Varoluşumdur ibadet

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

İBADET VAROLUŞUN BİR neticesidir. Belki ibadet varoluşun ta kendisidir. Öyle ki her şey istese de istemese de fıtri olarak ibadet eder. Gökyüzü, yeryüzü ve içindeki her şey yaratıcısını varlığıyla tesbih eder. Varlık ve özellikle de hayat fiili bir ibadettir. “Ol” emrine “oluvermek” ile mazhar olan bütün varlıkların varoluşsal ibadetleri söz konusudur. İnsan da –mümin olsun kafir olsun– varlığıyla ibadet eder lakin ondan iradi ve teklifi … Okumaya devam et Varoluşumdur ibadet

Rehber ararken: Bir “varoluşu doğru temellendirme” çabası

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Giriş ve bir izah* İlk bakışta alakasız gibi görünse de gençlik, aile ve evlilik de dahil olmak üzere her meselenin tahlili öncelikle kişinin kendisini ve içinde yaşadığı kâinatı nasıl açıkladığı ile ilgilidir. Bu ince sır Bediüzzaman’a 1922 sonlarında ısrarlı davetler üzerine gittiği Ankara’da, herkesin zihin dünyasını yeni devlet rejimine odaklığı bir hengâmda tabiatperestlik fikrini çürüten Zeylü’z-Zeyl‘i yazdırmıştır. Yani Bediüzzaman’ın zihin dünyasını kişiler-partiler-devletler arası mücadeleden çok … Okumaya devam et Rehber ararken: Bir “varoluşu doğru temellendirme” çabası