Şamlı Hafız Tevfik’in düşündürdükleri

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Şamlı Hafız Tevfik abi (Allah ondan ebeden razı olsun) diyor ki: Üstadımın en mühim bir düsturu olan kanaate riayet etmediğimden fakr-ı hale maruzum. Tevfik abi böyle diyerek neyi gösteriyordu? Devamında da söyleyecekti zaten… Bu hizmet-i Kur’aniyenin öyle bir kudsiyeti vardı ki “üstadın sağ kolu” olmanız dahi hiçbir şeyi garanti etmiyordu: Üstadımın –hem de 8 senedir– hem muhatabı, hem müsevvidi, hem mübeyyizi olduğum halde 8 ay … Okumaya devam et Şamlı Hafız Tevfik’in düşündürdükleri

Kadrini bilir misin?

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

Kur’an’da, “İdrak eder misin?” denilerek ciddiyetle hatırda tutulması ve mahiyetini anlamak için düşünülmesi istenilen on iki büyük hakikat vardır. Bunlar; ikisi kıyamete (hakka,[1] karia[2]), ikisi haşir meydanına (yevm-i fasl,[3] yevm-i din[4]), ikisi büyük mahkemeye (siccin,[5] illiyin[6]), üçü cehenneme (sekar,[7] haviye,[8] hutame[9]), biri kainata (tarık[10]), biri insana (akabe[11]) ve biri de zamana (leyle-i Kadir[12]) dair hakikatlerdir. On iki ehemmiyetli hakikatten biri olan Kadir gecesi, hakkında müstakil … Okumaya devam et Kadrini bilir misin?

Risale-i Nur’la Kur’an hizmetinde taksimü’l a’mal

Risale-i Nurları “netice-i hayatım ve sebebi saadetim ve vazife-i fıtratım” diyerek tavsif eden Bediüzzaman, hayatını Kur’an hizmetine vakfederek ömür geçirmiştir. Risale-i Nur’un ilk eserlerinin yazılmasından itibaren taksimü’l a’mal kaidesini uygulamış ve ekser kitaplarını yanındaki katiplere yazdırmak suretiyle telif etmiştir. Barla hayatına baktığımızda bunun bir çok misallerini görürüz. Müsveddesi yazılan ilk eserin tebyiz edilmesi ve temize çekilen kitabın neşri için santral hizmeti gören Sabri ağabeyimize gönderilmesi, o … Okumaya devam et Risale-i Nur’la Kur’an hizmetinde taksimü’l a’mal

Risale-i Nur okumalarında yöntem arayışlarına bir giriş

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

Kur’an’ın ilk emri “oku!” olmasına rağmen dünyanın okuma oranı en düşük bir coğrafyasında yaşıyoruz. Bize her gün ihsan edilen 24 altının 6’sını televizyona, 3’ünü internete ve yalnızca 1/60’ını (yani 1 dakika) kitap okumaya sarf eden bir toplumuz ne yazık ki. Düzenli kitap okuyan İngilizler ve Fransızlar % 21, Japonlar % 14, Amerikalılar % 12 oranlarında iken bizim ülkemizde bu oran ‰ 1 (binde 1) düzeyine … Okumaya devam et Risale-i Nur okumalarında yöntem arayışlarına bir giriş

Üç aylar: Manevi ticaret mevsimi

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

Hicri, Kameri aylar arasında “Şuhur-u Selase”, diğer bir tabirle “Üç Aylar” diye adlandırılan Receb, Şaban ve Ramazan ayları mübarek aylar olarak kabul edilirler. Bu ayların kıymeti Peygamber Efendimiz’in (ASM) vermiş olduğu ehemmiyetten kaynaklanır. Kâinatın Efendisi (ASM) bir hadis-i şeriflerinde “Recep Allah’ın ayı, Şaban benim ayım ve Ramazan ümmetimin ayıdır” buyurmasıyla Üç Ayların kıymetini dilegetirir. Arş-ı rahmet ve mağfiret okyanusundan nebean eden rahmet ve mağfiret bulutları Üç … Okumaya devam et Üç aylar: Manevi ticaret mevsimi