Harika insanlar!

Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. Elli insan Türk oldukları (Müslüman) için şehit edildi. İçlerindeki kini hem görsel hem de yazılı olarak da kustular ve gururla yakalandılar. Olayda Hristiyan teröristlerin kaçacak, kıvıracak en ufak bir durumları yoktu ve bu sebeple durum farklı şekilde toparlandı. Günlerdir şehit olan insanların niçin şehit oldukları konuşulacağı yerde Yeni Zelanda halkının aslında ne kadar mükemmel olduklarıyla ilgili konuşmalar, haberler dinlemekteyiz. … Okumaya devam et Harika insanlar!

Müslümanca düşünebilmek

Dünya kıyamete hızla ilerlerken fert olarak, toplum olarak, ülke olarak imtihan edilmekte ve sınanmaktayız. “İmtihan edilmeden öleceğimizi düşünmüyorduk herhalde…” Allah (cc) imtihan ederken, ceza verirken, musibet gönderirken belli kanunlara göre yaratmakta, yaşatmaktadır. Duygu ve aklımızla bağlandığımız her bir meta bizi Allah’a ulaştırabilir veya uzaklaştırabilir. Bu sebeple sahip olduğumuz, sevdiğimiz, alıştığımız ne var ise kaybetmeden onun ile Allah’a yaklaşmanın yolunu bulmalıyız, Musa (as) misali öküzü boğazlamalıyız. … Okumaya devam et Müslümanca düşünebilmek

Oryantalizmin Zehirli Tohumları: Tarihselcilik ve Mealcilik

İnsaniyet-i kübra olan İslamiyet’in mâ ve ziyası Kur’an-ı Hakîm nazil olduğu günden itibaren, Güneş misali âlemi aydınlatırken, hakikat ve hikmetten bihaber, diş gösterip ateş kusan ehl-i küfürle mücadele etmeye başladı. Her dönemde değişik formlara giren ehl-i küfrün saldırısı, geçmiş tecrübeleriyle birlikte günümüzde yeni bir alan açmaya çalışmaktadır. Allah tarafından kulu ve resulü Hz. Muhammed’e (asm) indirilen Kur’an’a ilk olarak bir “beşer sözü” dendi. Çöl ortasında … Okumaya devam et Oryantalizmin Zehirli Tohumları: Tarihselcilik ve Mealcilik

Şefaat haktır

Kur’an’ın Kur’an ile tefsir edilmesi gerektiğinin en açık örneklerinden biri de şefaat konusudur. Bazı kimseler Kur’an’dan ayetler gösterip şefaat yoktur derken, ulemadan bazıları da Kur’an ayetleriyle şefaatin hak olduğunu tefsirlerinde izah etmişlerdir. Kur’an ayetlerinin zahiren birbiriyle karşıt manaları görünse de, mesele aslında ayetlerin münferid olarak yorumlanmalarından kaynaklanmaktadır. Bu da bize Kur’an ayetlerinin yorumlanırken nasih, mensuh, siyak ve sibakının hatta esbab-ı nüzulünün bilinmesi ve hep birlikte … Okumaya devam et Şefaat haktır

Hicr halkından nasıl ibret alalım?

Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır. O şehrin kalıntıları hâlâ mevcut olan bir yol üstünde duruyor.[1]           Hikmetle dolu yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim ibretlik kıssalarla doludur. Peygamber kıssaları ve peygamberlerin uyardığı kavimler, kavimlerin helak oluşları ve helak oluş şekilleri de bizlere ayrı ayrı ders vermektedir. Kur’an surelerini okurken arka arkaya sıralanan peygamber kıssalarında kavimlerin, azabı nasıl hak ettikleri ve nasıl helak oldukları nazara verilir … Okumaya devam et Hicr halkından nasıl ibret alalım?

Kur’an mahlûk mudur, değil midir?

Yüzlerce yıldır devam edegelen bir itikat sorusudur bu. Hemen cevabını verip mevzuya girelim. Kur’an mahlûk değildir. Kur’an-ı Kerim sonradan yaratılmamıştır, ezeli ve ebedidir. Kişi lisanıyla beyan edince beyan esnasındaki ses mahlûk olur ama Kur’an mana itibarıyla mahlûk değildir. Allah‘ın kelamıdır, öncesi ve sonrası yoktur. Yaratılan mahlûkatın öncesinde de vardı sonrasında da var olacaktır. Mushaf’a yazıldığında yazı, mürekkebiyle şekliyle mahlûktur ama Kur’an manasıyla, kelamıyla mahlûk değildir. … Okumaya devam et Kur’an mahlûk mudur, değil midir?