Kelimelere hislerini koymak

MÜBAREK CUMA GÜNLERİNDEN birinde bize Japonca öğreten Japon hocamız sınav konumuzu açıkladı: “Kelimelere hislerini koymak”. Ortalama 1,5 dakikayı geçmeyecek şekilde metin hazırlayıp hocaya kontrol ettirecektik. Ardından sınav vakti ezberden okuyup hocanın sorularına cevap vermemiz gerekiyordu. Hayda bu konu da nereden çıktı derken beyin fabrikası hemen çarklarını çevirip çalışmaya başladı. Fırsat bu fırsat diyerek “ihlas” konusunu ele almaya karar verdim. Hazırladığım metnin bir kısmı böyle oldu: … Okumaya devam et Kelimelere hislerini koymak

Peder ve validemizin kıymetini bilelim

Peder, cesaret ve koruyup kollamada bir abide. Evladını kucaklayıp muhafazasına alan bir derya. Evladının dünyevi ve uhrevi ihtiyaçları için dur durak demeden uğraş veren er kişi. Şefkat ve merhametiyle, sırtını dayayacak kendisinden destek alacak evladına bir dayanak noktası. Allah’ın celal ve cemal sıfatlarının tecellilerini üzerinde barındıran, yaşayıp yansıtan bir dağ. Hem vakur ve dik duruşlu hem de yumuşak, narin ve latif bir yapıdaki adam gibi … Okumaya devam et Peder ve validemizin kıymetini bilelim

Nöbetteki askerden mektup (6-son): Askerlikten terhis

Askerlik vazifesinin nihai demlerini yaşadığım şu son günlerde, sivilde iken ara ara kafaya dank ettiği vakitlerde olduğu gibi “terhis” kavramı alemime ilişiyor. Üzerinde tefekküre dalıyorum. Asker ocağında nice nurani muhabbetler edilmiş, güzel dostluklar elde edilmiş. Bir yandan birbirini Allah rızası için seven yeni kardeşlikler elde edildi diye sevinirken öte yandan zahiri ayrılıklar yaşanıyor diye insanın gönlü daralıyor, gözleri mahmurlaşıyor. Ayrılıklar yeni bir mekana geçişe işaret … Okumaya devam et Nöbetteki askerden mektup (6-son): Askerlikten terhis

Nöbetteki askerden mektup (5): Lisan-ı halin üstünlüğü

Allah peygamberlerine, kendisinin emir ve kanunlarını aynen bildirdiği gibi, terbiyeye muhtaç biz insanlara bildirmesi için vahiy ile hitap eder. Cenab-ı Hak, peygamberlerin sertacı Efendimiz Muhammed Mustafa’ya (asm) şöyle hitap eder Maide suresinde: (Ey Şanlı Peygamber!) Rabbinden sana indirilen her şeyi tebliğ et. (Maide, 5/67) Peygamberin üzerine düşen sadece tebliğdir. (Maide, 5/99) Yasin suresinde ise; Açık bir tebliğden ötesi bizim üzerimize vazife değildir. (Yasin, 36/17) Efendimiz … Okumaya devam et Nöbetteki askerden mektup (5): Lisan-ı halin üstünlüğü

Seyirci

Latest posts by Belgin Çakır (see all)

Bu hikâye dünya üzerinde herhangi bir yerde herhangi bir zamanda milyonlarca kez tekrar ediyor olabilir. Oysa benim izlediğim bana özel gösterimdi! Başlık: Nasıl bakarsan o! Adres: İETT yolcu otobüsü, Fatih Camii ile Edirnekapı arası/İstanbul Tarih: Yakın geçmiş zaman… Sınırsız tanımlı iki yüz geçiş haklı öğrenci kartımı okutup bu kadar kısa mesafeyi yürümeye üşendiğim için bindiğim otobüsün içinde kendime geniş koltuklardan birinin kenarında bir kadının yanında … Okumaya devam et Seyirci