Orhan Pamuk’un Yeni Hayat’ı ve Nurculuk

Arif Semih Sulubulut

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Arif Semih Sulubulut

Latest posts by Arif Semih Sulubulut (see all)

YAZMAK KELİMESİNİN YAZGI ile aynı köklere sahip olduğu ve bir yönüyle günah, kötü iş, bed kader manalarına geldiğini okumuştum bir kitabın kapağında. Okuma ve yazmaya verilen kutsiyeti bildiğim bir dinde yazmanın kendi başına kötü bir iş olduğunu söyleyemem elbette, ancak yazan insanlara ekseriyetle hor bakıldığını pek çok kez müşahede ettim. Yine çoğu kez bu yönde tenkitlerin, yazının içeriğinden ziyade, hatta bazen ne yazdığı bile okunmadan … Okumaya devam et Orhan Pamuk’un Yeni Hayat’ı ve Nurculuk

Zeytinden Bahtıma Düşen

Hilmi Karaca

İstanbul Üniversitesi-Hukuk
Ayasofya Dergisi
Antalya-İstanbul
Hilmi Karaca

Latest posts by Hilmi Karaca (see all)

Küçüklüğünü köyde geçirmiş, bir nevi de köylü ve yemek yemeyi seven biri olarak şehirde yaşamanın en kötü yanlarından biri olan köy lezzetlerine uzak kalmaktır. Bunun telafisini de köydeki anne-baba, eş, dost ve akrabalar gönderdikleri ya da köye ziyarete gittiginizde dönerken yükledikleri onca köy mamülü ile sağlıyorlardı. Yine bir vakit evden ayrılırken annem bavuluma bizim orada en sevdiğim mamüllerden olan “çıtlatma zeytin”den bir kavanoz koymuştu. Lakin … Okumaya devam et Zeytinden Bahtıma Düşen

Muâhezelere tenkit yahut eleştirilere eleştiri

Hilmi Karaca

İstanbul Üniversitesi-Hukuk
Ayasofya Dergisi
Antalya-İstanbul
Hilmi Karaca

Latest posts by Hilmi Karaca (see all)

Günümüzde edebiyattan eğitime, siyasetten mimariye birçok alanda belki de en çok muhtaç olduğumuz husustur eleştiri ve eleştirilmek. Çünkü eleştiri oluşturulan esere müsbet anlamda katkı yapar. Lakin yapılan eleştiri müsbet netice vermesi amacına yönelmiş olmalıdır. Aksi hâlde eserde yahut mevcud durumda değişim olmadığı gibi daha kötü sonuçlar da doğacaktır. Eleştiri niteliksizleşmenin önüne set olması için gerektiğinden dolayı da mevcud durumun devamına yahut mevcud durumdan geriye doğru … Okumaya devam et Muâhezelere tenkit yahut eleştirilere eleştiri

Geriye insan kalır

Mehmet Kaplan

Süleyman Demirel Üniversitesi / Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü - Din Sosyolojisi
Mehmet Kaplan

Latest posts by Mehmet Kaplan (see all)

Dünya tarihinin en önemli imparatorluklarından birisi olan Osmanlı İmparatorluğu kuruluş aşamasındayken Şeyh Edebali, hem damadı hem de devletin kurucusu olan Osman Gazi’ye nasihatinin bir bölümünde “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyordu. Bu felsefeye ne kadar riayet edildi o ayrı bir konu olmakla beraber çok temel ve değerli bir hakikate dikkat çekiyordu. Zira cemaat, devlet ve imparatorluk bir şahs-ı manevidir. Bu şahs-ı maneviyi oluşturan fertler ve … Okumaya devam et Geriye insan kalır

Tarafsız mı olmalıyız?

Hilmi Karaca

İstanbul Üniversitesi-Hukuk
Ayasofya Dergisi
Antalya-İstanbul
Hilmi Karaca

Latest posts by Hilmi Karaca (see all)

Günümüzde sürekli olarak farklı mecralarda karşımıza çıkan bir söylemdir: “Objektif ol, tarafsız olmalısın.” Hatta bazı mesleklerin ilkesidir tarafsızlık. Objektif olmak ve tarafsız davranmak çok mühim bir kurum gibi savunulur ve her nesle de dikte edilir. Şahsım olarak da bu dikte edilme seremonisinden büyük miktarda nasibimi almışım ki uzun bir müddet tarafsız olmayı şiddetle savunmuşumdur. Bu kadar savunulması gereken bir olgu mudur? Bu derece önem atfedilmesi ne … Okumaya devam et Tarafsız mı olmalıyız?

İnsanın olduğu yerde…

Mehmet Kaplan

Süleyman Demirel Üniversitesi / Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü - Din Sosyolojisi
Mehmet Kaplan

Latest posts by Mehmet Kaplan (see all)

İnsan, hataları ve kusurlarıyla insandır. Hata yapar, kusur işler ve yaptıklarının farkına varır, bunları düzeltme çaba ve gayreti içine girer. Peygamber Efendimiz (ASM) bir hadis-i şerifinde, “Eğer siz günah işlemeseydiniz Allah sizi helak eder ve yerinize günah işleyip peşinden tövbe eden kullar yaratırdı” buyurarak insanın hata ve günah işleyebileceğini ancak tevbe edip hatadan dönmesinin de büyük bir erdem olduğundan bahsetmektedir. Mevlana, “Kusursuz dost arayan dostsuz … Okumaya devam et İnsanın olduğu yerde…