Burası çok güzel

TUTUYORUM nefesimi, uçuyor kırlangıçlar Sabahı çoktan karşılamış horozlar Tertemiz bir hava, taptaze kokular Burası çok güzel, baharı özlemişim Aynı çocukluğumdaki gibi Patlamış beyaz çiçekler Derunumda düşünceler Şu burnuma gelen hava Nemli toprak ve çiçek, biraz da taze tezek Burası çok güzel Küre-i arz giymiş yemyeşil bir yelek Baharı özlemişim Buğulu dağ etekleri, hafif serince rüzgâr Uyanmamak elde değil, mee’liyor kuzular İki nefes arasından nasıl geçip … Okumaya devam et Burası çok güzel

Fatih’te bir gece vakti

İSTANBUL BİR ÜLKENİN değil kıtaların göbeği. Fatih bir semt değil İstanbul’un kalbi. Kalabalığı sel gibi, akan kan gibi. Bilmem kaç millet kaç insan misafiri. Az ya da çok kalıyor pek çok insan sakini. Gündüzleri pek bir telaşlı koşuşturması, yoğun trafiği. İnsan gibi değil yaşamak insan gibi kalabilmek bile zorluyor insanı, çaresiz fıtratı. Ölüyor belki latifeler yavaş yavaş, biraz biraz bilemiyorum. Hele de doğup büyümediğin, sonradan … Okumaya devam et Fatih’te bir gece vakti

Cıss

ÇOCUĞA SÖYLENEN “CISS”LAR kadar fıtrilikten uzağız anlaşılan. Peygamber Efendimiz’in (a.s.m.) evinde (dikkat edin devrinde demiyorum) bir çocuğa yasak olacak ve çocuğun kendisine yahut oynadığına zarar verebileceği eşyalar var mıydı? Çocuk bir yaşına girer girmez belki öncesinden hareketlenmeye ve keşfe başlıyor. Nesneleri canlı-cansız cisimleri tanımaya –bilhassa ağızına götürerek– çalışıyor. Herkesçe malum evet çok tatlı, eğlencelik manzaralar görüntü ve durumlar sergiliyor. Ve aslında pek çok tehlikeyi atlatıyor, … Okumaya devam et Cıss

Bağlanmayacaksın

GÖZYAŞI akıtacak, ağlayacaksın Yine de kalben bağlanmayacaksın Eşyası adem, sevdası adem Fenaya gidene bağlanmayacaksın Bin hakikat dersi alsan da gönlüm Yine cemal görüp tutuldu dilin Vakti kıblesi şaştı namazın Gönlünde yer verip bağlanmayacaksın. Bin esefle geri döner üzüm Vurduğu tokatlara doymadı yüzüm Gönül pınarım akıtır hüzün Bekasız masivaya bağlanmayacaksın. Bak sırtını döndü gidiyor, Bu dünya aldatmaca, oyundur, diyor Hevesler kursağına bir bir diziliyor Sevgiliye kalben … Okumaya devam et Bağlanmayacaksın

Kurtuluş savaşı

Sarmış düşman dört bir yanı Basmış boğazımızı eziyor Çırpınışlar içinde bir ahali Hıçkırıklar duyanı yıkıyor   Sanki Hendek muharebesi Yokluk içinden bir fikir doğuyor Mucize gibi bir hal küffar boğuluyor   Sarmışsa düşman dört bir yanı Salmışsa anne savaşa evladını Yok diye silah, satmışsa erzakını On beşlik de olmuşsa Mehmed’i   Kudretine zor değil yoktan var etmek İlahi! Savaşın içindeyiz Günahların çiğnediği nefsin muharebesi Şiddetle … Okumaya devam et Kurtuluş savaşı

Zatın

Zatın ayıp bana, Zatını düşünmek haram; Eserlerin acib bana, eserlerin nimet… İnce düşünüşler, cömert ikramların var. Bana özelsin, özel ihsanların var. Tertemiz manzaraların, güzel düzenlerin var. Aşık olurum ben de, tutkununum Senin.   Zatın ayıp bana, Zatını düşünmek haram; Fiillerin yeter ama, isimlerin de yeter, Düşünürüm Seni, hep düşünürüm… Yetersin bana Ezelî Sultan! Yeter elbette bana Senin ebedî kulun olmak…   Okumaya devam et Zatın