Peder ve validemizin kıymetini bilelim

Peder, cesaret ve koruyup kollamada bir abide. Evladını kucaklayıp muhafazasına alan bir derya. Evladının dünyevi ve uhrevi ihtiyaçları için dur durak demeden uğraş veren er kişi. Şefkat ve merhametiyle, sırtını dayayacak kendisinden destek alacak evladına bir dayanak noktası. Allah’ın celal ve cemal sıfatlarının tecellilerini üzerinde barındıran, yaşayıp yansıtan bir dağ. Hem vakur ve dik duruşlu hem de yumuşak, narin ve latif bir yapıdaki adam gibi adam.

Valide ise şeffaf, kibar bir şefkat kahramanı. Evlad-ı ıyalini, rahmani muhabbetiyle sarıp sarmalayan bir şefkat kahramanı. Çocuğunun derdini dinleyen, çözüm yolları arayan yüreği yumuşak olan yar. Bundan olsa gerek sevgi ile dolan maşuklar bize ana gibi yar gerek derler.

Ve yuvayı dişi kuş yapar denilir. Evin içindeki uğraşlara baktığından mıdır, kendileri için bereketin dağıtıldığı sabahın ilk ışıklarıyla güneşin dünyaya gözünü kırptığı vakitlere kadar çalışan bey’ine hürmetinden midir bilmem lakin yuvasının bekası için her şeyi göze aldığına eminim. Hele ki söz konusu canından parça veledi ise. Misalen evladını tehlikede gördüğü vakit bir peder misal cesur kesilir, evladına saldıranı yere serer. Bu canlılar dünyasının tamamında geçerli bir ilahi kanundur. Aile hayatının dizayn ve devamında da önemli bir ölçü…

Çocuğun ilk muallimi olan anne, evladını İslami terbiye üzerine yetiştirirken, onu tehlikelerden muhafaza etmeye çalışırken; kuvvetini, dirayetini dirayet abidesi olan beyinden alır. Bu kuvvet, yuvasını inşa etmek için verdiği uğraşlarda destek aldığı yol arkadaşının cesaretinden doğan bir şefkattir. Buradaki şefkat, merhamet, cesaret vb. ilahi nimetler bir bütündür aslında. Kuvvetler birliği. Birbirinden destek alan güzellikler…

Her ana ve baba evlatlarının dünyevi ve uhrevi saadeti için mücadele eder. Hayatlarını bu istikamet üzere çevirir. Mesela anam ve babam bu noktada gayet iyiler. Her ikisi de hasletlerince bu noktada zirve. Birinin himmet ve muhafazası birinin şefkat ve merhameti devam ediyor.

Babam, zikrini diline aheste aheste vururdu. Yerinden kalkmadan saatlerce Kur’an okuduğundan ağzının susuz kaldığını, dudaklarının yapıştığını hatırlarım. Ezan ile namaz denildi mi : “Gûrı war verden, biyeren ma nımaj bık. Gûre dünya xaton dünya meqed neqetyen/İşi bırakın, gelin namazı kılalım. Dünya bitmeden dünya işi bitmez” derdi. Ahirete bakışı müezzine sela okutturacak türdendi. Her dem hazırmış gibi.

Ben dünyaya varmadan evvel bir güvercin olup sonsuzluk alemine intikal eden ağabeyim Ferhat’a olan bağlılık ve sevgisinden künyemi Ferhat olarak nakşedip anama emanet edenim; rahat edesin inşaallah nur ile dolan kabrinde. Anam iyi semirdi bizi. Evlatlarının her biri amel defterini açık tutmak için uğraş veriyor. Verilecek. Bizden Efendimiz’e (asm) selam ulaştır.

Babam bana hem ruhen hem de simaen Üstad’ımı da anımsatır…

Her ana ve babaya zerreden küreye kadar hürmet ve teşekkür ederim. Cenneti yanlarında gezdiren ana babaya saygıda kusur yok. Genelde ancak yoklukları ile varlıklarının değeri anlaşılıyor. Bu böyle olmamalı. Yoksa diz çok dövülür. Onlar için şunu şöyle yapsaydım, bunu böyle yapsaydım demeler başlar. Bunun için hâlâ yanı başımızdayken şöyle aşk ile ellerini bir öpelim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaşım