Mahcubiyet tonları

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri
Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

MUTAFFİFİN SURESİNİN on beşinci ayetinin son kelimesi (mahcûbûn) dilime takıldı. Ayet ahirette Rablerini görmekten perdelenerek mahrum bırakılanların durumundan bahsediyor. Malum

Devamını Oku

Share

Paradoksal dünyadan notlar

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

İŞTE BU bedbaht adam, sûizan ve akılsızlığıyla, gördüğünü âdi ve ayn-ı hakikat telakki etti… Sekizinci Söz’den Paradoks (fr. paradoxe), görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler

Devamını Oku

Share

Hakikat arayışı ve ahlâkı üzerine mülâhazalar

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

BİR FITRAT kanunu olarak meyl-i hakikat En yalancı, ikiyüzlü bir insanın dahi kendisine yalan söylenmesine tahammül edemeyerek her olayda doğru

Devamını Oku

Share

İmânî kanaat, agnostik kanaatsizlik ve gençlik

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Agnostik iflasHulâsa-i fikrimi baştan serdederek delillendirmesini –inşallah– devamında yapacağım: Bana göre “Ben agnostiğim, hiçbir görüşe inanmıyor, hiçbir ilaha tapmıyorum” demek

Devamını Oku

Share

Yeniden biat ama bu kez Akabe’ki gibi…

Latest posts by İsmail Kartal (see all)

DÜNYA BİRAZ  durakladı. Çocuklar dahil herkese kendisinin ölümlü olduğunu, üzerinde yaşayan her şeyin kendine malik olmadığını bu kez sessizce fısıldadı!

Devamını Oku

Share

İsm-i Azam’ın altı nurunun perspektifinden bir Koronavirüs tefekkürü

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri
Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

MÜMİN KENDİ yetenekleri yettiğince tevhid perspektifi ve iman nuruyla her şeyde Esma-i Hüsna’nın tecellilerini görmek için çaba sarf etmelidir. Bu

Devamını Oku

Share

İbn Atâullah’ın Hikem’i ve Risale-i Nur’dan hatırlattıkları-3: Münâcât

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

SERİNİN SON yazısında İbn Atâullah hazretlerinin Rabbine olan hazîn yakarışlarını duyabileceğimiz ilahî münacâtını paylaşıyorum. Rabb-ı Rahîmimize olan yakınlığın kalpte inkişafı,

Devamını Oku

Share

İbn Atâullah’ın Hikem’i ve Risale-i Nur’dan hatırlattıkları-2

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

18. Ümidini kestiğin şeyden hürsün. Tamah ettiğinin ise kölesisin. Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı. Eğer O razı olsa bütün dünya küsse ehemmiyeti

Devamını Oku

Share
1 2 3 18