Özgürlük alanım instagram

Tanımlamaları neye göre yapıyorlar bilmiyorum; “Y” nesli kuşaklar arası farklılığın en çok hissedildiği nesil özelliğini taşıyan bu grup bağımsız olmayı seviyor ve özgürlüğüne düşkün diye tanımlanıyor. Yani kısaca özgürlüğüne düşkün ve kontrol edilmekten nefret eden nesle “Y” nesli deniyor ve bu nesil teknoloji ile özdeşleştiriliyor. Dolayısı ile sosyal medyada da en çok bu nesil bulunuyor.

Sosyal medya mecralarından daha çok genç “Y” grubundan sayılanların tercih ettiği, özgürlüklerini görselleştirerek fotoğrafların paylaşılabildiği, belki kişisel düşüncelerin daha uzun ifade edilebildiği bir alan ise instagram. Bu programın diğer sosyal medya kanallarına göre “gizlilik” ayarı da daha etkin ki çok yakınlarımız bile kendini “gizleyebilme” ve bizi “engelleyebilme” lüksüne sahip.

Sayfasına beni kabul etmesi talebime çok net bir şekilde “Hayır” yanıtı veren yakınım; cevabının gerekçesini “Orası benim özgülük alanım!” olarak belirtti. Ne kadar uzak olduğumuzu vurgularcasına.

Bir cümle; bir kişiyi, bir psikososyal yapıyı, bir baskıyı, bir aileyi, bir ülkeyi ya da inanışı bu kadar mı net özetler, hayret içinde kaldım. Ne kadar “baskıcı” olduğumu fark ettirmesi mi, yoksa benzer düşünceye sahip milyonların olması mı bu kadar garip geldi bilmiyorum.

Şimdiye kadar irite edici, yerici, rahatsız olduğu şeyi tekrarlayıcı bir davranışım olduğunu düşünmediğim halde bu davranışa maruz kalmak benimle ilgili olamazdı. “Neden?” diye sordum, çünkü seni onaylarsam diğerlerine “hayır” demek daha zor olacak dedi. “Düşüncelerimi en rahat paylaştığım yer orası ve orda da sizi istemiyorum!

Düşüncesini bu kadar net ve sert ifade ederken ifade edemediği kısım tam olarak neresiydi anlamadım. “Eğer ifade özgürlüğün olduğunu düşünüyorsan, aynı hakkın karşıda da olduğunu bilmelisin” diyebildim.

Sınırsız özgür olmak isteyen, ama özgürlük alanını instagram olarak kısıtlayan bir nesle mensup olmak! Sorunumuz tam olarak bu galiba. Diğer bir sorunsa analiz yeteneği iyi olmasına rağmen çözüm üretiminde kısıtlı kalmak.

Bu da belki duyguları net tanıyamamaktan öte geliyor. Sevgi, samimiyet buralara az uğrar oldu. Ondandır ki ilk duyduğumda bu nesli “Y”akınlık düşünmüşken şimdi “Y”abancılık olduğunu kabul etmek zor geliyor.

Latest posts by Belgin Çakır (see all)

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Paylaşım