Aslından koparılmış bir ilke olarak “meşveret”

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Meşveretin ontolojik temelleri Meşveretin bir hakikate dayandığına elbette inananlardanım. Biliyorum ki insanın latifelerine hayvanlarda olduğu gibi bir sınır konulmamış, muayyen bir çizgi çekilmemiş. Çünkü onun tanıması ve iman etmesi beklenen Yaratıcısı mutlak. Mutlak olan dolayısıyla kapsadığı alanı dışında başka herhangi bir varlık alanı bulunmayan bir Zatı en üst mertebede tanımak ve iman etmek elbette yalnızca “mutlakı arzulayan” bir varlık formunun kârı. İşte burada insanın kuvvelerine … Okumaya devam et Aslından koparılmış bir ilke olarak “meşveret”

Şura ve meşveret ayetleri

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

Risale-i Nur’un meslek ve meşrebinin en önemli esaslarından biri de meşveret ve şuradır. Çünkü meşveret ve şura, Kur’an’ın ehemmiyetli bir emridir. Bu ehemmiyetin bir neticesidir ki Ebu Hureyre radıyallahu anh “Ben Resulullah’dan daha fazla arkadaşları ile istişare eden hiçbir kimse görmedim.” tanıklığını dile getirmiştir. Hakiki manada bir hürriyet, ihlas ve tesanüd ancak meşveret ve şura ile mümkündür. Bediüzzaman Said Nursi, şura ve meşveretin ihlas ve … Okumaya devam et Şura ve meşveret ayetleri