Risale-i Nur’un mânâ dünyasına olduğu gibi girebilmek-8: Tahkik mesleğine taklidî perdeleme

Nur’un iki ana direği Risale-i Nur’un en temelde mazhar olduğu iki esma ism-i Hakîm ve ism-i Rahîm olarak Külliyatın muhtelif yerlerinde belirtilmektedir. Bu iki ismin birlikte tezahürü akıl-kalp ittifakını da beraberinde getirmiştir. Hakîm ismi Nur talebelerinin akıllarını daha mütefekkir, müdakkik, muhakkik olmaya davet ederken Rahîm ismi de kalplerinin daha şefkatli, anlayışlı, mahviyetkarâne bir hale bürümesi için işarettir diyebiliriz. Elbette bu esmâların mâbeynimizde inkişaf ettireceği çok … Okumaya devam et Risale-i Nur’un mânâ dünyasına olduğu gibi girebilmek-8: Tahkik mesleğine taklidî perdeleme

Risale-i Nur’un dönemi geçmedi mi?

BELKİ SİZ de denk gelmişsinizdir böyle düşünenlere. Böyle düşünmelerinin çeşitli sebepleri olabiliyor; kimi dilini beğenmez, kimi yeterince modern bulmaz vs. Ben kötü niyetlileri bir kenara bırakarak iyi niyetli mütehayyirler ve elbette başta kendi nefsim için bu konuda birkaç kelam söylemek istiyorum. Risale-i Nur’un dönemi geçti mi, hayır! Risale-i Nur Kur’ân-ı Hakîm’den aldığı metot sayesinde yanlışlanabilir bilimsel teoriler değil yanlışlanamayan kâinat gerçeklikleri üzerine hakikatlerini bina eder. … Okumaya devam et Risale-i Nur’un dönemi geçmedi mi?

Kafile ekibi ve Kırmızı Asa serisine dair

YOUTUBE, FACEBOOK VE TWİTTER gibi sosyal mecraların klasik kullanımının en büyük amacı dikkat çekmektir. Bu dalgaya kapılınca daha fazla takipçi, daha fazla beğeni, daha fazla şöhret, daha fazla… derken asıl amacın ne olduğu genelde arka plana atılır, bazen de tamamen unutulur. Zaten sosyal medya insanın beğenilme, konuşulma, dikkat çekme gibi nefsanî zaafları üzerine kurulu olduğu için bu kadar ilgi görüyor kanaatindeyim. Mecranın tabiatı çok samimi … Okumaya devam et Kafile ekibi ve Kırmızı Asa serisine dair

Kendini seviyorsan O’nu sevmelisin

UNUTMA EY NEFSİM! Manevi kalbini yaratan, bâtın denilen en iç kısmını kendi tecelli ve nazargâhı olarak ayırdı. Orayla başka şeyleri seversen işin yaş. O’ndan başka kime kalbinin içini verirsen parça parça edip sana geri verecek. Emin ol. Ferrari ile köy yolunda gidilmez. Allah’ı sevmek için yaratılan bir kalple üç günlük dünyanın beş kuruşluk mahlûkatı sevilmez. Onun mecrası farklı. Mecrasını şaşırırsan çok sıkıntı çekersin. Hayat senin … Okumaya devam et Kendini seviyorsan O’nu sevmelisin

Mealci modernist akıma ılımlı bakılabilir mi?

Modernist tahribat ÖNCE İSLAM MUKTESEBÂTINA, sonra hadis-i şeriflere, son zamanlarda da yavaş yavaş Kur’ân’ın lafızlarına ilişme cüreti bulan modernist akım… Hâlâ daha birçoğumuzun mahiyetinin cahili olduğu tahrip edici sel… Müntesiplerinin etki alanı ilâhiyat kürsüleri gibi mekânlarla sınırlı kalmadı, ne yazık ki halk tabakasında da hayli yankı uyandırdılar. Ekranlarda ve sosyal mecralarda sık sık kurtarıcı rolünde boy göstermeleri, “Yok efendim bütün hadisleri inkâr etmiyoruz” tarzı lütufkâr … Okumaya devam et Mealci modernist akıma ılımlı bakılabilir mi?

Varoluş muammâmızın kilidi: ene

VAROLUŞUMUZUN KİLİDİNİ BULMADAN, hayatımızda karşılaştığımız ve karşılaşacağımız hiçbir muammanın kapısını açamayız. Ya kapıyı görmezden gelerek kendimizi kandırır ya da kapıyı tekmelemek suretiyle açmaya çalışarak kendimize yazık ederiz. Bunun için insanın kendi benliğiyle olan münasebeti çok mühim. Onunla kuracağı ilişki hem kendi varoluşu hem hayat hem kâinat hem diğer insanlar hem de Rabbiyle kuracağı ilişkinin mahiyetini tayin ediyor. Sınır tanımayan bir enenin kendi menfaati adına bunların … Okumaya devam et Varoluş muammâmızın kilidi: ene