Ne güzeldir temizlik, istiğfar ve tevbe

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

KİRLİLİK TÜRLERİNİN gün geçtikçe arttığı ve yaygınlaştığı bir dünyada yaşıyoruz. Bir taraftan toprak, su, hava, görüntü, gürültü, ışık ve elektromanyetik kirliliklerin diğer taraftan da bilgi, ahlak, inanç gibi manevi kirliliklerin çoğaldığı ve derinleştiği bir asrın insanlarıyız. Bu ise hem bireysel hem de toplumsal anlamda kirlilik konusunda kimimizin arınma ve korunma çabasını tetiklerken kimimizin ise mevcut duruma alışma ve duyarsızlığına yol açmaktadır. Günümüzde bazı kirlenmelerin güzel … Okumaya devam et Ne güzeldir temizlik, istiğfar ve tevbe

Vekilliğe dair bir mektup

“MUTLAK VEKİL” tabiri son zamanlarda Nur talebelerinin bir kısmının hararetli bir şekilde tartıştıkları bir mesele haline geldi. Müdellel ve makul yaklaşımların yanı sıra hamasî ve mutaassıp yorumların da konusu oldu. Mutlak vekil tabirinin geçtiği mektup meseleyi anlamak isteyenler için kafi ise de onu teyid eden bir başka mektup tartışmalarda gözden kaçtığı veya kaçırıldığı için hatırlamak gerekiyor. Şualar’da geçen bu mektupta Bediüzzaman manidar bir ayrımdan bahsederek … Okumaya devam et Vekilliğe dair bir mektup

Risale-i Nur’un mânâ dünyasına olduğu gibi girebilmek-8: Tahkik mesleğine taklidî perdeleme

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Nur’un iki ana direği Risale-i Nur’un en temelde mazhar olduğu iki esma ism-i Hakîm ve ism-i Rahîm olarak Külliyatın muhtelif yerlerinde belirtilmektedir. Bu iki ismin birlikte tezahürü akıl-kalp ittifakını da beraberinde getirmiştir. Hakîm ismi Nur talebelerinin akıllarını daha mütefekkir, müdakkik, muhakkik olmaya davet ederken Rahîm ismi de kalplerinin daha şefkatli, anlayışlı, mahviyetkarâne bir hale bürümesi için işarettir diyebiliriz. Elbette bu esmâların mâbeynimizde inkişaf ettireceği çok … Okumaya devam et Risale-i Nur’un mânâ dünyasına olduğu gibi girebilmek-8: Tahkik mesleğine taklidî perdeleme

Tekzipsiz tebliğler

MERHUM ALİ ULVİ Kurucu’nun Tarihçe-i Hayat’a yazdığı ön sözde geçerliliğini daima muhafaza eden önemli bir kıstas vardır. Ona göre bir ıslahatçıyı tanımanın en kolay yöntemi, onun yolun başlangıcındaki hali ile belli bir mesafe katettikten sonraki halini mukayese etmekten geçer. Bu zaman aralığında kişi mütevaziliğini, âlicenablığını, feragatini, mahviyetini yolda bırakıp “yere göğe sığmaz” birisi olmuşsa, onun dava adamı olmadığı açığa çıkmış olur. Bu kıstas daha çok … Okumaya devam et Tekzipsiz tebliğler

Risale-i Nur’un dönemi geçmedi mi?

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

BELKİ SİZ de denk gelmişsinizdir böyle düşünenlere. Böyle düşünmelerinin çeşitli sebepleri olabiliyor; kimi dilini beğenmez, kimi yeterince modern bulmaz vs. Ben kötü niyetlileri bir kenara bırakarak iyi niyetli mütehayyirler ve elbette başta kendi nefsim için bu konuda birkaç kelam söylemek istiyorum. Risale-i Nur’un dönemi geçti mi, hayır! Risale-i Nur Kur’ân-ı Hakîm’den aldığı metot sayesinde yanlışlanabilir bilimsel teoriler değil yanlışlanamayan kâinat gerçeklikleri üzerine hakikatlerini bina eder. … Okumaya devam et Risale-i Nur’un dönemi geçmedi mi?

Zelzeleyi “lezzetli bir hayret” ile tefekkür

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

ADALET TESKİN EDİCİ, zulüm ise sarsıcıdır. Kâinat gibi insanın maddi ve manevi hayatı da adalet ve denge üzerine kuruludur. Zira Allah’ın celali ve cemali tecellileri hem insan-ı ekber hem de kâinat-ı asgarda sayısız dengeleri gerektirmektedir. Bu hakikatin çok büyük hassasiyet kazandığı bir alan olan vicdandaki yansıması ise havf-reca dengesi şeklinde ortaya çıkar. Havf yani korkunun ürpermekten dehşete kapılmaya varıncaya nice mertebeleri olduğu gibi recanın yani … Okumaya devam et Zelzeleyi “lezzetli bir hayret” ile tefekkür