“Risale-i Nur’dan başka kitap okunmaz mı?” meselesinde iki gelenek ve bir örnek

Abdülhamid Karagiyim

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Hakikat karşısında iki farklı duruş Risale-i Nur’un insana kazandırdığı bana göre en önemli hususiyetlerden birisi hakikatin tek olmakla birlikte çok yönlü olduğu ve kuşatılamayacağı gerçeğini kavratmasıdır. Öyle ki hakikati bulma çabasında bulunan herkesin doğrusunun aslında “kendince” bir doğru olduğunu yani hakikat deryasından o şahsın kabına kabiliyeti miktarınca damlayanlar olduğunu anlarsınız. Çoğu zaman ve çoğu mekanda göz ardı edilen bu husus insan için öylesine kritik ve … Okumaya devam et “Risale-i Nur’dan başka kitap okunmaz mı?” meselesinde iki gelenek ve bir örnek

Nur Menzilleri (Batı-2017)

Latest posts by Tevfik Ertem (see all)

Nur Menzilleri gezilerini genel hatlarıyla “Batı ve Doğu” diye iki kategoride isimlendirebiliriz. “Batı” derken Afyonkarahisar, Ankara, Burdur, Denizli, Eskişehir, Isparta ve Konya illerini ve “Doğu” derken Urfa, Batman, Siirt, Bitlis ile Van illerini söyleyebiliriz. Ancak bu kategorileme herkese göre farklılık gösterebilir, bu kategorilerde yer almayan birçok noktada mevcut, İstanbul, Kastamonu, Şam vs… Ben her fırsatta Nur menzillerine gitmeye çalışıyor ve birçok hatırayı yerinde dinlemeye çalışıyorum. … Okumaya devam et Nur Menzilleri (Batı-2017)

Nerede durulmalı?

İsmail Kartal
İsmail Kartal

Latest posts by İsmail Kartal (see all)

Cenab-ı Hakkın rızasını gaye-i maksat ederek din-i Mübin-i İslam’a hizmeti gaye edinen fertler ve bu gaye istikametinde bir araya gelen fertlerden müteşekkil cemaat ve tarikatlerin hepsinden Allah razı olsun. Vahidiyet hakikati çerçevesinde bir araya gelen bu dini grupların fertlerinde ve grup olarak tümünde ayrı ayrı ehadiyet hakikati tezahür etmekte. Yani yaratılış itibarıyla her fert Ehad isimine mazhar ve farklı esmalara ayinedir. Dolayısıyla farklı meşreplerin olması … Okumaya devam et Nerede durulmalı?

Risale-i Nur’un mana dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-4: Hakikat bazen detaylardan göz kırpar

Abdülhamid Karagiyim

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Birincisi bir müzakere ortamında ikincisi de bir şahsi okuma esnasında fark ettiğim iki detay, Risaleleri satır satır hatta kelime kelime okuma ve tefekkür etme noktasında benim için bir hayli uyarıcı oldu. Ben de bu iki nüansı müstakil bir yazı altında toplayıp paylaşmak istedim. 1) Sorudaki sır İlk nüans Yirmi Dördüncü Söz’ün İkinci Dal’ında yer alıyor. İki soruyla başlayan İkinci Dal tabiri caizse tam bir demir … Okumaya devam et Risale-i Nur’un mana dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-4: Hakikat bazen detaylardan göz kırpar

Risale-i Nur’un mana dünyasına ”olduğu gibi” girebilmek-3: Mü’min ve fenalık

Abdülhamid Karagiyim

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Nefis “ahmak”tır. Tersinden söylersek eğer; nefsin “muhakeme” kabiliyeti bulunmamaktadır. Basamaklarla uğraşmaz, “anlık” göz karartmalarla iş gördürür. Dizginleri nefsin ele aldığı anlarda aklî melekeler öylesine devre dışı kalmaktadır ki “Şöyle yaparsam böyle neticesi olur” gibi en ufak bir akıl yürütme ameliyesinden dahi mahrum bırakır insanoğlunu. Nefsin hâli bu iken, “muhakeme” insanın (âdemin) olmazsa olmazıdır. Âdemin vazifesi “talim-i esma”dır. Tâlim ise muhakemesiz olmaz. Bana bunları düşündüren geçtiğimiz günlerde … Okumaya devam et Risale-i Nur’un mana dünyasına ”olduğu gibi” girebilmek-3: Mü’min ve fenalık

ƒ(acz, fakr, şefkat, tefekkür)

Serhad Aytaç

Serhad Aytaç

İstanbul Teknik Üniversitesi, Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Mühendisliğinde yüksek lisans yapıyor.
Serhad Aytaç

Latest posts by Serhad Aytaç (see all)

Üstad hazretlerinin “tarikat değil şeriattır” dediği dört temel esas vardır. Peki, bu dört esasın dördünün de aynı anda bir kişide bulunması gerekli midir? Bu dört esasın beraber bulunmasından çıkan sonuçla birisinin eksikliği ya da zayıflığında çıkan sonuç arasında bir fark var mıdır? “Şüphesiz olmalı” cevabını duyar gibiyim. O zaman soruyu şöyle değiştirelim: Herhangi birindeki eksiklik sonuçta kabul edilebilir bir farklılığa mı yol açar? Aynı problem … Okumaya devam et ƒ(acz, fakr, şefkat, tefekkür)