İhlas suresi babalara ne der?

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

ALLAH’IN SAYISIZ NİMETLERİNDEN biri de babalıktır. Her nimet gibi babalık da birçok lezzetlerin yanı sıra hakikatinde pek çok ibretleri de barındırır. İnsan kendisine babalık unvanı nasip edildiği ilk andan itibaren öncelikle pek hatırlamadığı kendi ana rahmi ve çocukluk sürecinin misline yakından tanıklık eder. İnsanı öldükten sonra tekrar yaratacak olan Fatır-ı Zülcelâl, Sani-i Kerim ve Hayy-ı Kayyum’un nasıl tek bir hücreden anbean mucizevî yaratıcılığına yakînen şahitlik … Okumaya devam et İhlas suresi babalara ne der?

“Ben de insanım”

Latest posts by Fatih Çınar (see all)

Duyduklarını düşünüyordu. Bunları hak edecek ne yapmıştı. Karşılığını bir an önce vermeliydi. Düşündükçe hissiyatı alevleniyor, yerinde duramıyordu. Şimdiye kadar susmuş da ne olmuştu? Sineye çekmişti uğradığı haksızlıkları. Sabretmişti ama sabrın da bir sınırı olduğunu duyuyordu bir yerlerden. Artık o da kötülüğün kazandığını düşünüyordu bu dünyada. İyilere yer yoktu artık. İyi de kalmamıştı zaten. İyi atlara binip gitmişlerdi. Bu duygu ve düşüncelerinin esiri olarak dikilmişti muhatabının … Okumaya devam et “Ben de insanım”

Kirpi konsepti, makbuliyet arayışı ve ihlas(l)a çalışma

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

ŞİMDİYE KADAR EN çok neyi istedim? En ziyade ne için çabaladım? En fazla neyle motive oldum? En kıymetli neyi kazandım? Yahut en büyük aldanışım neydi? En çok neye üzüldüm? Bu gibi soruları hem ciddiyetle kendime sorabilmem hem de samimiyetle cevaplamam ne kadar da müşkül. Talihim yaver gider ve bunu başarabilirsem ömür sınavımın bitiş zili çaldığında hayıflanacağım birçok keşkeler ve eseflerden belki bir nebze kendimi kurtarabilirim. … Okumaya devam et Kirpi konsepti, makbuliyet arayışı ve ihlas(l)a çalışma

Dereceli düşünmek sünnettir

Latest posts by Fatih Çınar (see all)

HAYAT YOLCULUĞUNDA NİMETLERLE imtihan olabileceğimiz gibi çeşitli musibetlerle de sınanıyoruz. Ne bütünüyle nimetten ibaret hayatlarımız ne de musibetten. Herkesin nimetten de musibetten de hissesi farklı farklı. Kimi hastalıklarla imtihan oluyor kimi savaşlarla. Nimetlerin de musibetlerin de türleri, dereceleri insandan insana, toplumdan topluma, ülkeden ülkeye farklılaşıyor. Bu farklılığın insanın şükrüne bakan bir tarafı var. Biz nazarımızı/düşüncemizi odakladığımız yere göre, şükrümüzü de artırabiliriz, nankörlüğümüzü de. Resul-i Ekrem … Okumaya devam et Dereceli düşünmek sünnettir

Sırlı ihlâs

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

İHLÂS büyük bir sır… Sır ihlâsla tasaffi ediyor, en duru ve en berrak halini alıyor; ihlâs da sırla daha bir sırlanıyor, ulvileşiyor… Tevhid ve ehadiyet hakikatleri tecelli ettikçe ve sırlandıkça ihlâs da kemaline eriyor… Tevhidin ehadiyet tecellileri sır ve ihlâsı birbirine kalbediyor; sırrı ihlâsla, ihlâsı da sırla boyuyor; bir gizemli sıbgalanış… Sır ve ihlâs ya da sırr-ı ihlâs üzerine yazmalı mı veyahut yazılabilir mi, mütehayyirim. … Okumaya devam et Sırlı ihlâs

Risale-i Nur’un mânâ dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-7: “Bilimsel ispat” esaretinden “doğru muhakeme” özgürlüğüne geçiş

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Ey kendini insan bilen insan. Kendini oku! Yoksa hayvan ve câmid hükmünde insan olmak ihtimali var. İLK GENÇLİK YILLARIMDA Risaleleri okurken “İki kere iki dört eder derecesinde kat’i ispat edilmiştir” gibi ifadelere rastladığımda çok garipserdim. “İspat” benim dünyamda elle tutulup gözle görebileceğim nesneler üzerinde ve yalnızca laboratuvar ortamında yapılabilecek bir şeydi. Allah’ın varlığı ve birliği, haşir, melekler gibi “soyut” konular nasıl ispat edilebilirdi ki? Hem … Okumaya devam et Risale-i Nur’un mânâ dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-7: “Bilimsel ispat” esaretinden “doğru muhakeme” özgürlüğüne geçiş