Bir imanî ispat metodu olarak icma

İMANÎ MESELELERDE ŞÜPHEYE düşmenin önemli sebeplerinden birisi, inkar edenleri ister nitelik isterse nicelik olarak gözümüzde büyütmemizdir. Öyle ya, inkar edenler arasında devasa akıllar, muazzam zekalar da var. Nice filozofu, nice bilim insanını küfrün safında görürüz. Kendi aklımızla mukayese ettiğimizde karşımızda büyük akılların ittifakını buluruz. Küçücük aklımızla bunlara karşı nasıl kafa tutarız diye düşünürüz. Belki de bu yüzden hidayete eren düşünürler ve bilim adamları bizim daha … Okumaya devam et Bir imanî ispat metodu olarak icma

Diş fırçası ve kâinat

BEŞER OLARAK HER davranışımıza sorumluluk eşlik etmiyor. Kimi zaman sonucunu hiç düşünmeden kimi zaman da yeterince düşünmeden davrandığımız oluyor. Örneğin bize göre sadece kendimizi ilgilendirdiğini düşündüğümüz bir davranışın aslında yeryüzündeki diğer mevcudatı da alakadar ettiğini görmüyoruz. Veya bize yarar sağlayan bir hareketimizin kâinata zarar verebileceğini yeterince düşünmeyiz. Kişisel temizliğimizi sağlayan bir ürünü kullanırken aynı ürünün dünyayı kirletebileceğini ne çok düşünmek isteriz ne de kabul etmek … Okumaya devam et Diş fırçası ve kâinat

Düsturların aynasında (1): Şahıs yok mu?

BİR DÜŞÜNCEYE YAPILABİLECEK en büyük kötülüklerden birisi onu yanlış anlamaktır. Yanlış iliklenen ilk düğme misali, yanlış anlaşılmış düşünceden sonra da doğru davranış sergilemek mümkün olmuyor. İnsanın olduğu her yer gibi Risale-i Nur hizmeti yapan çeşitli mecralarda da yanlış uygulamalara rastlıyoruz. Hataları büsbütün yok etmek mümkün olmasa da onlarla yüzleşip gücümüzün yettiği kadar mücadele etmemiz gerektiğine inanıyorum. İlkini bu yazının oluşturduğu bir dizi makale serisinde odaklanmayı … Okumaya devam et Düsturların aynasında (1): Şahıs yok mu?

Siyâset-i nefsiyye veya küçük daire

RİSALE-İ NUR’DA SİYASETLE ilgili ortaya konan ve bugün önemi daha iyi kavranması gereken ölçülerden birisi siyasete hak ettiğinden fazla merak harcanmaması gerektiğidir. Vazife icabı siyasetle iştigal etmesi gerekenler müstesna, geniş kesimlerin siyasetle fazlaca ilgilenmesini birçok açıdan zararlı buluyor Bediüzzaman. Siyasî geniş dairelere aşırı bir odaklanma, dar dairedeki kalbî ve ruhî vazifelerin ihmaline yol açabilir. Basit fikirli ve idare-i ruhiye ve diniyesine ve şahsiyesine ve beytiyesine … Okumaya devam et Siyâset-i nefsiyye veya küçük daire

Caminin cemali

Üniversite kampüsüne çok yakın mesafede küçük ama işlek bir mekan. Gelenlerin çoğu genç, çoğu öğrenci. Fakültedeki ders aralarında geliyor bazısı oraya. Şehrin merkezinde ve üniversiteye yakın olması gelenler için hayatı kolaylaştıran önemli bir husus. Müslümanların çoğunluğu teşkil etmediği bir ülkedeki bir camiden bahsediyorum. Adım başı cami olmayan bir diyarda caminin ne kadar önemli bir mekan olduğunu hissedebiliyorsunuz. Önemini inkar edenler de şüphesiz vardır; onu mekanlardan … Okumaya devam et Caminin cemali

Mübalağa perdesi

Hemen hemen herkesin hayatında şahit olduğu veya olabileceği gerçeklerden biridir, hakikatin yanlış temsilinin ne denli zararlı sonuçları doğurduğu. Söz gelimi dini hal ve kal diliyle tebliğe mükellef bir âlimin bu iki dili arasında bir uçurum gözlemleniyorsa dine muhtaç olanlar ile din arasına bir perde çekmiş demektir. Veya dini anlatırken abartıdan kaçınmıyorsa bu hem anlattığı hakikatlere karşı bir hürmetsizlik manasına gelir hem de abartıdan hoşlanmayanları yine … Okumaya devam et Mübalağa perdesi