Zeytinden Bahtıma Düşen

Küçüklüğünü köyde geçirmiş, bir nevi de köylü ve yemek yemeyi seven biri olarak şehirde yaşamanın en kötü yanlarından biri olan köy lezzetlerine uzak kalmaktır. Bunun telafisini de köydeki anne-baba, eş, dost ve akrabalar gönderdikleri ya da köye ziyarete gittiginizde dönerken yükledikleri onca köy mamülü ile sağlıyorlardı. Yine bir vakit evden ayrılırken annem bavuluma bizim orada en sevdiğim mamüllerden olan “çıtlatma zeytin”den bir kavanoz koymuştu. Lakin … Okumaya devam et Zeytinden Bahtıma Düşen

Muâhezelere tenkit yahut eleştirilere eleştiri

Günümüzde edebiyattan eğitime, siyasetten mimariye birçok alanda belki de en çok muhtaç olduğumuz husustur eleştiri ve eleştirilmek. Çünkü eleştiri oluşturulan esere müsbet anlamda katkı yapar. Lakin yapılan eleştiri müsbet netice vermesi amacına yönelmiş olmalıdır. Aksi hâlde eserde yahut mevcud durumda değişim olmadığı gibi daha kötü sonuçlar da doğacaktır. Eleştiri niteliksizleşmenin önüne set olması için gerektiğinden dolayı da mevcud durumun devamına yahut mevcud durumdan geriye doğru … Okumaya devam et Muâhezelere tenkit yahut eleştirilere eleştiri

Tarafsız mı olmalıyız?

Günümüzde sürekli olarak farklı mecralarda karşımıza çıkan bir söylemdir: “Objektif ol, tarafsız olmalısın.” Hatta bazı mesleklerin ilkesidir tarafsızlık. Objektif olmak ve tarafsız davranmak çok mühim bir kurum gibi savunulur ve her nesle de dikte edilir. Şahsım olarak da bu dikte edilme seremonisinden büyük miktarda nasibimi almışım ki uzun bir müddet tarafsız olmayı şiddetle savunmuşumdur. Bu kadar savunulması gereken bir olgu mudur? Bu derece önem atfedilmesi ne … Okumaya devam et Tarafsız mı olmalıyız?

Hatırlatma: Ölüm, var!

Basit ve rüyadan ibaret olan bir dünyada yaşadığımız gerçeği var. Kabul etsek de etmesek de. Yaklaşık bir hafta önce bir dostumu kaybettim. Aklıma gelen ilk şey Her nefis ölümü tadacaktır. Ankebut 29/57 Duyunca sersemlemiş, bir kaç dakika durmuştum bir şeylere anlam vermek adına. Adeta beynim sarhoş olmuştu. Otogardaydım, eve gidecektim. Etrafıma bakındım, herkes bir uğraş peşindeydi. Geneli daha fazla para arıyor. Şehir ölümü unutturmuştu insana. … Okumaya devam et Hatırlatma: Ölüm, var!

Anaların nöbeti

Ayrılık var, biliyorum. Ah ağlamak, Ananın kuzusuna son bakışı… Ya tahammül ya sefer değil Ya vatan ya vatan… Karanlık konuşmaz, biliyorum. Gece saat üç. Ana uyanır uykudan, Korkar; “Vatan namustur.” Oğul mu nöbette yoksa ana mı? Zeval gelmesin devlete, Ana da tutar nöbeti. Ah analar, Bir eli on olur, Ha yetişti ha yetişek demez; Yetişir. Anadır, yârdır, yaradır… Okumaya devam et Anaların nöbeti

Soru(nu)m Var Hocam!

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يم Sorularım var, sayın hocam. Birkaç tanesini sormak istiyorum, dertliyim derdime derman arıyorum. Malum zaman kötü, bir sorunun cevabını bulamıyoruz ya da bulup da nefsimize söyleyemiyoruz. Peki bunu yapamama sebebimiz ne? Acaba nefsimiz benliğimizi ele geçirmiş de haberimiz mi yok, olabilir değil mi? Niye olmasın? Buyrun hocam, sorularım: 1) Zamanı kaybedecek zamanı nerden buluyoruz? 2) Bu kadar boş işi hayatımızda önemli bir … Okumaya devam et Soru(nu)m Var Hocam!