İştahını bulan küçük kız

İştahını bulan küçük kız

ARİF BİR DERVİŞTİ ki ona sual ediliyordu. Hiç kimsenin fark etmediklerini fark ediyordu. Sual ve cevabın birbirine olan aşklarını fark etmiş olması da bu filozof ruhlu, bilge dervişin bir gizemiydi.

Önünün hiç boş kalmadığı, tokmakla vurulmaktan ahşabının aşındığı kapısı yine tıkladı. Tak tak… Kapının önünde bir tıkırtı…

— Hadi girelim içeri!

— Yok yok! Rahatsız ederiz, bu salih kulu, geri dönelim.

Ederiz, etmeyiz; gidelim, kalalım derken içeriden naif bir ses geldi.

— Buyurun efendim, kapıda kalmayın.

“Rahatsız etmeyiz demiştim, ariftir anlar halimizi gel gel” konuşmaları ile giriverdiler içeri. Hoş beş muhabbet derken uzunca bir hasbihalden sonra müşkül sualin zamanı geldi. Bakalım sual en güzide sevgilisine kavuşabilecek mi?

— Eee söyleyin bakalım nedir müşkülünüz?

— Bizim beş yaşında çelimsiz bir yavru kızımız var. Korkuyoruz yemeye yemeye hasta olacak. Bize büyük bir çile, hiçbir yemeği beğendiremiyoruz azizim.

— Çok işitmişiz, dermanı olan bu derdi.

— Aman efendim! Lütfeder misiniz?

— Öncelikle çocuğumuz neden yemek seçer, onu bir taharri edelim. Ya da beğenmemeye tesir eden muhtemel saiklerin neler olabileceğini tahmin edelim.

— Nasıl isterseniz efendim.

— O zaman suallerime cevap beklerim.

— Suallerinizi bekliyorum efendim.

— Mesela sen sabah evden çıkarken hanımına “Akşama bana bu yemeği yap yanında da şu yemek olsun” der misin?

— Ooo muhakkak efendim zira her önüme geleni yiyemem.

— Hmmm… Peki! Pazara gitmek zamanı geldiğinde hanımınız size “Pazardan falan sebzeyi alma, filan meyveyi alma” der mi?

— Der efendim. Mesela hanım asla kabak yemez ben de almam. Ben de baklayı sevmem, kavunu yemem, onları da almam.

— O zaman siz eve misafir geleceği zaman da gelecek misafirlerimiz, bunu sever şunu sevmez diye düşünüp ona göre hazırlık yapıyorsunuzdur.

— Elbette efendim.

— Sizin hanım o zaman “Ne yersiniz?” diye sorup ev ahalisinden yemek öncesi sipariş de alıyordur.

— Ha ha ha ha… Beni güldürdünüz kusuruma bakmayın. Aynen öyle efendim. Büyük oğlan etsiz yemek yemez. Büyük kızımız hep sebze ister. Küçük oğlan da devamlı abur cubur ister. Ama bu küçük kızımız hiçbir şey yemez oldu. Bize yardım edin efendim.

— Şimdi söyleyeceklerimi aklına güzelce yazıver. Bundan sonra sabah evden çıkarken akşama yemekte bunları istiyorum demek yok artık. Evine geldiğinde ne hazırlanmışsa onu yeyiver bir zahmet.

— İnşallah efendim.

— Artık pazardan mevsimine ve kesenize münasip ne varsa o alınacak. Kabak istemem, bakla istemem de yok, “istemem” istekleri de bitmeli.

— Tamam efendim.

— Anneye sipariş vermek de son bulmalı, akşam yemek de ne varsa o yenmeli. Sofrada herkes sessizce yiyebilecekleri ile iktifa etmeli. Büyük oğlan et istermiş, büyük kız sadece sebze istermiş, küçük oğlan abur cubur yermiş son bulmalı. Yoksa böyle devam edilirse küçük yavrumuz iyileşmez maazallah.

— Aman efendim öyle demeyin.

— Öyle işte.

