Harika insanlar!

Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. Elli insan Türk oldukları (Müslüman) için şehit edildi. İçlerindeki kini hem görsel hem de yazılı olarak da kustular ve gururla yakalandılar. Olayda Hristiyan teröristlerin kaçacak, kıvıracak en ufak bir durumları yoktu ve bu sebeple durum farklı şekilde toparlandı. Günlerdir şehit olan insanların niçin şehit oldukları konuşulacağı yerde Yeni Zelanda halkının aslında ne kadar mükemmel olduklarıyla ilgili konuşmalar, haberler dinlemekteyiz. … Okumaya devam et Harika insanlar!

Hilal ile hilalin savaşı

Latest posts by Tevfik Ertem (see all)

BAŞLIK KULAĞIMIZIN ALIŞTIĞINDAN biraz farklı gelmiş olabilir. Biz hep “Haç ile hilalin savaşı” diye duymaya alıştık. Aslında şimdi de Yeni Zelanda’daki iki camiye yapılan insanlık dışı, vahşi saldırı sonucu yine kulağımızın alıştığı haliyle kullanılmaya devam ediliyor. Bense bunun hiç de söylendiği gibi olmadığını savunuyorum. Bana göre uzun süredir hilal ile hilalin savaşı yaşanıyor. Yazımın asıl amacı “Hristiyan terörist” olarak önümüze konan bir caninin Cuma namazı … Okumaya devam et Hilal ile hilalin savaşı

Risale-i Nur’un mânâ dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-7: “Bilimsel ispat” esaretinden “doğru muhakeme” özgürlüğüne geçiş

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Ey kendini insan bilen insan. Kendini oku! Yoksa hayvan ve câmid hükmünde insan olmak ihtimali var. İLK GENÇLİK YILLARIMDA Risaleleri okurken “İki kere iki dört eder derecesinde kat’i ispat edilmiştir” gibi ifadelere rastladığımda çok garipserdim. “İspat” benim dünyamda elle tutulup gözle görebileceğim nesneler üzerinde ve yalnızca laboratuvar ortamında yapılabilecek bir şeydi. Allah’ın varlığı ve birliği, haşir, melekler gibi “soyut” konular nasıl ispat edilebilirdi ki? Hem … Okumaya devam et Risale-i Nur’un mânâ dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-7: “Bilimsel ispat” esaretinden “doğru muhakeme” özgürlüğüne geçiş

The Hollywood Effect

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

BATI MEDENİYETİNİN BİZLERİ ne kadar etkisi altına aldığı bir sır değil. Belki yazının başlığı bile bu etki altında yazıldı. Burada “Hollywood”u sırf sembolik alıyorum. Maksadım yaklaşık iki yüz senedir zihin dünyamızın en mahrem alanlarını dahi ciddi bir biçimde tesiri altına alarak şekillendiren Batı medeniyetinin günümüzde sembolik taşıyıcısı olan sektörü nazara vermek. Yoksa yaşadığımız bu dehşetli kültürel dönüşümü elbette sadece sinema kanalından açıklayamayız. Bu işin bir … Okumaya devam et The Hollywood Effect

Kendiyle baş başa kalabilmek

Latest posts by Kübra Karagiyim (see all)

BİR DÜŞÜNELİM ÖNCE, düşünebilirsek tabii… “Acaba en son ne zaman kendimle baş başa kaldım?” Ya da hiç kaldım mı şu zamana kadar? Doğduğumdan beri etrafım beni kendimle baş başa bırakmayacak bir sürü eşya yığınıyla mı doldurulmuş? “Bir işten yorulunca diğerine koyul” hadisini sanki televizyondan yorulunca bilgisayara, oradan telefona diye anlamış gibiyiz. Bir dakika bile durup düşünmeye tahammülümüz yok. Sanki düşünürsek öleceğiz. Bizi bu hale bu … Okumaya devam et Kendiyle baş başa kalabilmek

Kanadı kırık tapınışlar

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

KASIM’IN 10’U BENİM için kutlanılası bir gün. Zira ilk göz ağrım, oğlum o gün doğdu. Buna binaen her 10 Kasım bizim evimizde mutlulukla karışık bir tatlı telaş olur. Bir başka açıdan ise 10 Kasım benim için hürriyet mihengidir. Şehri hatta ülkeyi putlaştırmayı arzulayan anlarda hür bir insan kalabilme mücahedesinin vaktidir. Bu yıl 10 Kasım tapınış seanslarının dile gelmiş halleri ülke gündemini daha derinden meşgul ediyor. … Okumaya devam et Kanadı kırık tapınışlar