İnsan suretine bürünmüş insi bir melek

HER ANI BERABER geçirmeye alışınca yokluğunun daha da battığını hissettiğimiz,

Beraberken varlığı normal gelen, ayrılınca güneşin üstüne parladığı bir elmas olduğunu fark ettiğimiz,

Kimi zaman en çok kızabildiğimiz, darıldığımız; belki de en çok tartıştığımız ancak günün sonunda hep en çok özlediğimiz, en çok sevdiğimiz,

Kendi kişiliğimizi, karakterimizi savunurken, beğenirken; o kişiliği, şu anki beni oluşturan hamuru yoğuran elini gördüğümüz,

İlkokula, ortaokula, liseye, üniversiteye bizi hazırlayan; çocukluğu, yetişkinliği, hayatı bize öğreten yegâne kişiyi gördüğümüz,

Uykusuz gecelerinin, az uyku ile uyanılan sabahlarının; endişeli gecelerinin, hazırlıklarla dolu yorucu sabahlarının bir numaralı sebebi olduğumuz,

Kelimelerle ifade etmeye çalışınca anlatması zor; bir ömrü beraber geçirince her derde deva, anne.

Evinde oynayan bizler gibi bir çocukken; gerçekleştirilecek planları, gezecek yerleri, kuracak kendi hayalleri olan bizim gibi bir genç iken bir gün bir küçük mahlûkun ihsanı ile bembeyaz bir sayfaya başlayıp sıfırdan daha kalabalık, daha zahmetli, daha feragatli, daha şefkatli bir hikâye yazmaya başlayan anne.

Küçükken çektirdiği zorluklar ileride geçer sanırken, büyüdükçe daha büyük sorunlar ile kucağına koşarak gelen bebeğini doğumdan ebede kadar bağrına basan anne.

Bir andan sonra hayatının her anı biri ile bitişik olan anne.

Küçücük eller ile başlayan bir hayatın her saniyesine varlığı kazınan anne.

Şefkati ile gösterdiği sevdiği kadar geri sevilmesi mümkün olmasa da her zaman en çok düşünülen, en çok özlenen, en çok minnettar olunan, en değerli varlık anne.

Kelimelerle ifade etmeye çalışınca anlatması zor; bir ömrü beraber geçirince eşi benzeri olmayan anne.

Latest posts by Halenur Kurun (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.