Risale-i Nur’un mânâ dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-7: “Bilimsel ispat” esaretinden “doğru muhakeme” özgürlüğüne geçiş

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Ey kendini insan bilen insan. Kendini oku! Yoksa hayvan ve câmid hükmünde insan olmak ihtimali var. İLK GENÇLİK YILLARIMDA Risaleleri okurken “İki kere iki dört eder derecesinde kat’i ispat edilmiştir” gibi ifadelere rastladığımda çok garipserdim. “İspat” benim dünyamda elle tutulup gözle görebileceğim nesneler üzerinde ve yalnızca laboratuvar ortamında yapılabilecek bir şeydi. Allah’ın varlığı ve birliği, haşir, melekler gibi “soyut” konular nasıl ispat edilebilirdi ki? Hem … Okumaya devam et Risale-i Nur’un mânâ dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-7: “Bilimsel ispat” esaretinden “doğru muhakeme” özgürlüğüne geçiş

Sağdan soldan düşünceler…

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

1. Dücane Cündioğlu’nun ifade ettiği gibi: Anlamak için durmak zorundasın. Understanding (İng), verstehen (Alm), episteme (Yun), vakafe (Arp), gibi anlama’nın kökü hep durmak’tır. Öyleyse bizi düşünmekten ve anlamaktan alıkoyacak bir hayat temposundan Rabb’imize sığınmalıyız. 2. Bertrand Russell’ın tarif ettiği agnostik bakış açısına göre, Tanrı’nın varlığı ve dünya ötesi yaşam hakkında, mevcut dinlerin öne sürdüğü iddiaların günümüzde doğrulanması mümkün değildir. (Vikipedia-Agnostisizm). O zaman şefkat, aşk, nefret, … Okumaya devam et Sağdan soldan düşünceler…

Bediüzzaman Said Nursi ve Rene Descartes: Modern Dünya’nın kurtuluşu kimde?

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Sonuç niteliğindeki cümleyi en başta söyleyerek başlayalım: Rehberi olarak Rene Descartes akılcılığını seçen Batı medeniyeti 1 milyon yıl da dünyaya hükmetse bir Bediüzzaman Said Nursi çıkaramayacaktır. Bu cümleyle ne Bediüzzaman tarafgirliği yapmak ne de Batı’ya çocukça çamur atmaya çalışmak gibi bir amacım yoktur. Aksine gayet mantıkî bir metotla bunun bir “hakikat-i hal” olduğunu yazının ilerleyen bölümlerinde fikirlerinize sunmaya çalışacağım. Belirteyim ki burada özellikle büyük düşünür değil, Said … Okumaya devam et Bediüzzaman Said Nursi ve Rene Descartes: Modern Dünya’nın kurtuluşu kimde?