İslambol

Minarelerin şehri Tutkular var şimdi kalbimde Bir pırlantayı zor tutuyorum Aktı akacak yüreğime Soğuk, yok yok çok soğuk Sendeki hırçın dalgaların Nağmesinde yankılanan ezanlar yok Soğuk… çok soğuk. Minarelerin şehri Hasretim; martılarında göz olmaya Ses vermek ezanlarla, Süzülmek yedi tepe boyunca… hasretim Nefsin arzularından uzaklaştıran هُوَ ‘nin manasında kaldı yüreğim Terk edişlerin en güzelini Seni yaşarken hissederim Minarelerin şehri Susmaz, sapmaz, şaşmazsın Taviz batağına asla … Okumaya devam et İslambol

Saymadan ver ki

Neler aldığımı bilmeden verdim. Hani emanetti ya elimdekiler, ellerimle tutarak vermek, emanetle başka bir emaneti teslim etmek çok garipçeydi. Hani acizdim de bu kadar da değil. Güzel olan bunca fakirliğime rağmen bana vermeyi hissettirmesiydi ve o sevinci lütfetmesiydi. Aslında veren O’ydu, bense ne kadar da çok veriyorum sanıyordum. Bir de üstelik verdiklerimi(!) sayıyordum. Bunları biliyordu elbet ve haberdardı en ince hislerime kadar. Utanmazken ve ince … Okumaya devam et Saymadan ver ki

Kağıt toplamak

Nimet hürmet ister ta kıymet verdiğin bilinsin. Allah bereket verip eksikliğini göstermesin. Tadad etmekle bitiremeyeceğimiz nimetler içinde kelam nimetinin ekmeği geldi aklıma. Nedir kelamda ekmek gibi hürmete layık olan, düştüğü yerden yükseğe kaldırılan, insanlığa mushaf gönderilen. Cevabı az çok anladık kelam nimetinin ekmeğidir kağıt. Taharet ve kurulama amaçlı kullanılamaz; kudsi yazılarıyla buruşturulamaz, yırtılamaz, çöpe atılamaz bir kağıt. Çağ açan tefsirin telifinde kibrit kutusu büyüklüğündekiler bile … Okumaya devam et Kağıt toplamak

Kelâmda istiğna

Bediüzzaman Said Nursi istiğnanın zirvesinde bir zat… İstiğna için önce iktisad gelir ki Bediüzzaman’daki, yeme-içmenin ötesinde bir kanaat ve iktisad; nefesini, ömür dakikalarını boşa harcamayan bir zat… İstiğnasının temeli, maddiyata, malayaniyata ve faniyata muhtaç olmayışı muntazır kalmayışı… Öyle ki kelamı/kelimeleri bile bir istiğna abidesi… Kabul görmek, nam salmak, kapak atmak ya da beğenilmek, kendini/bilgisini ispat etmek için söylemiyor, kendini bunlara muhtaç hissetmiyor. Bizzat hakikat için, … Okumaya devam et Kelâmda istiğna