmeye nasıl tahammül edilsin ki? Peki kalbe bu kadar ağır … Okumaya devam et “Mübarek ihtiyarlar” üzerine

Bir imanî ispat metodu olarak icma

İMANÎ MESELELERDE ŞÜPHEYE düşmenin önemli sebeplerinden birisi, inkar edenleri ister nitelik isterse nicelik olarak gözümüzde büyütmemizdir. Öyle ya, inkar edenler arasında devasa akıllar, muazzam zekalar da var. Nice filozofu, nice bilim insanını küfrün safında görürüz. Kendi aklımızla mukayese ettiğimizde karşımızda büyük akılların ittifakını buluruz. Küçücük aklımızla bunlara karşı nasıl kafa tutarız diye düşünürüz. Belki de bu yüzden hidayete eren düşünürler ve bilim adamları bizim daha … Okumaya devam et Bir imanî ispat metodu olarak icma

Diş fırçası ve kâinat

BEŞER OLARAK HER davranışımıza sorumluluk eşlik etmiyor. Kimi zaman sonucunu hiç düşünmeden kimi zaman da yeterince düşünmeden davrandığımız oluyor. Örneğin bize göre sadece kendimizi ilgilendirdiğini düşündüğümüz bir davranışın aslında yeryüzündeki diğer mevcudatı da alakadar ettiğini görmüyoruz. Veya bize yarar sağlayan bir hareketimizin kâinata zarar verebileceğini yeterince düşünmeyiz. Kişisel temizliğimizi sağlayan bir ürünü kullanırken aynı ürünün dünyayı kirletebileceğini ne çok düşünmek isteriz ne de kabul etmek … Okumaya devam et Diş fırçası ve kâinat

Düsturların aynasında (1): Şahıs yok mu?

BİR DÜŞÜNCEYE YAPILABİLECEK en büyük kötülüklerden birisi onu yanlış anlamaktır. Yanlış iliklenen ilk düğme misali, yanlış anlaşılmış düşünceden sonra da doğru davranış sergilemek mümkün olmuyor. İnsanın olduğu her yer gibi Risale-i Nur hizmeti yapan çeşitli mecralarda da yanlış uygulamalara rastlıyoruz. Hataları büsbütün yok etmek mümkün olmasa da onlarla yüzleşip gücümüzün yettiği kadar mücadele etmemiz gerektiğine inanıyorum. İlkini bu yazının oluşturduğu bir dizi makale serisinde odaklanmayı … Okumaya devam et Düsturların aynasında (1): Şahıs yok mu?