Hizbü’l-Azam-ı Kur’ani: Risale-i Nur’un ruhu, esası, üstadı, me’hazı, menbaı ve madeni olan ayetler

Hizb-i Azam çok uzun olduğundan daha yazdıramadım

Sizlere Risaletü’n-Nur’un Hizb-i Ekber’ini ve Kur’an’ın Hizb-i Azam’ını göndermek isterdim. Fakat Hizb-i Azam çok uzun olduğundan daha yazdıramadım.

Kastamonu Lahikası

Hizbü’l-Azam-ı Kur’aninin gelmesini iştiyakla bekliyoruz

Risale-i Nur şakirtlerini neşr-i envar-ı Kur’aniyede muvaffak eylesin. Amin. Hizbü’l-Azam-ı Kur’aninin gelmesini iştiyakla bekliyoruz.

Kastamonu Lahikası

Hizbü’l-Ekber’deki ayat bütün Risale-i Nuriyenin ruhu, esası, madeni, üstadı ve güneşidir

Mektubunuzda çok ehemmiyetli bir hadise-i Nuriyeden bahis var ki Hizbü’l-Ekberü’l-Kur’an’ı tab etmek teşebbüsüdür. Evet, o Hizbü’l-Ekber’deki ayat bütün Risale-i Nuriyenin ruhu, esası, madeni, üstadı ve güneşidir. Onun tab’ından sonra mümkünse Risale-i Nur’un Hizbü’l-Ekberi namında Arabiyyü’l-ibare ve iki Ayetü’l-Kübra ve münacatın hülasası olan risaleyi dahi tab etmek lazımdır. Fakat elinizdeki nüsha benim nüsham gibi mükemmel değil. Biz burada yazıp isterseniz size gönderelim. İsterseniz İstanbul’da matbaada olan vekilinize gönderelim, adresini bildiriniz.

Kastamonu Lahikası

Kur’an’ın Hizbü’l-Ekberi geldi: Üstünde ferman tuğrası

Yirmi Sekizinci Mektub’un rüyaya ait birinci risalesinin altıncı nüktesinde rüya-yı sadıka, kader-i İlahinin her şeyi ihata ettiğine bir hüccet-i katıa hükmünde Üstadımız binler tecrübeyle gördüğü gibi aynen bu vakıa dahi bizlere şuhud derecesinde kat’i ispat etti ki hadisat vücuda gelmeden evvel mukadderdir, malumdur, muayyendir, kader-i İlahinin mizanıyla geliyor diye bu rükn-ü imaniye bize gayet latif ve kat’i bir nümune oldu.

Hem aynı rüyanın ikinci tabakasında Üstadımız görüyor ki Risale-i Nur’un heyetine bir ferman geliyor. Birden geldi, o kudsi ferman Kur’an çıktı. Bunun tabiri aynı günün aynı tecrübe saatinde Kur’an’ın Hizbü’l-Ekberi ümit edilmediği bir vakitte, malum Asiye Hanımın hanesinde etrafı tezyin edilen Hizbü’l-Ekberi yüz senelik bir güzel kap içinde, o kabın, üstünde sırmayla padişahların mühim fermanlarında tuğra-i şahane işlenmiş olduğunu gördük.

Üstadımız dedi ki: Ferman geldi diye Kur’an çıktı. Şimdi de Kur’an’ın Hizbü’l-Ekberi geldi. Üstünde ferman tuğrası bulunduğundan, Risale-i Nur’un heyetine beşaretli ve medar-ı feyiz ve terakki bir ferman-ı Rabbani hükmüne geçeceğini rahmet-i İlahiyeden bekliyoruz. Bu tabirden sonra ikinci günü sizin çok kıymettar hediyeniz hakiki tabirini güneş gibi meydana çıkardı.

Kastamonu Lahikası

Hizbü’l-Ekberi’l-Kur’ani’nin başında yazılan ünvan içinde bir cümle noksan kalmış

Aziz, sıddık kardeşlerim,
Size gönderdiğimiz Hizbü’l-Ekberi’l-Kur’ani’nin başında yazılan ünvan içinde bir cümle noksan kalmış. Şöyle ki: “Mucizatlı bir vird okumak isteyen bunu okusun” yerinde, “Mucizatlı ve her bir harfi on ve yüz ve beş yüz ve bin ve binler kadar sevap ve meyve veren bir virdi okumak isteyen, bu semavi virdi okusun” yazılacak.

