“Ben de insanım”

Latest posts by Fatih Çınar (see all)

Duyduklarını düşünüyordu. Bunları hak edecek ne yapmıştı. Karşılığını bir an önce vermeliydi. Düşündükçe hissiyatı alevleniyor, yerinde duramıyordu. Şimdiye kadar susmuş da ne olmuştu? Sineye çekmişti uğradığı haksızlıkları. Sabretmişti ama sabrın da bir sınırı olduğunu duyuyordu bir yerlerden. Artık o da kötülüğün kazandığını düşünüyordu bu dünyada. İyilere yer yoktu artık. İyi de kalmamıştı zaten. İyi atlara binip gitmişlerdi. Bu duygu ve düşüncelerinin esiri olarak dikilmişti muhatabının … Okumaya devam et “Ben de insanım”

Risale-i Nur’un mana dünyasına ”olduğu gibi” girebilmek-3: Mü’min ve fenalık

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Nefis “ahmak”tır. Tersinden söylersek eğer; nefsin “muhakeme” kabiliyeti bulunmamaktadır. Basamaklarla uğraşmaz, “anlık” göz karartmalarla iş gördürür. Dizginleri nefsin ele aldığı anlarda aklî melekeler öylesine devre dışı kalmaktadır ki “Şöyle yaparsam böyle neticesi olur” gibi en ufak bir akıl yürütme ameliyesinden dahi mahrum bırakır insanoğlunu. Nefsin hâli bu iken, “muhakeme” insanın (âdemin) olmazsa olmazıdır. Âdemin vazifesi “talim-i esma”dır. Tâlim ise muhakemesiz olmaz. Bana bunları düşündüren geçtiğimiz günlerde … Okumaya devam et Risale-i Nur’un mana dünyasına ”olduğu gibi” girebilmek-3: Mü’min ve fenalık

Hasbihalim…

İsmail Kartal

Latest posts by İsmail Kartal (see all)

Vakit gecenin ortası… Bir kavle göre ömrümün de tam ortası. Mevsimlerden kış, devirlerden ahirin ahiri. Geceden sonraki sabah kadar, kıştan sonraki bahar da kat’i. Meçhul dakikalardan ibaret ömrümün nihayetinde haşr-i nehari de kat’i. Marifet güneşim gaflet zulmetiyle kaplanmış, gençlik yazım ihtiyarlık kışına doğru koşuyor. Zaman akıp giderken bad-i heva, ben hâlâ hazır değilim ukbaya… Biliyorum desem de sekeratı ve öteleri, cehl-i mürekkepten öte değil bu … Okumaya devam et Hasbihalim…

Şura ve meşveret ayetleri

Mustafa Said İşeri

okur, düşünür, yazar, sever, gezer, arar...
okur lakin beddua ve lanet değil,
düşünür lakin bencilcesini değil hikmetlicesini,
yazar lakin yazarlık taslamaz,
sever lakin nur saçanı ve elemsiz lezzet vereni,
gezer lakin aylak aylak değil seyr ve fikr merakına,
arar lakin ebediyet mührü olanı ve beka bulanı,
cehalet çöllerinde hakikat ab-ı hayatına susamış bir yolcu gibi...
http://www.hakikatarayisi.com
Mustafa Said İşeri

Latest posts by Mustafa Said İşeri (see all)

Risale-i Nur’un meslek ve meşrebinin en önemli esaslarından biri de meşveret ve şuradır. Çünkü meşveret ve şura, Kur’an’ın ehemmiyetli bir emridir. Bu ehemmiyetin bir neticesidir ki Ebu Hureyre radıyallahu anh “Ben Resulullah’dan daha fazla arkadaşları ile istişare eden hiçbir kimse görmedim.” tanıklığını dile getirmiştir. Hakiki manada bir hürriyet, ihlas ve tesanüd ancak meşveret ve şura ile mümkündür. Bediüzzaman Said Nursi, şura ve meşveretin ihlas ve … Okumaya devam et Şura ve meşveret ayetleri