Mu’cize bana ne söyler?

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

Nedir mu’cize? İnsan(lık)ın aciz kaldığı haller mi? Eğer insanı aciz bırakan her şey mu’cize ise mu’cize olmayan tek bir şey göstermek mümkün mü? Gerçekte her şey mu’cize olsa da insan ancak kendinin ve diğer varlıkların “acz”inin derecesini fark ettikçe “i’caz mührü”nü görebiliyor. Aksi takdirde muktedir zannettiği sebeplerin perdelemesiyle varlık üzerindeki bu ışıltılı mühürler gizleniyor. Alışkanlık ve yüzeysel bakış neticesinde varlık, varoluş ve değişimin her türü … Okumaya devam et Mu’cize bana ne söyler?

Risale-i Nur’un mana dünyasına ”olduğu gibi” girebilmek-3: Mü’min ve fenalık

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Nefis “ahmak”tır. Tersinden söylersek eğer; nefsin “muhakeme” kabiliyeti bulunmamaktadır. Basamaklarla uğraşmaz, “anlık” göz karartmalarla iş gördürür. Dizginleri nefsin ele aldığı anlarda aklî melekeler öylesine devre dışı kalmaktadır ki “Şöyle yaparsam böyle neticesi olur” gibi en ufak bir akıl yürütme ameliyesinden dahi mahrum bırakır insanoğlunu. Nefsin hâli bu iken, “muhakeme” insanın (âdemin) olmazsa olmazıdır. Âdemin vazifesi “talim-i esma”dır. Tâlim ise muhakemesiz olmaz. Bana bunları düşündüren geçtiğimiz günlerde … Okumaya devam et Risale-i Nur’un mana dünyasına ”olduğu gibi” girebilmek-3: Mü’min ve fenalık

Serseri tesadüf, kör kuvvet ve sağır tabiat

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

Tesadüf, kuvvet, tabiat, sebepler birçoğumuzun gün içinde en sık kullandığımız kelimeler arasındadır. “Güzel tesadüf…”, “müthiş kuvvet…”, “tabii sonuç…”, “şu sebepten…” kelimelerinin geçtiği cümleleri çokça kullanırız. Fakat bu gibi kelimeler aslında iki ucu keskin bıçaktır. Anlam derinliklerine sızmış bir küfür zehri belki hiç farkında olmaksızın maneviyatı öldüren şirk yaralarına giriftar eder. Tabiat Risalesi’nde bu dehşetli manevi tehlikeye işaret edilir. “Esbab bu şeyi icad ediyor”, “Tabiidir, tabiat … Okumaya devam et Serseri tesadüf, kör kuvvet ve sağır tabiat

Güzel kelamların şifası

Latest posts by Şeyma Türkan (see all)

Sen gündüz uyanık iken güzel bir söz söylersin, bazan rü’yada güzel bir elma şeklinde yersin. Gündüz çirkin bir sözün gecede acı bir şey suretinde yutarsın. Bir gıybet etsen murdar bir et suretinde sana yedirirler. Öyle ise şu dünya uykusunda söylediğin güzel sözlerin ve çirkin sözlerin meyveler suretinde uyanık alemi olan alem-i ahirette yersin ve yemesini istib’ad etmemelisin. Sözler, s. 533. Bediüzzaman Hazretlerinin Sözler Risalesinde yer … Okumaya devam et Güzel kelamların şifası

Milliyetçilik niçin “frengi illeti” gibidir?

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

Asrımızın kronik toplumsal hastalıklarından biri de ırkçılık, unsurculuk, milliyetçiliktir. Hayatı boyunca ırkçılığın ve menfi milliyetçiliğin tedavisi için uğraşan Bediüzzaman’ın eserlerinde reçete değerinde birçok tespitler yer alır. Milliyetçilik meselesinin ana tema olarak işlendiği Yirmi Altıncı Mektub’un Üçüncü Mehbas’ı ile Yirmi İkinci Mektub olan Uhuvvet Risalesi gibi eserlerde bu sosyal illetin tedavi metotları öğretilir. İlerleyen satırlarda yalnız Bediüzzaman’ın menfi milliyetçiliğe dair bir benzetmesi ele alınacaktır. Bu benzetme ile … Okumaya devam et Milliyetçilik niçin “frengi illeti” gibidir?

Para, değer ve dönüşüm

Latest posts by Ersin Acar (see all)

Para çok eski zamanlardan beri alım gücü olarak kullanılmaktadır. Kıymetli maden olarak yola çıkan paranın; şimdiki alım gücü kendisi ile değil, aracı olduğu devlet veyahut gücün kuvveti ile bağlantılıdır. Kriz ortamlarından kurtulmanın yolu, iktisat ilmini ve paranın özelliklerini bilmeyenler için para basarak çıkış yolu aramaktır çoğu zaman. Halbuki para zaten piyasada hemen bulunabilir bir meta haline geldiği için değeri düşmüştür. Dolayısıyla aslolan paranın sayısını çoğaltmaktan … Okumaya devam et Para, değer ve dönüşüm