Kastamonu Lahikası

Resailü’n-Nuriyenin menbaları ve esasları olan beş yüzden fazla ayat

Kur’an-ı Azimüşşan ve Mucizü’l-Beyan’ın, Hizbü’l-Ekberü’l-Azam namında Resailü’n-Nuriye’nin menbaları ve esasları olan beş yüzden fazla ayatları yazdık, bu Ramazanda size göndermeye muvaffak olamadık. İnşaallah bir vakit size gönderilecek.

Kastamonu Lahikası

Üç kerametli risalelerin kumandasında bütün risaleler kendilerini ellere vermemek için ortada görünmedi

Üçüncü günde daha şiddetli arama ve taharri etmek, zabıtanın siyasi komiseri bir taharri komiseriyle geldiği vakitten iki üç saat evvel üç kerametli risalelerin kumandasında bütün risaleler kendilerini ellere vermemek için ortada görünmediler. Bütün iki saat o taharri neticesinde Ankara’dan gelen bir Ramazan tebrikiyle, bir Ramazaniye Risalesini elde ettiler. Mütalaadan sonra iade etmek vaadiyle aldılar. Bütün bu halat yüksekte duran Mucizatlı Kur’an-ı Azimüşşan’la beraber i’cazlı Hizb-i Kur’ani’nin nüshaları ve Hizb-i Nuri’nin risaleleri, bu harika vaziyeti gösterdiler. Cenab-ı Hakka onların hurufatı adedince ve şehr-i Ramazan’ın dakikalarının aşireleri sayısınca hamd ü sena ediyoruz. Elhamdü lillahi ala külli hal.

Kastamonu Lahikası

Bütün risalelerin hususi menbaları, madenleri olan binden ziyade ayat-ı Kur’aniye

Bütün risalelerin hususi menbaları, madenleri olan binden ziyade ayat-ı Kur’aniyeyi kendi Kur’anımda, evvelce işaretler koyup bir Hizb-i Azam-ı Kur’ani yapmak niyet etmiştim. Şimdi bu Hizb-i Azam ve bu vird-i ekber Risale-i Nur mensuplarına bazı eyyam-ı mübarekede okunması için bir zaman size de göndermek hakkınız var. İnşallah bir zaman sonra size gönderilecek. Bazı kelimelerini tercüme ve bir kısım kayıtlarını tefhim için vakit bulsam, gayet kısa haşiye gibi bir şeyi yazacağım.

Kastamonu Lahikası

O iki hizb bu zamanda, bu şerait içinde gayet parlak bir muzafferiyet-i Nuriyedir

Hafız Ali’nin Hizb-i Kur’ani ve Hizb-i Nurivdeki yanlışlardan teessürünü bildiriyor. Kat’iyen o bilsin ki o ve Tahiri ve Hafız Mustafa ve arkadaşlarının gayretleriyle tab edilen o iki hizb bu zamanda, bu şerait içinde gayet parlak bir muzafferiyet-i Nuriyedir. Onların defter-i amaline her tarafta hasenatları geçirilir. Kim okusa onların hissesi var. Yanlışları tahminimizden çok azdır. Lillahilhamd kolayca tashih ettik. Layık ellere girmiş.

Kastamonu Lahikası

Risale-i Nur’un hususi menbaları olan yüzer ayat-ı meşhure

Zaman-ı Saadetten şimdiye kadar cari bir adet-i İslamiyeye ittibaen, Risale-i Nur’un hususi menbaları olan yüzer ayat-ı meşhureyi büyük bir en’am gibi Hizb-i Kur’ani yaptığımızı “Dinde tahrifat yapıyor” diye muaheze etmişler.

