Aslından koparılmış bir ilke olarak “meşveret”

Aslından koparılmış bir ilke olarak “meşveret”

Meşveretin ontolojik temelleri Meşveretin bir hakikate dayandığına elbette inananlardanım. Biliyorum ki insanın latifelerine hayvanlarda olduğu gibi bir sınır konulmamış, muayyen bir çizgi çekilmemiş. Çünkü onun tanıması ve iman etmesi beklenen Yaratıcısı mutlak. Mutlak olan dolayısıyla kapsadığı alanı dışında başka herhangi…

Risale-i Nur’un mana dünyasına ”olduğu gibi” girebilmek-3: Mü’min ve fenalık

Risale-i Nur’un mana dünyasına ”olduğu gibi” girebilmek-3: Mü’min ve fenalık

Nefis “ahmak”tır. Tersinden söylersek eğer; nefsin “muhakeme” kabiliyeti bulunmamaktadır. Basamaklarla uğraşmaz, “anlık” göz karartmalarla iş gördürür. Dizginleri nefsin ele aldığı anlarda aklî melekeler öylesine devre dışı kalmaktadır ki “Şöyle yaparsam böyle neticesi olur” gibi en ufak bir akıl yürütme ameliyesinden…

Yaratılışın özüne doğru

Yaratılışın özüne doğru

Fâtır-ı Hakîm “yokluk” karanlıklarına “varlık” aydınlığı bahşederken bunu gelişigüzel bir surette irade etmemişti… Şu şehâdet alemindeki varlık mertebelerinin en alt basamağına cansızları-madenleri konuşlandırmıştır. Bu basamakta yer alan varlığın edilgenliği en üst, etkenliği ise en alt düzeydedir. Cansız, saf maddedir. Bir…