Aynaya bakma kılavuzu

Arif Semih Sulubulut

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Arif Semih Sulubulut

Latest posts by Arif Semih Sulubulut (see all)

“Mirror mirror on the wall Who is the fairest one of all” 1. Bir kelime kendi başına bir şey ifade eder, ancak başka bir kelimeyle birlikte mutlaka başka bir şeyi ifade eder. Bu sıralar sürekli düşündüğüm ve söylediğim bir cümle bu. Enstitü’de dört arkadaşımla beraber bir konuyu müzakere ederken önümde açılı duran kitabın ilk kelimesine bakıp bunu yeniden hatırladığımda bu iki kelimenin birlikte yeni bir … Okumaya devam et Aynaya bakma kılavuzu

Hisselerin taksimi

Latest posts by Fatih Çınar (see all)

İnsanî ilişkilerimizin çabuk çıkmaza girmesinin bir sebebi, yapılan yanlışları bir tek sebebe, yani yanlışı yapana yüklememiz. Hal böyle olunca bize yanlış yapan kişiyi affetmemiz, onunla aramızda uhuvvet ve muhabbet tesis etmemiz zorlaşıyor.  Bu problemin çözümüne dair Uhuvvet risalesinde “hisselerin taksimi” diyebileceğimiz çok önemli adımlardan müteşekkil bir ölçü sunuluyor bizlere: Mü’min kardeşinden sana gelen bir fenalığı bütün bütün ona verip onu mahkûm edemezsin. Çünkü evvelâ kaderin onda bir … Okumaya devam et Hisselerin taksimi

Hastalık aynasında Esma-i Hüsna tecellileri

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

HASTA OLDUĞUMUZDA İLK aklımıza Allah’ın Şafi ismi gelir. Dualarımız Şafi-i Hakiki’den şifa istemek şeklinde gerçekleşir. Zira hastalıklarda azami derecede tecelli eden bu esmadır. Bununla birlikte aslında her bir hastalık birçok Esma-i İlahiye’nin talimine vesiledir. Son nezlem vesilesiyle Hastalar Risalesi’ni tefekkür ederken hastalık aynasında hangi isimlerin tecelli etmekte olduğuna da odaklanarak okumaya çalıştım. Bu risaledeki her bir devanın hakikatinin bir(kaç) esmanın tecellilerine dayanmakta olduğunu fark ettikçe … Okumaya devam et Hastalık aynasında Esma-i Hüsna tecellileri

Ruh şöleninden Festi Ramazan’a

Latest posts by Fatih Çınar (see all)

Yaşadıklarımız, okuduklarımıza farklı bir pencereden bakmamızı sağlayabilir. Daha önce okuyup da farklı anladığımız kitaplardan, yaşadığımız yeni olaylar sayesinde yeni manalar devşirebiliriz. Böyle bir tecrübeyi bir Ramazan ayında okuduğum Bediüzzaman’ın Ramazan Risalesi’yle yaşadım. Bu risalenin daha önce farklı anladığım bazı kısımları o Ramazan ayında şahit olduğum birtakım garipliklerle yeniden şekillendi zihnimde. Söz konusu kısım bu risalenin yedinci nüktesiydi. Ramazan-ı Şerif’in insanın kazancına bakan hikmetini anlatan bu … Okumaya devam et Ruh şöleninden Festi Ramazan’a

Müzakere-01: Akıl-Esmâ ilişkisi ve hakikate giden üç yola etkisi

Abdülhamid: Yirmi Dördüncü Söz’ün İkinci Dal’ının sonunda geçen şu bahis: İşte nasıl bir gece adamı ki hiç güneşi görmemiş, yalnız kamer âyinesinde bir gölgesini görüyor. Güneşe mahsus haşmetli ziyayı dehşetli cazibeyi aklına sığıştıramıyor. Belki görenlere teslim olup taklit ediyor. Öyle de veraset-i Ahmediye (asm) ile Kadîr ve Muhyî gibi isimlerin mertebe-i uzmâsına yetişmeyen haşr-i âzamı ve kıyamet-i kübrâyı taklidî olarak kabul eder, “Aklî bir mesele … Okumaya devam et Müzakere-01: Akıl-Esmâ ilişkisi ve hakikate giden üç yola etkisi

Bediüzzaman’ın bir tecrübesi ve insanın manevi derinliği

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Bediüzzaman, üstadı olan Kur’an-ı Hakîm’den aldığı derse binaen risalelerinde öyle ifadeler kullanır ki bırakın bir risaleden veya bir sahifeden, bir cümleden hatta bazen bir tek kelimeden dahi sizi mühim hakikatlere götürebilecek ipuçları elde edersiniz. Ben bu durumu metodoloji açısından “reşha mesleği”nin bir icabı olarak okuyorum. Her bir şeyiyle ona ayna olma, zâtında perde olabilecek hiçbir tortu bırakmama ve bu sebeple kelimeleri dahi o hassasiyetle seçme… … Okumaya devam et Bediüzzaman’ın bir tecrübesi ve insanın manevi derinliği