Şualar

Bu hizb tamam-ı Kur’an’ı okumaya büyük bir şevk verir

Yine Hizb-i Kur’an’ımızın bahsine döneriz: Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselamın büyük bir kumandanı olan Hazret-i Üsame radıyallahü anh bir gün “hamd”e ait, bir gün “istiğfar”a ait ayetler, bir gün “tesbih”e ait, bir gün “tevekkül”e, bir gün de “selam” lafzına, bir gün de “tevhid” ve “La ilahe illa Hu”ya ait, bir gün de “Rab” kelimesine ait bütün Kur’an’dan müteferrik surelerden bir hizb-i Kur’ani çıkarmış, kendine bir vird eylemiş. Demek böyle hizblere izn-i Peygamberi (aleyhissalatü vesselam) var. Hem bizim hizb-i Kur’an’ımız iman hakikatlerine dair ayetleri, hususan sureler başlarındaki ayetleri cem ettiğinden başlarında yazılmış. Bu hizb tamam-ı Kur’an’ı okumaya büyük bir şevk verir, noksaniyet vermez. Hem yirmi günde okunacak arzu edilen bazı imani ayetler bir iki günde bu hizipte okunduğundan, bir zaman bütün surelerin başında bir kısım ayetleriyle beraber, Risale-i Nur’un esasları olan bazı ayat-ı imaniyeyi kendime vird eylemiştim. Sonra bir hizb suretine girdi.

Emirdağ Lahikası

Risale-i Nur’un üstadı ve me’hazı ve Said’in de çok zamandan beri bir virdi olan bazı ayetler

Risale-i Nur’un üstadı ve me’hazı ve Said’in de çok zamandan beri bir virdi olan bazı ayetler bir hizb-i Kur’ani suretinde bir kısım talebelerin arzularıyla kaleme alınmış. Sonra da tab edilmiş. Ve dört beş mahkemenin de gösterdiği ehl-i vukuf ulemaları ve hatta Diyanet Riyaseti dairesi ve İstanbul’un fetva dairesindeki tetkik-i kütüb-i diniye heyetinden hiçbir alim ve ehl-i vukuf ulemaları itiraz etmemişler. Belki takdir edip tahsin etmişler. Çünkü başta Sahabeler ve matbu Mecmuatü’l-Ahzab’da bulunan Hazret-i Üsame radıyallahu anh hizb-i Kur’anisi ki her bir günde bir kısmını okumakla taksim edilmiştir. Ve aynı kitapta ve Mecmuatü’l-Ahzab’ın aynı cildinde İmam-ı Gazali’nin (ra) bir hizb-i Kur’anisi ve çok ehl-i velayetin kendi meşreplerine muvafık bazı sureleri ve ayetleri bir hizb-i mahsus-ı Kur’ani yaptıkları meydandadır.

On sene evvel şehiden vefat eden Merhum Hafız Ali gibi Nurun kahramanlarından benim hususi virdimi ve Risale-i Nur’un üstadları ve menbaları olan mühim ayetleri cem etmek istediler. Sonra onlara gönderdim. Onlar da tab ettirdiler. Çünkü herkes her vakit bütün Kur’an’ı okumaya vakit bulamıyor. Fakat böyle bir hizb-i Kur’ani eline geçse her vakit istifade edebilir fikriyle hem sevapları çok ziyade olan ayetler ve sureler içinde yazılmış. Zaten Kur’an-ı Hakim’in bir mucizesi şudur ki ehl-i hakikatten ve kemalattan her bir meslek sahibi meşrebine muvafık, Kur’an’da bir Kur’an’ını, bir hizb-i mahsusunu, bir üstadını bulur. Güya tek bir Kur’an’da binler Kur’an var. Bu mucizenin sırrı şudur ki: Kur’an-ı Hakim’in ayetlerinin ve kelamlarının münasebetleri yalnız beraber olanlara değil, belki pek çok ayetlere ve kelamlara ve kelimelere münasebeti var, bakıyor. İşaratü’l-İ’caz tefsir-i Nuriyede bu sır bir derece gösterilmiş. Demek başka kelamlara benzemez. Her bir ayet binler ayetlere bakar birer yüzü ve gözü var.

