Varoluşumdur ibadet

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

İBADET VAROLUŞUN BİR neticesidir. Belki ibadet varoluşun ta kendisidir. Öyle ki her şey istese de istemese de fıtri olarak ibadet eder. Gökyüzü, yeryüzü ve içindeki her şey yaratıcısını varlığıyla tesbih eder. Varlık ve özellikle de hayat fiili bir ibadettir. “Ol” emrine “oluvermek” ile mazhar olan bütün varlıkların varoluşsal ibadetleri söz konusudur. İnsan da –mümin olsun kafir olsun– varlığıyla ibadet eder lakin ondan iradi ve teklifi … Okumaya devam et Varoluşumdur ibadet

İnsan suretine bürünmüş insi bir melek

Latest posts by Halenur Kurun (see all)

HER ANI BERABER geçirmeye alışınca yokluğunun daha da battığını hissettiğimiz, Beraberken varlığı normal gelen, ayrılınca güneşin üstüne parladığı bir elmas olduğunu fark ettiğimiz, Kimi zaman en çok kızabildiğimiz, darıldığımız; belki de en çok tartıştığımız ancak günün sonunda hep en çok özlediğimiz, en çok sevdiğimiz, Kendi kişiliğimizi, karakterimizi savunurken, beğenirken; o kişiliği, şu anki beni oluşturan hamuru yoğuran elini gördüğümüz, İlkokula, ortaokula, liseye, üniversiteye bizi hazırlayan; … Okumaya devam et İnsan suretine bürünmüş insi bir melek

Kendi olmak

Mehmet Kaplan

Süleyman Demirel Üniversitesi / Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü - Din Sosyolojisi
Mehmet Kaplan

Latest posts by Mehmet Kaplan (see all)

İNSANI DİĞER VARLIKLARDAN ayıran en önemli vasıflarından birisi konuşmasıdır. Düşünce tarihi içerisinde insan “hayvan-ı natık” olarak tarif edilmiştir. Ancak konuşmanın tek bir çeşidi olmadığından her mevcud kendi hâl diliyle konuşmaktadır, dinleyip anlayabilene. Hâl diliyle konuşan varlıkların fıtratlarıyla konuştuklarını ve fıtratın yalan söylemediğini düşündüğümüzde en güvenilir konuşmanın hâl ile yapılan olduğu ortaya çıkmaktadır. İnsan ise hâl dilinin yanında kâl dilini de kullanmaktadır. Tam bu noktada insanın … Okumaya devam et Kendi olmak

İnsan: Nesneleştirenler ile özneleştirenler arasında

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

İş yaşamıma başlayalı iki yıla yaklaştı. Ve bu iki yıl boyunca şaşırarak ve üzülerek gözlemlediğim bir olgu var. O da insanların bütün ve biricik hayatlarını çok basit bir iş için feda ediyor olmaları. Hayatın tüm anlamının ona  endekslendiği, “mesai saatleri” dahilinde kalınamayıp günün tüm mesaisi ve enerjisinin feda edildiği işler… İnsanı bütün mahlukat üstünde bir “özne” konumunda yaratan Rabbin bu tercihine mukabil onu adeta robotik … Okumaya devam et İnsan: Nesneleştirenler ile özneleştirenler arasında

Bediüzzaman’ın bir tecrübesi ve insanın manevi derinliği

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Bediüzzaman, üstadı olan Kur’an-ı Hakîm’den aldığı derse binaen risalelerinde öyle ifadeler kullanır ki bırakın bir risaleden veya bir sahifeden, bir cümleden hatta bazen bir tek kelimeden dahi sizi mühim hakikatlere götürebilecek ipuçları elde edersiniz. Ben bu durumu metodoloji açısından “reşha mesleği”nin bir icabı olarak okuyorum. Her bir şeyiyle ona ayna olma, zâtında perde olabilecek hiçbir tortu bırakmama ve bu sebeple kelimeleri dahi o hassasiyetle seçme… … Okumaya devam et Bediüzzaman’ın bir tecrübesi ve insanın manevi derinliği

İnsan, robot ve Endüstri 4.0

Bilal Cebe

İstanbul Üniversitesi - Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler
Bilal Cebe

Latest posts by Bilal Cebe (see all)

Son zamanlarda teknolojinin ne kadar çok geliştiğinin ve aslında bunu ne kadar içselleştirdiğimizin belki de farkına bile varamıyoruz. Her gün yeni bir video ya da haberle karşılaşıyor, takla atan robotlardan veya birbirleriyle iletişim için yeni bir dil üreten yapay zekalardan bahsediyoruz. Geçtiğimiz günlerde önceden ayakta bile doğru düzgün duramayan robotların takla atar halini görmek de açıkçası beni çok şaşırtmadı çünkü artık alıştık. Aslında bunu bilim … Okumaya devam et İnsan, robot ve Endüstri 4.0