Risale-i Nur’un mânâ dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-7: “Bilimsel ispat” esaretinden “doğru muhakeme” özgürlüğüne geçiş

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Latest posts by Abdülhamid Karagiyim (see all)

Ey kendini insan bilen insan. Kendini oku! Yoksa hayvan ve câmid hükmünde insan olmak ihtimali var. İLK GENÇLİK YILLARIMDA Risaleleri okurken “İki kere iki dört eder derecesinde kat’i ispat edilmiştir” gibi ifadelere rastladığımda çok garipserdim. “İspat” benim dünyamda elle tutulup gözle görebileceğim nesneler üzerinde ve yalnızca laboratuvar ortamında yapılabilecek bir şeydi. Allah’ın varlığı ve birliği, haşir, melekler gibi “soyut” konular nasıl ispat edilebilirdi ki? Hem … Okumaya devam et Risale-i Nur’un mânâ dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-7: “Bilimsel ispat” esaretinden “doğru muhakeme” özgürlüğüne geçiş

Bir imanî ispat metodu olarak icma

Latest posts by Fatih Çınar (see all)

İMANÎ MESELELERDE ŞÜPHEYE düşmenin önemli sebeplerinden birisi, inkar edenleri ister nitelik isterse nicelik olarak gözümüzde büyütmemizdir. Öyle ya, inkar edenler arasında devasa akıllar, muazzam zekalar da var. Nice filozofu, nice bilim insanını küfrün safında görürüz. Kendi aklımızla mukayese ettiğimizde karşımızda büyük akılların ittifakını buluruz. Küçücük aklımızla bunlara karşı nasıl kafa tutarız diye düşünürüz. Belki de bu yüzden hidayete eren düşünürler ve bilim adamları bizim daha … Okumaya devam et Bir imanî ispat metodu olarak icma