“Risale-i Nur’dan başka kitap okunmaz mı?” meselesinde iki gelenek ve bir örnek

Abdülhamid Karagiyim

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

Hakikat karşısında iki farklı duruş Risale-i Nur’un insana kazandırdığı bana göre en önemli hususiyetlerden birisi hakikatin tek olmakla birlikte çok yönlü olduğu ve kuşatılamayacağı gerçeğini kavratmasıdır. Öyle ki hakikati bulma çabasında bulunan herkesin doğrusunun aslında “kendince” bir doğru olduğunu yani hakikat deryasından o şahsın kabına kabiliyeti miktarınca damlayanlar olduğunu anlarsınız. Çoğu zaman ve çoğu mekanda göz ardı edilen bu husus insan için öylesine kritik ve … Okumaya devam et “Risale-i Nur’dan başka kitap okunmaz mı?” meselesinde iki gelenek ve bir örnek

Risale-i Nur’un mânâ dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-5: Anlamadan okusak olur mu?

Abdülhamid Karagiyim

Abdülhamid Karagiyim

vukufiyet'ten niyetimiz şu duanın kapsama alanına girmektir:
Şu risale bir meclis-i nuranîdir ki, Kur’ân’ın şu münevver, mübarek şakirtleri, içinde birbiriyle mânen müzakere ve müdavele-i efkâr ediyorlar. Ve yüksek bir medrese salonudur ki, Kur’ân’ın şakirtleri onda her biri aldığı dersi arkadaşlarına söylüyor.
Abdülhamid Karagiyim

İki yıl kadar önceydi. Kardeşimin “Abi şu mesaja bir bak!” diyerek gönderdiği mesajı okuyordum. Dediğine göre bu mesaj o sırada çok sayıda Nurcu tarafından da cepten cebe aktarılarak hayranlıkla okunuyor ve okutuluyordu. Kelimesi kelimesine hatırlamasam da içeriğini hiç unutmamıştım. Unutamazdım da… Zira öyle unutulacak cinsten bir mesele değildi. Hatırımda kaldığına göre bir abimiz trafik kazası geçiriyor ve günlerce komada kalıyor. Günler sonra uyanmak nasip oluyor … Okumaya devam et Risale-i Nur’un mânâ dünyasına “olduğu gibi” girebilmek-5: Anlamadan okusak olur mu?

Okumak, ama neyi?

İnsanı mı okumalı, kâinatın içinde bir nokta bile olamayan, ama mükemmelliğiyle hayran bırakan? Yoksa ölümü mü okumalı insan? Tüm kitaplar TEK bir kitabı anlamak için okunur diyordu bir yerde. Okuyoruz her birimiz, bunca yıldır okuyor âlimler, ama neyi? İnsan olmak ölümcül bir hastalığa yakalanmak gibi tıpkı… Doğumla birlikte başlıyor hastalık… Aynı zamanda bizi biz yapan şey bu hastalık, yani insan olma hastalığı… Okumak mıydı çaresi … Okumaya devam et Okumak, ama neyi?

Asıl tahrifatı yapan kim?

Latest posts by Tevfik Ertem (see all)

İslâm dininin tahrifatı meselesi Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâmın vefatından beri hep tartışılagelen bir sorundur. Birçokları, yıllardır tahrifatla suçlanır. Bu suçlamalar hâlâ da devam eder. Zaman değiştikçe, asır başkalaştıkça tahrifat yapan yeni hedefler belirlenir. Hatta dün suçlananın, bugün savunulduğu bile olur ya da tam tersi. Biz, aklı karışanlar da kime inanacağımızı bilemeyiz. Çünkü yeteri kadar ne Kur’an bilgimiz vardır, ne de sünnet. Ömer bin Abdülaziz bilgisizliğimizle … Okumaya devam et Asıl tahrifatı yapan kim?

Risale-i Nurların haricinde kitap okunur mu?

İsmail Kartal
İsmail Kartal

Latest posts by İsmail Kartal (see all)

Aslında bu konu çok uzun zamandır beri tartışıla gelmiş. Hatta Bediüzzaman Said Nursi Kastamonu Lahikası’nda (s. 52) bu meseleye dair, “Risale-i Nur talebelerinin hasları olan sahip ve vârisleri ve haslarının hasları olan erkân ve esasları olan kardeşlerime bugünlerde vuku bulan bir hadise münasebetiyle beyan ediyorum ki, Risaletü’n-Nur hakaik-i İslamiyeye dair ihtiyaçlara kâfi geliyor, başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor. Kat’î ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki, imanı kurtarmak ve … Okumaya devam et Risale-i Nurların haricinde kitap okunur mu?