Hiçbir şey vera gibi olamaz

ALLAH’I TANIMAK ve sevmek itaati gerektirir. İtaat ise O’nun emirlerini yapmak ve yasaklarını da terk etme sorumluluğuyla gerçekleşir. Bu sorumluluğun (ef’al-i mükellefinin) bir kanadında farz, vacib, sünnet, müstehaplar diğer kanadında da haram, mekruh ve müfsidler yer alır. Bir de ortada mubah ya da meşru olarak isimlendirilen ne emredilmiş ne de yasaklanmış fiiller vardır. Ancak mubah/meşru fiiller dairesi nefs-i emmarenin emir ve yasaklar dairesinin sorumluluklarından uzaklaşıp … Okumaya devam et Hiçbir şey vera gibi olamaz

Zelzeleyi “lezzetli bir hayret” ile tefekkür

ADALET TESKİN EDİCİ, zulüm ise sarsıcıdır. Kâinat gibi insanın maddi ve manevi hayatı da adalet ve denge üzerine kuruludur. Zira Allah’ın celali ve cemali tecellileri hem insan-ı ekber hem de kâinat-ı asgarda sayısız dengeleri gerektirmektedir. Bu hakikatin çok büyük hassasiyet kazandığı bir alan olan vicdandaki yansıması ise havf-reca dengesi şeklinde ortaya çıkar. Havf yani korkunun ürpermekten dehşete kapılmaya varıncaya nice mertebeleri olduğu gibi recanın yani … Okumaya devam et Zelzeleyi “lezzetli bir hayret” ile tefekkür

Kâr-bela

MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ hazretlerinin Mesnevi-i Şerif’indeki muhteşem cümlelerinden biri de bezm-i eleste yüklediği şu anlamdır: O “Ben senin Rabbin değil miyim” dedi. Sen “Evet” dedin. Evet demenin şükrü nedir bilir misin? Çok bela çekmektir. Bilir misin bela çekmenin sırrı nedir? Yani fakr u fena dergâhındaki halkaya katılmaktadır.[1] “Musibet, keder, gam, darlık, sıkıntı” anlamlarına gelen bela elbette istenmemelidir. Resul-i Ekrem aleyhissalatü vesselamın da buyurduğu gibi Allah’tan … Okumaya devam et Kâr-bela

Ene çadırı

AĞUSTOS’UN İLK HAFTASINDA iki farklı mekânda ailece çadır kurma fırsatı nasip oldu: Birincisi Çam Dağı’nda altı aile birlikte iki gece, ikincisi de köyüm Ayvazpınarı’nda iki aile birlikte tek gece geçirmek anne-baba, çoluk, çocuk hepimize çok iyi geldi. Büyükşehrin keşmekeşi, sanal dünyanın cazibesinden kendimizi kısa bir süre de olsa kurtarıp kâinatın ve özellikle de kendimizin gerçekliğiyle yüzleşme imkânı elde etmek huzur vericiydi. Çam Dağı’ndaki iki gecelik … Okumaya devam et Ene çadırı

İhlas suresi babalara ne der?

ALLAH’IN SAYISIZ NİMETLERİNDEN biri de babalıktır. Her nimet gibi babalık da birçok lezzetlerin yanı sıra hakikatinde pek çok ibretleri de barındırır. İnsan kendisine babalık unvanı nasip edildiği ilk andan itibaren öncelikle pek hatırlamadığı kendi ana rahmi ve çocukluk sürecinin misline yakından tanıklık eder. İnsanı öldükten sonra tekrar yaratacak olan Fatır-ı Zülcelâl, Sani-i Kerim ve Hayy-ı Kayyum’un nasıl tek bir hücreden anbean mucizevî yaratıcılığına yakînen şahitlik … Okumaya devam et İhlas suresi babalara ne der?

Uhrevi adamın Samediyet ayinedarlığı

AYNI KÜREDE YAŞIYORUZ ancak farklı dünyaların insanlarıyız. Ekseriyetle birbirinden çok da farklı olmayan hayatlarımız var ancak hayata yüklediğimiz anlamlar arasında nice çeşitlilik mevcut. Aynı Ramazan ayının ikliminde zahiren benzer oruçlar tutuyoruz lakin bakış açımız, ibadet bilincimiz ve fırsatı ganimete çevirmemiz arasında da epey farklılıklar söz konusu. Bu halin yaşanmasında en önemli unsurlardan biri de ibadet “temsil”lerimiz. Öncelikle pratik anlamda tuttuğumuz orucumuz anlam dünyamızda neyi temsil … Okumaya devam et Uhrevi adamın Samediyet ayinedarlığı