The Hollywood Effect

Abdülhamid Karagiyim

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

BATI MEDENİYETİNİN BİZLERİ ne kadar etkisi altına aldığı bir sır değil. Belki yazının başlığı bile bu etki altında yazıldı. Burada “Hollywood”u sırf sembolik alıyorum. Maksadım yaklaşık iki yüz senedir zihin dünyamızın en mahrem alanlarını dahi ciddi bir biçimde tesiri altına alarak şekillendiren Batı medeniyetinin günümüzde sembolik taşıyıcısı olan sektörü nazara vermek. Yoksa yaşadığımız bu dehşetli kültürel dönüşümü elbette sadece sinema kanalından açıklayamayız. Bu işin bir … Okumaya devam et The Hollywood Effect

Bediüzzaman’ın bir tecrübesi ve insanın manevi derinliği

Abdülhamid Karagiyim

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Bediüzzaman, üstadı olan Kur’an-ı Hakîm’den aldığı derse binaen risalelerinde öyle ifadeler kullanır ki bırakın bir risaleden veya bir sahifeden, bir cümleden hatta bazen bir tek kelimeden dahi sizi mühim hakikatlere götürebilecek ipuçları elde edersiniz. Ben bu durumu metodoloji açısından “reşha mesleği”nin bir icabı olarak okuyorum. Her bir şeyiyle ona ayna olma, zâtında perde olabilecek hiçbir tortu bırakmama ve bu sebeple kelimeleri dahi o hassasiyetle seçme… … Okumaya devam et Bediüzzaman’ın bir tecrübesi ve insanın manevi derinliği

Tarafsız mı olmalıyız?

Hilmi Karaca

Hilmi Karaca

İstanbul Üniversitesi-Hukuk
Ayasofya Dergisi
Antalya-İstanbul
Hilmi Karaca

Latest posts by Hilmi Karaca (see all)

Günümüzde sürekli olarak farklı mecralarda karşımıza çıkan bir söylemdir: “Objektif ol, tarafsız olmalısın.” Hatta bazı mesleklerin ilkesidir tarafsızlık. Objektif olmak ve tarafsız davranmak çok mühim bir kurum gibi savunulur ve her nesle de dikte edilir. Şahsım olarak da bu dikte edilme seremonisinden büyük miktarda nasibimi almışım ki uzun bir müddet tarafsız olmayı şiddetle savunmuşumdur. Bu kadar savunulması gereken bir olgu mudur? Bu derece önem atfedilmesi ne … Okumaya devam et Tarafsız mı olmalıyız?

İnsanın olduğu yerde…

Mehmet Kaplan

Mehmet Kaplan

Süleyman Demirel Üniversitesi / Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü - Din Sosyolojisi
Mehmet Kaplan

Latest posts by Mehmet Kaplan (see all)

İnsan, hataları ve kusurlarıyla insandır. Hata yapar, kusur işler ve yaptıklarının farkına varır, bunları düzeltme çaba ve gayreti içine girer. Peygamber Efendimiz (ASM) bir hadis-i şerifinde, “Eğer siz günah işlemeseydiniz Allah sizi helak eder ve yerinize günah işleyip peşinden tövbe eden kullar yaratırdı” buyurarak insanın hata ve günah işleyebileceğini ancak tevbe edip hatadan dönmesinin de büyük bir erdem olduğundan bahsetmektedir. Mevlana, “Kusursuz dost arayan dostsuz … Okumaya devam et İnsanın olduğu yerde…

Aslından koparılmış bir ilke olarak “meşveret”

Abdülhamid Karagiyim

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Meşveretin ontolojik temelleri Meşveretin bir hakikate dayandığına elbette inananlardanım. Biliyorum ki insanın latifelerine hayvanlarda olduğu gibi bir sınır konulmamış, muayyen bir çizgi çekilmemiş. Çünkü onun tanıması ve iman etmesi beklenen Yaratıcısı mutlak. Mutlak olan dolayısıyla kapsadığı alanı dışında başka herhangi bir varlık alanı bulunmayan bir Zatı en üst mertebede tanımak ve iman etmek elbette yalnızca “mutlakı arzulayan” bir varlık formunun kârı. İşte burada insanın kuvvelerine … Okumaya devam et Aslından koparılmış bir ilke olarak “meşveret”

İman davası ve saltanat davası

Aziz Muhammed Akkaya

Aziz Muhammed Akkaya

Boğaziçi Üniversitesi, Psikoloji Bölümü
Aziz Muhammed Akkaya

Latest posts by Aziz Muhammed Akkaya (see all)

Bilindiği üzere Türkiye geçtiğimiz aylarda bir darbe denemesi atlattı. Bu darbe girişiminin ardından AK Parti büyük bir kadro temizliğine giderek birçok devlet memurunu ve akademisyeni görevden ihraç etti. Bu olayların en büyük aktörü olan Fetullah Gülen’in cemaati en zararlı olarak çıktı. Bu olayların daha iyi irdelenmesi ve anlaşılabilmesi için bu toplumsal olayı bundan yaklaşık yüz sene önce yaşamış ve Türkiye toplumuna büyük etkiler bırakan Said … Okumaya devam et İman davası ve saltanat davası