Risale-i Nur’un mânâ dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-7: “Bilimsel ispat” esaretinden “doğru muhakeme” özgürlüğüne geçiş

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Ey kendini insan bilen insan. Kendini oku! Yoksa hayvan ve câmid hükmünde insan olmak ihtimali var. İLK GENÇLİK YILLARIMDA Risaleleri okurken “İki kere iki dört eder derecesinde kat’i ispat edilmiştir” gibi ifadelere rastladığımda çok garipserdim. “İspat” benim dünyamda elle tutulup gözle görebileceğim nesneler üzerinde ve yalnızca laboratuvar ortamında yapılabilecek bir şeydi. Allah’ın varlığı ve birliği, haşir, melekler gibi “soyut” konular nasıl ispat edilebilirdi ki? Hem … Okumaya devam et Risale-i Nur’un mânâ dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-7: “Bilimsel ispat” esaretinden “doğru muhakeme” özgürlüğüne geçiş

Varoluşumdur ibadet

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

İBADET VAROLUŞUN BİR neticesidir. Belki ibadet varoluşun ta kendisidir. Öyle ki her şey istese de istemese de fıtri olarak ibadet eder. Gökyüzü, yeryüzü ve içindeki her şey yaratıcısını varlığıyla tesbih eder. Varlık ve özellikle de hayat fiili bir ibadettir. “Ol” emrine “oluvermek” ile mazhar olan bütün varlıkların varoluşsal ibadetleri söz konusudur. İnsan da –mümin olsun kafir olsun– varlığıyla ibadet eder lakin ondan iradi ve teklifi … Okumaya devam et Varoluşumdur ibadet

Aynaya bakma kılavuzu

Arif Semih Sulubulut

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Arif Semih Sulubulut

Latest posts by Arif Semih Sulubulut (see all)

“Mirror mirror on the wall Who is the fairest one of all” 1. Bir kelime kendi başına bir şey ifade eder, ancak başka bir kelimeyle birlikte mutlaka başka bir şeyi ifade eder. Bu sıralar sürekli düşündüğüm ve söylediğim bir cümle bu. Enstitü’de dört arkadaşımla beraber bir konuyu müzakere ederken önümde açılı duran kitabın ilk kelimesine bakıp bunu yeniden hatırladığımda bu iki kelimenin birlikte yeni bir … Okumaya devam et Aynaya bakma kılavuzu

Terk edilmiş bir mesele: evrim

Ali Osman Çetin

Hekim olabilmek için okuyan, hikmet arayan bir yolcu.
Ali Osman Çetin

Latest posts by Ali Osman Çetin (see all)

Evrim meselesi Müslümanlar olarak terk ettiğimiz, “metruk” bir mesele. Adeta mayınlı sanılan bir siperi düşmana terk eden bir ordu gibi, ehl-i sünnet olarak bu meseleyi terk etmeyi seçiyoruz. Oysa yapmamız gereken şey önce bu meselede gerçekten tuzaklar var mı, varsa nelerdir diye bakmak ve tuzakları imhaya çalışmaktır. Eğer gerçekten tuzaklı ve umutsuz bir meseleyse terk edilebilir lakin kaçmanın savaşarak kaybetmekten daha büyük bir yenilgi olduğunu … Okumaya devam et Terk edilmiş bir mesele: evrim

Bir Mi’rac’dan geriye kalanlar

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Üstad’ımın Mi’rac risalesinde sunduğu o külli perspektifi layığınca anlamaya ve anlatmaya ne tâkatim ne de kabiliyetim var. Ama o okyanusun yalnızca giriş ve birinci esas bölümlerinden kendi kabıma damlayanları paylaşmak da bir hayırlı başlangıç sayılır inşallah. “Mi’rac meselesi erkân-ı îmâniyenin usulünden sonra terettüp eden bir neticedir. Ve erkân-ı îmâniyenin nurlarından medet alan bir nurdur.” Buradan anlıyorum ki imanın esasları iç dünyamda derinleştikçe ve kökleştikçe mi’rac … Okumaya devam et Bir Mi’rac’dan geriye kalanlar

Mazhar mıyım, memerr mi?

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

HAYATI ANLAMLANDIRMA noktasında temsillerin kritik bir önemi vardır. Mesela hayatı bir “misafirlik” şeklinde görmek ile “ev sahibi” gibi davranmak arasında büyük bir fark mevcuttur. Ya da hayatı sonsuz bir geleceği belirleyen “ciddi sınav” olarak görmek ile sonu karanlık olan kısa bir “eğlenceli tiyatro” şeklinde yorumlamak arasında da büyük bir uçurum söz konusudur. Misaller, temsiller çoğaltılabilir… Benim şimdi hayatımın anlamı üzerine yeniden yoğunlaşarak düşündüğüm ve yorumlamaya … Okumaya devam et Mazhar mıyım, memerr mi?