— Fakat efendim siz çocukla alakalı hiçbir şey söylemediniz, hep bize tavsiyelerde bulundunuz. Çocuğumuza, biricik kızımıza ne yapmalıyız? Hadi biz bunları yaptık, küçük kızımız ne olacak?

— Hey güzel dostum, yavrucak böyle bir mekanda yetişmiş evvela mekanın esaslarını değiştirmeliyiz.

— Ya sonra efendim, bunlar kafi gelir mi? Bu söylediklerinize dikkat etsek, yavrucuğum gözüne, kulağına şifa olacak yemekleri yer mi ne dersiniz?

— Siz bu söylediklerime dikkat ederseniz yavrucak bir an önce düzelir Allah’ın izni ile.

— Hay Allah razı olsun efendim.

— Şimdi geldi en sırlı şifaya.

— Bahşedin efendim.

— Bu söylediklerime azami dikkat etmenizle beraber, nice çocuklarda tecrübe edilmiş reçete, müthiş bir iksir geliyor.

— Neymiş efendim o iksir.

— Aman ha! Hanımın bu reçeteyi iyi tatbik edecek.

— Söyleyin efendim, ben kendisine meselenin ehemmiyetini izah ederim.

— Bundan sonra eşiniz kızınızın yemediği yemekleri yaparken küçük kızınızdan yardım isteyecek ve yemeği onunla beraber yapacak. Hatta kızınız yemeğe sadece tuz koysa bile onun baş aşçı olduğuna önce siz inanmalısınız. Ne yemeği olursa olsun sofrayı dört gözle beklemelisiniz ki kendi de aşçı olduğuna emin olsun. Bu ciddiyet ile hareket etmelisiniz ve yemek ortaya geldiği zaman sabırsız gözlerle “Ooo kızımızın ellerine sağlık, yemeğimiz misss gibi görünüyor” dediğinizde hepinize afiyet olsun. Yavrucak artık sizinle beraber muhakkak yemeği kaşıklıyor olacak. Üç ay sonra tekrar gelin bakalım neler olmuş.

— Allah sizden razı olsun azizim. İnşallah bu söyledikleriniz derdimize çare kızımıza şifa olur da üç ay sonra uçarak geliriz.

— Haydi uğurlar ola.

Üç ay sonra adamcağız ve ahbabı dervişin yanına koşarak gittiler. Heyecandan kapıyı da çalmadan palas pandıras içeri dalıverdiler.

— Esselamü aleyküm aziz dervişim.

— Ve aleyküm selam. Pek mesrûr ve sevinçli görünürsünüz anlatın bakalım neler oldu.

— Azizim söylediklerini bir bir yaptık. Anlattığın her meseleye her gün hassasiyetle dikkat ettik. Evvela kendim dikkat ettim. Hanım ne yemeği yapmışsa oturduk, hep beraber onu yedik. Pazarda ne bulduksa onu aldık. Yemekte ne varsa onu yedi çocuklar. Yemekte zorlandığımız zaman yemeğin suyuna ekmek bandırdık ama hiç sesimizi çıkarıp ağzımızı açmadık. Çok da iyi oldu lakin bunların kızıma faydası oldu mu olmadı mı bilemedik. Kızımız üç ayda kendine geldi. Asıl onu iştahlanması yemeğe yardım ettiği zaman kendisine “Ellerine sağlık kızım ne güzel yapmışsın” dediğimizde oldu. “İşte ben böyle güzel yemek yaparım” diyerek yemeklerden çok güzel yedi azizim. Allah senden ebeden razı olsun.

— Evet güzel dostum ben de biliyordum, ona yemek yaptırıp “Ellerine sağlık ne güzel yemek yapmışsın güzel kızım” dediğinizde yaptığı yemekten yiyeceğini. Yaptığı yemeği yememesi mümkün değildi. Yemesi içmesi için bu düstur yeterliydi belki. Fakat sizin de tedaviye ihtiyacınız vardı. Bir insanın acıktığında yiyebileceğin her yemeği sair bolluk zamanda yememesi nankörlüktür siz de bundan kurtuldunuz.

Latest posts by Ömer Faruk Topçuoğlu (see all)
Share

One thought on “İştahını bulan küçük kız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: