Modern tesettür mü?

Modernleşmenin her alanda her insanı az ya da çok sinsice etkisi altına aldığı bir gerçektir. Ancak dindar kesim her zaman daha çok dikkat çektiği için eleştiri ve tepkilere daha fazla maruz kalmıştır. Kaldı ki bir de tesettürün önüne ‒dikkat çekmekten geri kalmayan‒ modernleşme kavramı gelirse düşmanların ağzına balla kaşık çalmak kadar keyifli olur! Tesettür bir inanç eylemidir. Fıtri bir davranış biçimidir. Moda, marka, gösteriş kalıpları içinde sunulan … Okumaya devam et Modern tesettür mü?

Sanat ve bahar

Başını kaldır, kendini tanıttırmak isteyen fa’al ve kudretli bir zatın harika işlerine bak ve sen başıboş olmadığın gibi bu hadiselerde başıboş olamazlar. Sanat, Arapçadan dilimize geçmiş bir kelime “işlemek, yapmak” anlamına gelen “sun” kökünden türemiştir. Sanat ki değil mi ruhi güzellikleri eşyaya yansıtma, somut halde o hüneri gösterebilme… Ve devamında der kudsi hadis-i şerifte: “Ben kulumun zannı üzereyim. Beni nasıl tanırsa öyle muamele ederim.” Görmeliyiz … Okumaya devam et Sanat ve bahar

Umut ışığı

Bir ağaç düşünün kökleriyle toprağa temessük eden… Bir insan düşleyin güvenle ayakta kalmaya çalışan… İnsanoğlu garip bir fıtrata sahip ve hep bir sahiplik, hep bir bağlanma iç güdüsü ile lisan-ı halini belirtir sonuçlarını teemmül etmez. Bilmez ki bir gün firakla veya bir ölümle karşılaşacağını. İşin garip tarafı ise hep korkulan şeyin başa gelmesi… Güveninizi yerinden söküp umudu kırıp hayata küstüren ve içip yendiğiniz şeyin bile … Okumaya devam et Umut ışığı

Seven sevdiğine sevdiğini söylesin

Dünyanın çeşitli söylentiler ve benzetmeler üstüne kurulduğunu söyleyen bilimsel konular doğru mudur bilmem ama sevgi, muhabbet üzerine kurulduğuna inanırım. Sevmek, muhabbet etmek fıtratımızda var olan bize hediye edilmiş fakat kullanmayı bildiğimiz zaman bizi vezir ya da rezil edecek bir ikilem. Peygamber Efendimiz’in (ASM) “Seven sevdiğine sevdiğini söylesin” sözü manidar olduğu kadar nasıl da hayata yön veren zahiren kısa manen anlam yoğunluğu barındıran bir cümledir. Biz … Okumaya devam et Seven sevdiğine sevdiğini söylesin

Şükreden kul olmak

Kaybolmaya yüz tutmuş maneviyatımızın lime lime edildiği, zorla dikte edilmiş veya edilmeye çalışılan bir yaşam sanrısı içindeyiz. Unutuyoruz nerden geldiğimizi, nereye ait olduğumuzu ve olayın en can alıcı noktasının olduğu kısım; nereye gidecek oluşumuz.. Bu öyle basite alınacak bir konu değil azizim! Evliya ve enbiyaların bahsettikleri, ümmetleri adına endişe ettikleri istemediği ahirzamandayız. Bizim bir günde yaşadığımız, kalbimizi damla damla kirletip ve belki de imanımızı kökten … Okumaya devam et Şükreden kul olmak

Sabredenler kafilesi

Hayat iki mesele-i mühimme üzerine kuruludur. Biri kalp, biri beyindir. Biri mantık, biri de manevi yörüngedir. Ve bu iki mesele arasına sıkışmış feryad-ü figan eden sabır! Öyle hafife alınabilecek bir konu değil ki peygamberleri bile peygamber yapan önemli bir vecize, duygu timsali. Demez mi ki en yüce kitabımız “İsmail, İdris ve Zülkif’i de hatırla. Onların hepsi de sabredenlerdendi.” Ki devamında Üstad Bediüzzaman getirmez mi bunu … Okumaya devam et Sabredenler kafilesi