Harika insanlar!

Yeni Zelanda’da olan durum herkesin malumu. Elli insan Türk oldukları (Müslüman) için şehit edildi. İçlerindeki kini hem görsel hem de yazılı olarak da kustular ve gururla yakalandılar. Olayda Hristiyan teröristlerin kaçacak, kıvıracak en ufak bir durumları yoktu ve bu sebeple durum farklı şekilde toparlandı. Günlerdir şehit olan insanların niçin şehit oldukları konuşulacağı yerde Yeni Zelanda halkının aslında ne kadar mükemmel olduklarıyla ilgili konuşmalar, haberler dinlemekteyiz. … Okumaya devam et Harika insanlar!

İzzet ve teslimiyet

Derler ki: Eğer Medine’ye döner gider isek elbette aziz olanlar, zelil olanları oradan çıkaracaklardır. Halbuki izzet Allah’a mahsustur ve peygamberi ile mü’minlere mahsustur. Fakat o münafıklar bilmezler. Münafikun, 63/8. Müslümanlar olarak teslimiyetimizi kaybettiğimizde izzetimizi mumla arar olduk. Nitekim tefekkür edildiğinde iki mefhum arasında kopmaz bir bağ olduğu görülür. 1400 yıllık İslam tarihine baktığımızda -son iki, üç asır hariç- Batı’nın bizim dinimize, şeriatımıza getirdiği eleştirilere karşı … Okumaya devam et İzzet ve teslimiyet

Yetersiz kişilikler

Eric Hoffer, nefretin sosyolojik olarak kitle hareketlerinde birleştirici rol oynadığını vurguladıktan sonra, nefretin kaynağına inmeye çalışır ve şöyle bir tespit yapar: Bunlar bizim kendi özümüzdeki yetersizliği, değersizliği, suçluluğu diğer eksiklikleri bastırma gayretimizin bir ifadesidir. İnsanlar, neden özünde hissettiği eksikliği bastırmak için; kendisinden daha dindar, daha başarılı, daha zeki, daha zengin veya daha mutlu olana hased eder? Çünkü o insanı her gördüğünde kendi eksiklikleriyle yüzleşmek zorunda … Okumaya devam et Yetersiz kişilikler

Batı ve hakikat: Dava adamlarının aynasında bir samimiyet testi

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Latest posts by Abdülhamid Karagiyim (see all)

“Modern Dünyanın Kurtuluşu Kimde?” başlıklı yazımızda Batı felsefesinin insanları kendi iç aleminde nasıl bir çoraklaşmaya mahkum ettiğinden bahsetmiştik. Madde aleminde büyük bir terakkiyat, fakat buna bedel mana alemlerinde feci bir tedenniyat yaşayan Batının intiharlar, depresyon hapları, yalnızlık hissiyatlarıyla çalkalanan modern çağın insanı için hakiki bir çözüm üretemeyeceği yazının temel konusuydu. Yazıya ilham olan eser Aklı Karışıklar İçin Kılavuz’un bir başka bölümü var ki bu bölüme … Okumaya devam et Batı ve hakikat: Dava adamlarının aynasında bir samimiyet testi

Anadolu’ya açılmak

Mehmet Kaplan

Süleyman Demirel Üniversitesi / Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü - Din Sosyolojisi
Mehmet Kaplan

Latest posts by Mehmet Kaplan (see all)

Mekânın, insanın düşünce yapısına ve karakterine etkisi muhakkaktır. Düşünce tarihi boyunca Aristo’dan İbn-i Haldun’a, Montesquieu’den Le Play’e kadar birçok düşünür mekânın tesiri üzerinde çalışmalarda ve tespitlerde bulunmuştur. “Coğrafyacı ekol” olarak bilinen yaklaşım, mekânın, sosyal yaşantı, kültür ve insan davranışları üzerindeki etkisine yoğunlaşmışlardır. İklimin, bitki örtüsünün, yeryüzü şekillerinin, topoğrafyanın uygarlık ve insan toplulukları üzerinde ki etkileriyle ilgilenmişlerdir. Bediüzzaman hazretleri de “İnsanların sıfatlarında, tabiatlarında, ahvâlinde zaman ve … Okumaya devam et Anadolu’ya açılmak

Fikrimiz ne durumda?

Mehmet Kaplan

Süleyman Demirel Üniversitesi / Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü - Din Sosyolojisi
Mehmet Kaplan

Latest posts by Mehmet Kaplan (see all)

İnsan fıtratı gereği sosyal bir varlık olması sebebi ile bir gruba ve topluluğa ait olmak en temel ihtiyaçlarından birisidir. Klasik sosyoloji kuramlarına göre de; insanın kendine ait olarak görmüş olduğu en ferdi gözüken “olgu” bile aslında o ferdin kendine ait değildir. Ait olduğu grubun ve topluluğun değerlerinden ve kültürlerinden kaynaklanmaktadır. Bu durum sosyolojide “Ne ki? Kişiseldir; O, kişisel değildir” şeklinde ifade edilir. İslam’ın fıtrat dini … Okumaya devam et Fikrimiz ne durumda?