Fatih’te bir gece vakti

İSTANBUL BİR ÜLKENİN değil kıtaların göbeği. Fatih bir semt değil İstanbul’un kalbi. Kalabalığı sel gibi, akan kan gibi. Bilmem kaç millet kaç insan misafiri. Az ya da çok kalıyor pek çok insan sakini. Gündüzleri pek bir telaşlı koşuşturması, yoğun trafiği. İnsan gibi değil yaşamak insan gibi kalabilmek bile zorluyor insanı, çaresiz fıtratı. Ölüyor belki latifeler yavaş yavaş, biraz biraz bilemiyorum. Hele de doğup büyümediğin, sonradan … Okumaya devam et Fatih’te bir gece vakti

Kelimelere hislerini koymak

MÜBAREK CUMA GÜNLERİNDEN birinde bize Japonca öğreten Japon hocamız sınav konumuzu açıkladı: “Kelimelere hislerini koymak”. Ortalama 1,5 dakikayı geçmeyecek şekilde metin hazırlayıp hocaya kontrol ettirecektik. Ardından sınav vakti ezberden okuyup hocanın sorularına cevap vermemiz gerekiyordu. Hayda bu konu da nereden çıktı derken beyin fabrikası hemen çarklarını çevirip çalışmaya başladı. Fırsat bu fırsat diyerek “ihlas” konusunu ele almaya karar verdim. Hazırladığım metnin bir kısmı böyle oldu: … Okumaya devam et Kelimelere hislerini koymak

İslam dünyasının “cebanet”i

“CEBANET” ARAPÇA KÖKENLİ bir sözcük olup Osmanlıca lügatine girmiştir. Manaca korkaklık demek olan bu sözcük Kur’an’ın manevi tefsiri olan Risale-i Nur’da birçok yerde geçmektedir. En başta Üçüncü Söz’de “Evet her hakiki hasenat gibi cesaretin dahi menbaı imandır, ubudiyettir. Her seyyiat gibi cebanetin dahi menbaı dalalettir” denilmiştir. Peki insan cebanetin kaynağı olan dalalete nasıl düşer? Yani Müslümanlar sırat-ı müstakimden, iman ve İslam’ın doğru yolundan nasıl sapar? … Okumaya devam et İslam dünyasının “cebanet”i

Cıss

ÇOCUĞA SÖYLENEN “CISS”LAR kadar fıtrilikten uzağız anlaşılan. Peygamber Efendimiz’in (a.s.m.) evinde (dikkat edin devrinde demiyorum) bir çocuğa yasak olacak ve çocuğun kendisine yahut oynadığına zarar verebileceği eşyalar var mıydı? Çocuk bir yaşına girer girmez belki öncesinden hareketlenmeye ve keşfe başlıyor. Nesneleri canlı-cansız cisimleri tanımaya –bilhassa ağızına götürerek– çalışıyor. Herkesçe malum evet çok tatlı, eğlencelik manzaralar görüntü ve durumlar sergiliyor. Ve aslında pek çok tehlikeyi atlatıyor, … Okumaya devam et Cıss

Beşinci yıl: yazarlarının bakışıyla Vukufiyet

MATERYALİST BİR ASIR tarafından zihni maddede boğulmak üzereyken Risale-i Nur’un mânâ âlemine girmek nasip olan her şahıs, dünya tasavvurunda esaslı bir paradigmatik kırılma yaşar. Artık o insan nazarında mevcudat ve hadisat bambaşka ve yepyeni bir boyut kazanmıştır. Vukûfiyet’e hayat veren şey de böyle bir bahtiyarlığa ermiş gençlerin iç dünyalarında yaşadıkları bu esaslı dönüşümleri kaleme dökme çabaları. Vukûfiyet’in bir önemli özelliği de ifrat ve tefrite düşmeden … Okumaya devam et Beşinci yıl: yazarlarının bakışıyla Vukufiyet

İnsan suretine bürünmüş insi bir melek

HER ANI BERABER geçirmeye alışınca yokluğunun daha da battığını hissettiğimiz, Beraberken varlığı normal gelen, ayrılınca güneşin üstüne parladığı bir elmas olduğunu fark ettiğimiz, Kimi zaman en çok kızabildiğimiz, darıldığımız; belki de en çok tartıştığımız ancak günün sonunda hep en çok özlediğimiz, en çok sevdiğimiz, Kendi kişiliğimizi, karakterimizi savunurken, beğenirken; o kişiliği, şu anki beni oluşturan hamuru yoğuran elini gördüğümüz, İlkokula, ortaokula, liseye, üniversiteye bizi hazırlayan; … Okumaya devam et İnsan suretine bürünmüş insi bir melek