Bu vaziyet-i Kur’aniye çok hakaike medardırlar. Ehl-i tarikat ve ehl-i hakikatın her bir kısmı kendi mesleğine göre o külli Kur’an içinde bir mahsus hizbleri var. İşte Risale-i Nur’un Hizb-i Kur’anisi de o neviden birisidir. Bunu böyle neşretmek için evliyadan olan merhum Hafız Ali bunun tab’ını acele etmek istedi. Çünkü tamam-ı Kur’an’ın Risale-i Nur’un keşfiyatıyla hattında bir nevi mucize-i tevafukiyye bulunmasından onu tab edip bastırmak için bu Hizb-i Kur’aniyi bir mukaddemesi, bir müjdecisi olarak bastırdılar.

Evet, şimdiki Hüsrev’in kalemiyle yazılan ve pek harika olan ve tevafuk cihetinde mu’cizatlı olan Kur’anımızın on beş seneden beri tab’ına çalışıyoruz. Ve fakat ekser Nurcular fakirü’l-hal olduğundan ve fotoğrafla tab’ı lazım geldiğinden ve yirmi beş bin banknot masraf lazım olmasından Hizb-i Kur’anımız mukaddeme olarak, daha evvel bu mucizeli Kur’an’ımızın bir müjdecisi olarak tab edildi. İşte bu mucizeli Kur’anımızı hem Diyanet Riyaseti tetkik etmiş, çok beğenmiş hem İstanbul’daki fetva dairesindeki tetkik-i mesahif uleması gayet güzel görmüş. Gayet güzelce tetkik edip musahhah olarak bize iade etmiş. İnşallah yakında bu Kur’anımız basılarak bir hediye-i Nuriye olarak alem-i İslama neşredilecektir.

Emirdağ Lahikası

Hiçbir vesveseye meydan vermeyen pek parlak bir surette ders-i Kur’aniye

Bu Ramazan-ı Şerifte Kur’an’ı zevk ve şevk ile okumak çok ihtiyacım vardı. Halbuki elemli hastalık, maddi ve manevi sıkıntılar, yorgunlukla ve meşgalelerin tesiriyle telaş ettim. Birden Hüsrev’in şirin kalemiyle yazılan mu’cizatlı cüzler ve Hafız Ali ve Tahiri’ye pek çok sevap kazandıran parlak ve kerametli Hizbü’l-Ekber-i Kur’aniyeyi birbiri arkasından okumaya başlarken öyle bir zevk ve şevk verdi ki bütün o yorgunlukları hiçe indirdi. Hiçbir vesveseye meydan vermeyerek pek parlak bir surette ders-i Kur’aniyeyi onlardan dinlerken bütün ruh u canımla arzu ettim ve kast ve azmettim ki mümkün olduğu derecede aynı Hizbü’l-Ekber-i Kur’aniye gibi fotoğrafla mu’cizatlı Kur’anımızı tab edeceğiz, inşallah…

Emirdağ Lahikası

Hem bütün Kur’an’ın en sevaplı ayetlerinin ihtivası hem Risale-i Nuriyenin bütün esaslarını ve hakikatlerini cem etmesi

Hizbü’l-Kur’anü’l-Muazzam’ın hem fevkalade ehemmiyeti, hem faydaları, hem okumasında hiçbir vesvesenin gelmemesi, hem bütün Kur’an’ın en sevaplı ayetlerinin ihtivası, hem Risale-i Nuriyenin bütün esaslarını ve hakikatlerini cem etmesi, hem herkese hususan her vakit bütün Kur’an’ı okumaya fırsat bulamayan ve hafız olmayanlara tamam Kur’an’ın bir nümune-i kudsisi, hem tamam Kur’an’ın tevafuklu tabında bir misal-i musağğarı ve müjdecisi, hem maddi ve lafzi ve manevi parlak bir i’caz göstermesi gibi pek çok hasiyetleri var ve bu şuhur-ı mübarekedeki pek çok bereketlere ve Nurlara ve sevaplara medardır ve onun tab’ına ve neşrine çalışmışlara çok büyük hayırlar kazandırır.

Emirdağ Lahikası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.