Yeniden biat ama bu kez Akabe’ki gibi…

Yeniden biat ama bu kez Akabe’ki gibi…

DÜNYA BİRAZ  durakladı. Çocuklar dahil herkese kendisinin ölümlü olduğunu, üzerinde yaşayan her şeyin kendine malik olmadığını bu kez sessizce fısıldadı!

İnsanlık bu sesi duydu. Her din mensubu, her unsur, her sınıf, yaşlısı-genci, fakiri-zengini hulasa hayat-ı içtimayedeki her tabaka –adını farklı koysa da– aczini ve fakrını anladı.

Fıtratına en iyiyi, en güzeli, en mükemmeli aramak meyli derç edilen insanlık çok uzun zamandır uzaklaştı(rıl)ğı fıtratını aramaya meyletti.

Artık vicdanını fark etmesine, fıtratını bulmasına mani olan sefahat ve lehviyat bulutları zayıflıyor. Kara bulutların arkasından hakikat cilveleri süzülmeye başladı.

İnsaniyet bahara ve dirilişe, hüsne ve kemale olan iştiyakı fark etti. Derinlerden gelen ebed-ebed sesini işitti.

Yeni bir diriliş için kabuğundan vazgeçip, zahiren ölüp, eskiyi unutup yeniden dirilişi, yepyeni ve çok daha güzel bir bedeni arzular ve cüz’i iradesini hak ve hidayet istikametinde kullanırsa tabi ki…

Evet Ramazan geldi.

Eller hep semada, daha bir şuurlu dua ediyoruz.

Gönüller ve dimağlar açık.

Daha bir farkındayız verilen emanet ve nimetlerin.

Bu Ramazan daha ayrı bir ubudiyet bayramı olacak.

Bilmeyenler Kur’an öğrenecek…

Bilenler daha çok okuyacak…

Okuyanlar çok daha fazla anlama ve yaşama gayesinde olacak.

İman hakikatlerini yaşayanlar canhıraş ilan ve neşir hizmetine koşacak.

Bu Ramazan çok daha farklı ve içten dualar olacak.

İnsanlık şu an kendi dilinde, kendi inandığına, kendi öğrendiği şekilde dua ediyor, istiyor. İstiyorsa demek ki ihtiyacının ve zayıflığının farkında artık.

İşte şimdi artık çok daha fazla dikkat etmeliyiz hak ve hakikatin tebliğinde. Tabii ki evvelen lisan-ı halimizle.

Şu an yeryüzü bir mektep. Herkes öğrenmek istiyor. Kendini, dünyayı, ölümü, ölüm sonrasını ve yaşanan bu hadiselerin hikmet ve hakikatini…

Bizde yeni bir kelime-i şehadetle yenilenip kainattaki duruşumuzu gözden geçirmeliyiz.

Sonra önce biz öğrenmeliyiz ve yaşayarak öğretmeliyiz.

Nereden geldim, niye geldim ve nereye gidiyorum!

Acele edelim çünkü arkamızda ki ecel arslanının nefesini duymaya başladık…

Ağzını açmış bizi bekleyen ejderhayı daha net fark ettik.

Yeni bir nazar, yeni bir niyet ve tabii ki yeniden sahih bir biat lazım ezel ve ezel sultanına…

Olursa! Biatınız-biatımız mübarek olsun.

Ubudiyet bayramı sonrası fıtır bayramında resm-i geçitte bulunabilmek ve biatı kabul edilenlerden olmak duasıyla…

Latest posts by İsmail Kartal (see all)
Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.