Gitarlı genç

Üniversitelere kayıtların başladığı dönemlerdi. Nur dershanelerinde bizlere müracaat eden gençlerle ilgileniyoruz. Onlara bu güzide mekânların güzelliklerini anlatıyoruz. Ki bir ara yine kapımız çaldı. Kapıyı bizzat ben açtım. Karşımda sırtında gitarı, yırtık kot pantolonu, kulağında küpesi, enteresan saç modeli ve top sakalıyla bir genç duruyordu. Kendinden emin ve gülümseyen bir duruşu vardı. “Selamün aleyküm” dedi. Bizler de “Aleyküm selam” diyerek kendisini içeri buyur ettik. Salona geçip, … Okumaya devam et Gitarlı genç

Bir Cuma terapisi

Bir Cuma günüydü. Küçük oğlumla sözleştik ve Cuma namazı için camiye beraber gideceğiz. Abdest alıp namaza hazırlanıyorum. Namaza yarım saat kala evimizin önünden koro halinde “Talha, Talha!” diye sesler gelmeye başladı. “Neler oluyor?” diye, şaşkınlıkla pencereye doğru giderken oğlum “Baba, onlar arkadaşlarım. Bizimle namaza gelecekler.” dedi. Onları daha fazla bekletmemek için hemen aşağı indik. Hepsinin de gözleri ışıl ışıldı. Ne kadar da fıtrilerdi. Bir kısmını … Okumaya devam et Bir Cuma terapisi

Bütün mahlûkatın ortak ve fıtrî dili: Lisan-ı hâl

Lisan-ı hâl, sözlüklerde “hâl dili” olarak geçer. Hâl kelimesi ise “vaziyet, görünüş, tavır, suret, keyfiyet” anlamlarına gelir.[1] Yani “Bir şeyin görünüşü ile bir mana ifade etmesi”dir.[2] Yine başka bir tarifte ise “Akılları gözlerinde olan avama ders veren fiil”[3] olarak geçmektedir. Bediüzzaman’ın kardeşi ve aynı zamanda Arabça telif edilen İşaratü’l-İ’caz tefsirinin mütercimi olan Abdülmecid Nursî, İşaratü’l-İ’caz’daki Bakara Suresi’nin tefsirinin bir bölümünde geçen “Cenab-ı Hakkın tecellisine mizan … Okumaya devam et Bütün mahlûkatın ortak ve fıtrî dili: Lisan-ı hâl

Ben bu gençlerin alnından öperim

Antalya/Göynük’te üniversite öğrencileriyle birlikte başladığımız okuma programımızın ikinci günüydü. Mekânımız, sezon sonu nedeniyle müsait olan bir otel. Öğle namazını mescidde eda ettikten sonra, tesbihat ve namaz dersimizi yaparken, otelde kalanlardan birisi de aramızda kalıp bizi pürdikkat dinledi. Ders bittikten sonra yanımıza yaklaştı ve sordu: “Sizler kimlersiniz? Burada ne yapıyorsunuz? Her halinizden farklı olduğunuz belli.” dedi. “Bu gençler üniversite öğrencileri, onlarla kitap okuma programı yapıyoruz.” dedik. … Okumaya devam et Ben bu gençlerin alnından öperim