Seyirci

Bu hikâye dünya üzerinde herhangi bir yerde herhangi bir zamanda milyonlarca kez tekrar ediyor olabilir. Oysa benim izlediğim bana özel gösterimdi! Başlık: Nasıl bakarsan o! Adres: İETT yolcu otobüsü, Fatih Camii ile Edirnekapı arası/İstanbul Tarih: Yakın geçmiş zaman… Sınırsız tanımlı iki yüz geçiş haklı öğrenci kartımı okutup bu kadar kısa mesafeyi yürümeye üşendiğim için bindiğim otobüsün içinde kendime geniş koltuklardan birinin kenarında bir kadının yanında … Okumaya devam et Seyirci

Basit bir şey yapacağım

Dünyayı kurtaracağım… Bir insana iyilik yapacağım ona fark ettirmeden. Kimse bilmeyecek ama ben mutlu olacağım hatta mutlu olduğumu sandığımdan daha fazla mutlu olacağım ki zihnim onu saklayıp en olmadık zamanda hatırlatınca “iyi ki” diyebileceğim. Bir kitapta bir cümle dikkatimi çekecek. Okumayı bitirdikten sonra birkaç kişiyle paylaşacak; “biliyor musun?” diye başlayarak tüm duygumu aktaracağım o cümle ile birlikte. Sonra unutacağım. Anlattığım kişiler de unutacak. Bir gün … Okumaya devam et Basit bir şey yapacağım

Nefsimin izniyle

Zevklerle renkler tartışılmaz klişesinden çıkıp, siyasi ve dini tercihleri sorgulamak birçoğumuzun sık sık içinde bulunduğu durum. Neden zevklerle renkler tartışılmazken, kıyafeti, inancı, yaşam tarzı, okuduğu kitap tercihi tartışılır ki insanın. Beğenmediğim, onaylamadığım her tercih için içimde gizliden gizliye bir duygu biriktiğini farkettim. Özellikle son zamanlarda moda olan özgürlük yürüyüşleri ve bireysel tercihlerine vurgu yapan insanların yaptıkları tercihleri aklım almıyor, değişimi kabul etmeyen kendileri iken bizim … Okumaya devam et Nefsimin izniyle

Sıradan bir gün…

Çok sıradan bir güne başladım yine bugün.. Sabah uyandığımda düşündüğüm ilk şey kalkmanın ne kadar zor olduğuydu. Sonra gözlerim kapalı yüzümü yıkamaya gittim, doğal olarak ezberlediğim koridordan geçip sol tarafımdaki tuşa bastım. Aynada kendimi görmek için sıcak suyu kapayıp soğuk olanı açmam gerektiğini düşünmem birkaç saniyemi ya aldı ya almadı. Suyun aktığını fark etmem için ayrıca bir gayret gerekmedi hiç. Sonra döndüm, tekrar geri yatmak … Okumaya devam et Sıradan bir gün…

Gözünden tanırım seni…

Bu size ilk, muhtemelen de son mektubum. Üzerine çok düşündüm bunu yazarken. Gerçekten tanışmayı çok isterdim sizlerle. Bu anlatacaklarımı yüzünüze söylemek beni daha da rahatlatırdı ama neyse, şartlara razı olmak gerek. Aslında söyleyeceğim çok şey yok. Sadece insanları tanımanız için size biraz akıl vereceğim. Yani kendimi toplum adına görevlendirilmiş bir birey olarak hissettiğimden açıkça üstüme alıyorum sorumluluğu, kusura bakmayın yapacağım bunu… Çok merak ediyorum. İnsanların … Okumaya devam et Gözünden tanırım seni…

Siz bu yazıyı okurken ben diyette olacağım

Kadınız ya, tabir olarak en çok kullanıp fiiliyata dökemediğimiz için tekrarında mahsur görmediğimiz tek kelime sanırım “diyetteyim”. “Neyse Allah’tan benim hiç ihtiyacım olmadı” diye övünürken sosyal medya obezi olduğumu hissettiğimden hemen diyete başlayayım dedim. İlk fiilim de “güncel dedikodu alanı whatsapp” dahil tüm “sosyal” hesapları bir süre beklemeye almak oldu. “Aman canım bu devirde sosyal medyasız hayat olur mu?” tabirini test etmeye yönelik olmasa da niyetim, bu … Okumaya devam et Siz bu yazıyı okurken ben diyette olacağım